Kripto para dünyasında hırsızlığın yarattığı acı, klasik finansal dolandırıcılıklardan farklı bir boyut taşıyor. Blokzincir teknolojisi sayesinde tüm işlemler kamuya açık şekilde izlenebiliyor. Ancak bu şeffaflık, çalınan paranın geri alınmasını neredeyse imkânsız kılıyor. Mağdurlar, paralarının başka cüzdanlara aktarılışını aylarca izlemekle yetiniyor.
İngiltere’de yaşayan Helen ve eşi Richard bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Yedi yıl boyunca biriktirdikleri Cardano coin’leri, 2024 Şubat’ında siber korsanlar tarafından dakikalar içinde boşaltıldı.
Bilgilerinin saklandığı bulut hesabına giren saldırganlar, küçük bir deneme transferinin ardından tüm varlıkları kendi cüzdanlarına aktardı. Çalınan miktar yaklaşık 315 bin dolardı. Helen ve Richard, paranın blokzincir üzerinde hareket ettiğini görmelerine rağmen, failleri tespit edemedi.
2025'te toplam kripto hırsızlığı 3,4 milyar doları aştı
Küresel ölçekte tablo daha da çarpıcı. 2024 itibarıyla dünya genelinde yaklaşık 560 milyon kişinin kripto varlıklara sahip olduğu tahmin ediliyor. Birleşik Krallık’ta bu oran yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 12’sine denk geliyor. Sahiplik arttıkça suç da büyüdü. Blokzincir analiz firması Chainalysis’e göre 2025’te toplam kripto hırsızlığı 3,4 milyar doları aştı. Bunun yaklaşık 713 milyon dolarlık bölümü bireysel yatırımcılardan çalındı.
Büyük çaplı saldırıların önemli bir kısmı kripto şirketlerini hedef alıyor ve bu kayıplar çoğu zaman şirketler tarafından karşılanıyor. Ancak son yıllarda bireysel yatırımcılar giderek daha fazla hedef haline geldi. Chainalysis, bireylere yönelik saldırı sayısının 2022’de 40 bin iken 2024’te 80 bine yükseldiğini belirtiyor. Üstelik bu rakamların eksik olduğu, birçok mağdurun durumu yetkililere bildirmediği ifade ediliyor.
Kripto piyasasının en kırılgan yönlerinden biri de düzenleme eksikliği. Birleşik Krallık’ta Finansal Davranış Otoritesi (FCA), kriptonun yüksek riskli ve büyük ölçüde korumasız bir alan olduğunu açıkça vurguluyor. Bankacılık sisteminde olduğu gibi tazminat mekanizmaları ya da ombudsman yolları kripto dünyasında neredeyse yok. Varlıklar bireysel cüzdanlardan çalındığında, başvurulacak bir kurum da kalmıyor.
Fiziksel saldırılar artışta
Suç yöntemleri ise yalnızca dijital saldırılarla sınırlı değil. Son dönemde “wrench attack” olarak adlandırılan fiziksel saldırılar da artışta. İspanya, Fransa, ABD ve Birleşik Krallık’ta kripto sahiplerinin kaçırıldığı, silahla tehdit edildiği ya da evlerinin basıldığı vakalar kayda geçti. Fransa’da bir kripto güvenlik şirketinin kurucu ortağı eşiyle birlikte kaçırıldı; fidye sürecinde parmağı kesildi. İngiltere’de ise Oxford–Londra arasında seyir halindeki bir araç durdurularak, yolculardan birine 1,5 milyon sterlinlik kripto transferi yaptırıldı.
Uzmanlara göre bu suç dalgasını besleyen temel unsurlardan biri de büyük veri ihlalleri. Lüks markaların müşteri verilerinin sızdırıldığı saldırılar, suçlulara “kripto zenginlerini” tespit etme imkânı sunuyor. BBC’ye konuşan bir siber suçlu, çalıntı veritabanlarını satın alarak yüksek harcama yapan kişileri hedeflediğini ve bu yöntemle milyonlarca dolarlık kripto elde ettiğini iddia etti.
Kripto dünyasının savunduğu “self-custody”, yani “kendi bankan olma” fikri de bu noktada tartışma yaratıyor. Kullanıcılar, aracı kurumlara bağımlı olmadan varlıklarını kontrol edebiliyor. Ancak bu özgürlük, tüm sorumluluğun da kullanıcıya ait olması anlamına geliyor. Güvenlik açığı, ihmal ya da fiziksel tehdit durumunda telafi mekanizması bulunmuyor.
Helen ve Richard için bu durum yalnızca finansal değil, aynı zamanda duygusal bir yıkım anlamına geliyor. Kaybettikleri paranın önemli bir bölümü, Richard’ın annesinden kalan mirastı. Çift, müzik aletlerini ve arabalarını satmak zorunda kaldı; bir süre evsiz kaldıklarını söylüyor. Buna rağmen kriptodan tamamen vazgeçmiş değiller. Paralarını geri alabilirlerse ya da yeniden birikim yapabilirlerse, yeniden yatırım yapmayı planlıyorlar.
Kripto paralar ana akım finansın bir parçası haline geldikçe, suçun biçimi de dönüşüyor. Dijital varlıklar artık yalnızca ekran başında değil, sokakta da hedef haline geliyor. Uzmanlara göre bu tablo, kriptonun vaat ettiği özgürlük ile güvenlik arasındaki gerilimin daha uzun süre gündemde kalacağını gösteriyor.
Kaynak: Gazete Oksijen