23 Mayıs 2022, Pazartesi
Haber Giriş: 29.01.2021 08:00 | Son Güncelleme: 16.02.2022 15:14

Geçmişte ağır grip geçiren Covid’i daha hafif atlatıyor

Geçmişte ağır grip geçiren Covid’i daha hafif atlatıyor
Editör Editör

Bilim dergilerinin kapaklarını son aylarda sürekli olarak korona haberleri kaplıyor. Üç saygın bilim dergisinin son sayılarından, Covid’le ilgili son araştırma sonuçlarını derledik

Science News

Neden bazı insanlar hiç hasta olduğunu bile hissetmeden hastalığı hafif atlatıyor?  Bazı kişiler virüsü kaptıklarını bile bilmeden hastalığı atlatırken bazıları çok ağır semptomlar gösteriyor, solunum cihazına bile bağlanacak duruma geliyor. Aynı virüsün insanları nasıl bu kadar farklı etkilediği konusu çok zengin bir araştırma alanı.  Bir teori şu: Eğer geçmişte çok sık ve ağır grip geçirdiyseniz koronavirüsü hafif atlatma şansı diğer insanlara göre daha yüksek.  Çünkü yıllar önce atlattığınız soğuk algınlıklarının bir kısmı dünyada yaygın olarak görülen ancak bu seferki kadar tehlikeli olmayan geçmiş koronavirüslerden kaynaklanmış olabilir. Bu durumun koronavirüslere karşı sık grip olanlarda bağışıklık oluşturduğuna inanılıyor.  Covid-19 şu an dünyada görülen tek koronavirüs değil. 4 farklı koronavirüs türü halen birçok soğuk algınlığı ve gribal hastalıklara yol açmaya devam ediyor. Herkes aşıyı konuşuyor peki tedavide bir gelişme yok mu? Hastalığın tedavisinde kullanılan ilaçlar aylar içinde çok değişti. Sıtma ilaçları gibi birçok umut vaad eden ilacın sonradan hiç işe yaramadığı anlaşıldı. Antibiyotik, Remdesivir, Steroid, Dexamethasone şimdilik hastaların tedavisinde dünya genelinde çok yaygın kullanılan ilaçlar. Ancak bunların da tam tedavi için işe yaradığını söylemek zor. Remdesivir’in hastane sürelerini 5 gün kısalttığına yönelik bir araştırma var. Ancak Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre bu ilacın kullanımı ölüm riskini ya da solunum cihazına bağlanma olasılığını düşürmüyor. Almanya’da Fromycon isimli biyoteknoloji şirketi, virüsün hücrelere giriş yollarını kapatan bir ilaç geliştirdiğini duyurdu. Ancak halen onay bekliyor.  Ek bilgi: Kanada’da yapılan son araştırma gut ve Behçet hastalığı tedavisinde kullanılan “Colchicine” adlı ilacın Covid-19 hastalarında hastaneye kaldırılma riskini yüzde 25 azalttığını, solunum cihazına bağlanma riskini yüzde 50, ölümlerin yüzde 44 azalttığını ortaya koydu. Virüs tamamen ortadan kalkacak mı?  Hayır. Pandemi bittiğinde bile virüsü bir süre daha aramızda dolaşacak. Soğuk algınlığına sebep olan bazı koronavirüsler için bağışıklık süresi 40 hafta.  Covid-19’a karşı bağışıklık süremizin ne kadar uzun olacağı ise aşıların sağlayacağı korumaya göre değişecek. Aşılar 6 ay ile 1 yıl koruma sağlarsa gelecek yıl virüsün yeniden yayılma olasılığı var. Bu durumda her yıl korona aşısı olmak bile gerekebilir. Aşılar kalıcı koruma sağlayabilir. Ancak bilim insanları koronavirüsler için bunun çok mümkün olmadığını söylüyor.

