12 Ocak 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 12.01.2026 10:41 | Son Güncelleme: 12.01.2026 14:15

ABD'nin ICE isyanı: Binden fazla gösteri düzenlendi, ICE ajanları halkla karşı karşıya geldi

Minneapolis’te bir ICE ajanının Renee Nicole Good’u öldürmesinin ardından ABD genelinde yüzlerce kentte protestolar düzenlendi. Olay, Trump yönetiminin sert göç politikalarıyla federal–yerel yönetimler arasındaki gerilimi derinleştirirken, ICE’nin yetkileri ve denetimi yeniden tartışma konusu oldu
Federal bir göçmenlik ajanının Minneapolis’te bir kadını öldürmesinin ardından harekete geçen yaklaşık 2 bin protestocu, Central Park yakınlarında toplanarak Manhattan boyunca yürüyüş yaptı. (Fotoğraf: Dave Sanders / The New York Times)
Federal bir göçmenlik ajanının Minneapolis’te bir kadını öldürmesinin ardından harekete geçen yaklaşık 2 bin protestocu, Central Park yakınlarında toplanarak Manhattan boyunca yürüyüş yaptı. (Fotoğraf: Dave Sanders / The New York Times)
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD’de Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi’ne (ICE) yönelik öfke, Minneapolis’te bir ICE ajanının 37 yaşındaki Renee Nicole Good’u öldürmesinin ardından ülke geneline yayılan protestolarla yeni bir eşiğe ulaştı.

Hafta sonu boyunca onlarca eyalette yüzlerce kentte düzenlenen gösteriler, Trump yönetiminin sert göç politikalarına karşı en geniş çaplı toplumsal mobilizasyonlardan biri olarak kayda geçti.

Minneapolis merkezli olay, yalnızca bir güvenlik tartışmasını değil, federal göç uygulamalarının kent yaşamı üzerindeki etkisini ve Washington ile Demokrat yönetimlerin başını çektiği yerel yönetimler arasındaki derin çatlağı da görünür kıldı. ICE karşıtı eylemler, bir yandan adalet ve hesap verebilirlik talebi etrafında şekillenirken, diğer yandan federal hükümetin yetki alanı, şiddet kullanımı ve denetim mekanizmaları üzerinden sert bir siyasi cepheleşmeye dönüştü.

Kitlesel protestoların yanısıra, gündelik yaşamlarında ICE polisi tarafından kimlik kontrolüne zorlanan ABD'iler de tepkilerini gösteriyor. Sosyal medyada çok konuşulan videolardan birinde ABD'de bir papaz, arama yapmak üzere yönettiği kiliseye giren ICE polisini kilisesinden kovuyor. 

Minneapolis’ten ülke geneline yayılan öfke

Gösterilerin kalbi Minneapolis oldu. Binlerce kişi, Renee Good’un öldürüldüğü bölgeye yakın noktalarda ve federal binalar önünde toplandı. Protestolar, 2020’de George Floyd’un öldürülmesinin ardından kitlesel eylemlere sahne olan Powderhorn Park’tan başlayarak kentin farklı mahallelerine yayıldı. Soğuk hava koşullarına rağmen katılım yüksek seyretti; kent yönetimi protestoların büyük bölümünün barışçıl geçtiğini açıkladı.

AP'nin aktardığına göre ancak aynı saatlerde federal binalar çevresinde daha gergin anlar yaşandı. ICE’nin faaliyet gösterdiği tesislerin önünde güvenlik önlemleri artırıldı, bazı gösterilerde polis ile eylemciler karşı karşıya geldi. Kentte kısa süreli gözaltılar yaşanırken, yetkililer kamu düzeninin korunmasına vurgu yaptı.

“ICE Out” sloganı altında yüzlerce eylem

Minneapolis’teki protestolarla eş zamanlı olarak ABD genelinde binden fazla eylem düzenlendi. Los Angeles, New York, Washington DC, Boston, Philadelphia ve Chicago gibi büyük kentlerin yanı sıra Ohio, Iowa, Arizona, Indiana ve Florida’da da gösteriler yapıldı. Eylemler, “ICE Out For Good” (ICE tamamen gitmeli) başlığı altında örgütlenen geniş bir sivil toplum koalisyonu tarafından koordine edildi.

Batı yakasında Los Angeles’ta federal gözaltı merkezleri çevresinde toplanan kalabalıklar, Trump yönetiminin göç politikalarını hedef alan sloganlar attı. Washington DC’de Beyaz Saray yakınında düzenlenen yürüyüşte ise ICE’nin eyalet ve yerel yönetimler üzerinde yarattığı baskı eleştirildi. Orta Batı ve Güney eyaletlerinde de yüzlerce kişinin katıldığı daha küçük ama süreklilik gösteren eylemler dikkat çekti.

Federal–yerel gerilim derinleşiyor

Politico, protestolar sürerken, Minneapolis’teki ölüm olayı Washington ile eyalet ve kent yönetimleri arasındaki gerilimi daha da tırmandırdığını aktardı. Trump yönetimi, ICE ajanının eylemini meşru müdafaa olarak savunurken, Demokrat Partili yerel ve eyalet yöneticileri federal yetkilileri aceleci ve tek taraflı bir anlatı kurmakla suçladı.

Soruşturmanın kim tarafından yürütüleceği de ayrı bir kriz başlığına dönüştü. Minnesota yetkilileri, başlangıçta eyalet kurumlarının da dahil olacağı belirtilen sürecin daha sonra yalnızca federal makamların kontrolüne bırakıldığını açıkladı. Bu durum, yerel yönetimlerde “şeffaflık” ve “güven krizi” tartışmalarını derinleştirdi.

Washington’dan sert mesajlar

Trump yönetimi ise geri adım atmayacağını net biçimde ortaya koydu. İç Güvenlik Bakanlığı, Minneapolis ve çevresine yüzlerce ek federal görevlinin sevk edileceğini duyurdu. Beyaz Saray ve üst düzey güvenlik yetkilileri, Demokrat siyasetçilerin söylemlerinin sahadaki tansiyonu artırdığını savunarak, protestoların “tehlikeli bir atmosfer” yarattığını ileri sürdü.

Cumhuriyetçi kanat büyük ölçüde bu çizgiye destek verirken, Demokrat senatörler ve belediye başkanları federal göç uygulamalarının kentlerde “kontrolsüz bir güvenlik riski” yarattığını dile getirdi. Tartışma, yalnızca Minneapolis’le sınırlı kalmadı; Portland gibi başka kentlerde yaşanan silahlı müdahaleler de sürece dahil edildi.

Yeni bir kırılma anı mı?

USA Today'e görüş bildiren uzmanlara göre Renee Good’un ölümü, Trump’ın ikinci döneminde hız kazanan sert göç politikalarına karşı biriken toplumsal tepkinin dışavurumu oldu. Protestoların yaygınlığı ve sürekliliği, ICE’nin rolü ve yetkileri konusunda uzun süredir devam eden tartışmayı yeniden ülke gündeminin merkezine taşıdı.

Eylemlerin önümüzdeki günlerde de devam etmesi beklenirken, federal hükümetin güvenlik odaklı yaklaşımı ile yerel yönetimlerin denetim ve geri çekilme çağrıları arasındaki çatışmanın kısa vadede çözülmesi zor görünüyor. Minneapolis’te başlayan kriz, ABD genelinde göç, güvenlik ve federal yetki tartışmalarını daha sert ve daha görünür bir faza taşımış durumda.

Kaynak: Gazete Oksijen