Hollanda'nın Maastricht kentinde yer alan bir kilisenin altında bulunan iskeletin, ünlü Fransız silahşör Charles de Batz de Castelmore d'Artagnan'a ait olabileceği düşünülüyor.
Geçen ay Şubat ayında St Peter and Paul Kilisesi'nin zeminindeki fayansların bir kısmının çökmesi üzerine yapılan çalışmalarda, işçiler fayansların altında insan kalıntıları içeren bir mezar keşfetti. Bunun ardından iskeletin kimliğinin DNA testleriyle belirlenmesi için çalışmalar başlatıldı.
Reuters'a konuşan arkeolog Wim Dijkman, "Bu gerçekten üst düzey bir soruşturmaya dönüştü. Burada, Maastricht yakınlarında öldürülen ünlü silahşör olup olmadığını kesin olarak belirlemek istiyoruz" dedi.
Kilise, daha önce de 17. yüzyılın ünlü silahşörünün mezar yeri olarak gösteriliyordu. Çene kemiğinden elde edilen DNA ise şimdi torunlarının DNA’sıyla karşılaştırılıyor.
Charles de Batz de Castelmore d'Artagnan’ın kurgusal bir versiyonu, Alexandre Dumas’nın 1844 tarihli The Three Musketeers (Üç Silahşörler) romanının başkahramanıydı. Karakter, romanda ateşli, gözü kara bir genç olarak dördüncü silahşör haline geliyordu. Ancak d’Artagnan, gerçekte de yaşamış tarihsel bir figürdü.
Maastricht kuşatmasında hayatını kaybetmişti
Kurgusal versiyonunda olduğu gibi Charles de Batz de Castelmore d'Artagnan, Fransız “Güneş Kralı” Louis XIV’e hizmet etti ve sonunda silahşörlerin kaptan-teğmeni oldu. 25 Haziran 1673’te Fransa-Hollanda savaşı sırasında, Fransızların Maastricht kuşatması esnasında boğazına isabet eden bir tüfek kurşunuyla hayatını kaybetti.
Kilise, Fransız ordusunun kamp kurduğu yerin yakınında bulunuyor. d’Artagnan bir kahraman olarak anılsa da, yaz sıcağında naaşının Paris’e taşınmasının zor olacağı düşünülüyor.
Papaz yardımcısı Jos Valke, mezarda 1660 yılına tarihlenen bir madeni para ve bir kurşun parçası gibi ek ipuçları bulunduğunu söyledi.
Döneme ait bir mektupta d’Artagnan’ın kutsanmış bir toprağa gömüldüğü yazıyordu.
“Eh, bir sunağın altından daha kutsal bir yer zor bulunur,” diyen Valke, şöyle devam etti: “Tüm bunları bir araya getirdiğinizde bize makul görünüyor. Ama elbette henüz hiçbir şey kesin değil.”
Kaynak: Gazete Oksijen