Discover

Covid en çok hangi yöntemle bulaşıyor? Son araştırmalara göre bulaşmaların yüzde 63’ü virüsü kapan ancak henüz semptom göstermeyen kişilerin başkalarına bulaştırmasından kaynaklanıyor. Buna karşılık sadece yüzde 3.5’lik kısım asemptomatik yani belirti göstermeden hastalığı geçiren kişilerden. Covid doğa dostu bir hastalık mı? Hep salgının kötü taraflarını konuşuyoruz ama koronavirüs aslında ‘doğa dostu’ bir hastalık oldu. Kısıtlamalar ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle dünyada hareketlilik büyük oranda azalmış durumda. Bu da doğaya olumlu etki ediyor. Venedik’te kanallar hiç olmadıkları kadar temiz, hatta uzun yıllar sonra ilk kez yunusların uğrak yeri haline geldiler. Üretimin azalması nedeniyle küresel karbon salınımında yüzde 17’lik azalma yaşandı. Bu da şehirlerin hava kalitesinin artmasını sağladı. Hatta San Francisco’da yapılan bir araştırma trafik gürültüsünün azalması nedeniyle kuşların ötüşünde bile değişim yaşandığını ortaya çıkardı. Kuşlar, daha yumuşak ve alçak tonlardan şakıyor. 

New Scientist

İnsanlar neden aşı olmak istemiyor? Aşı konusundaki söylentilerin nasıl yayıldığına yönelik Stuck isimli kitabın yazarı olan ve Londra’da ‘Aşı Güven Projesi’ Kurucusu Heidi Larson, New Scienstist’e konuştu.  Dünyada aşı karşıtlığı oranı yüzde kaç? ABD ve İngiltere’de yüzde 5 olan aşı karşıtlığı şu sıralar yüzde 15’e kadar çıktı. Şu anda aşılar ve salgın konusunda korkunç bir dezenformasyon süreci yaşıyoruz. Düşük gelir grubu ve eğitim seviyesinde aşıyı reddediş fazla. Sadece aşıyı geliştirmek yetmiyor, insanları aşı olmaya ikna etmek için de çaba harcamak gerek. Oysa aşıyı en çok reddeden yoksul kesimler, hastalığa karşı en korumasız olanlar. İnsanlar hangi gerekçelerde aşıyı reddediyor? En önemli gerekçe güven. Bir başkası ise “çok yeni” olması. Oysa şimdiye dek yapılan testlerde ciddi bir yan etki görülmedi.  Onaylanan aşılar milyonlarca kişiye uygulandı. Çok nadir olarak bazı yaş gruplarında, ırklarda farklı etkiler görülebilir. Ancak bu tüm aşılarda görülebilecek bir süreç. m-Rna gibi aşı geliştirme sürecini çok hızlandıran yeni teknolojiler var. Ama bu o aşıların güvensiz olduğu anlamına gelmiyor.  Bilgi kirliliği nasıl etkiliyor? İngiltere’de, “Güvenli ve etkili bir aşıyı olur musunuz?” sorusuna yüzde 54 ‘evet’ dedi. Daha sonra bu kişilere kafalarını karıştıracak bazı yazılar okutulduğunda 6.4 puanlık bir düşüş yaşandı. Bu çok kritik bir eşik çünkü sürü bağışıklığı için nüfusun en az yüzde 60’ının aşılanması gerek. Yüzde 60’tan ne kadar uzaklaşırsak salgını bitirme şansımız da o kadar azalıyor.  

Çocuklar da aşı olacak mı? 

Dünyada onay verilen aşıların hiçbiri henüz çocuklarda denenmedi. Bu nedenle hiçbir ülke aşılama kapsamına çocukları almadı. Ancak salgının yayılmasında okullardan ve arkadaşlarından virüsü taşıyan çocukların büyük rol oynadığı biliniyor. Bu nedenle çocukların da kendi yaş gruplarında yapılacak testlerin ardından aşılanması planlanıyor. Pfizer ve Moderna aşıları için 12-18 yaş grubunda testler başladı. Başarılı olursa çok daha küçük yaşlardaki çocuklarda da testler yapılacak. Ancak gönüllü bulmak konusunda sıkıntı yaşanıyor. Moderna, yetişkin testleri için 3000 gönüllü hedeflerken sadece 800 gönüllü bulabilmişti. Şimdi 1-11 yaş arası çocuklar için test yapmak isteniyor ancak aileler çocuklarını bu aşıların testleri için gönüllü yapmakta gönülsüz.  Ayrıca çocuklar üzerindeki testler tamamlandığında bile yetişkinlerdeki acil onay prosedürünün çocuklar için uygulanmayacağı kesin. Aşının güvenliği için uzun süreli test sonuçları incelenip onayın ancak önümüzdeki yıl çıkabileceği belirtiliyor.