ABD Başkanı Donald Trump, ExxonMobil’in Venezuela’ya yönelik yatırım planlarına mesafeli yaklaşmasının ardından şirketi ülkede devre dışı bırakmaya “yatkın” olduğunu açıkladı. Trump, Florida’dan Washington’a dönüş yolunda Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Exxon’un yanıtını beğenmedim. Fazla kurnaz davranıyorlar” dedi.
AP'nin aktardığına göre Trump’ın açıklamaları, cuma günü Beyaz Saray’da petrol şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle yapılan toplantının ardından geldi. Toplantıda Trump, ABD’li şirketlerin Venezuela’da yapacakları olası yatırımlarda doğrudan ABD yönetimiyle muhatap olacaklarını, Karakas’la ilişki kurmak zorunda kalmayacaklarını söyleyerek güvence vermeye çalıştı. Ancak bu çaba tüm şirketleri ikna etmedi.
ExxonMobil CEO’su Darren Woods, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, Venezuela’daki mevcut hukuki ve ticari çerçevenin yatırım için uygun olmadığını savundu. Woods, “Bugün Venezuela’daki ticari yapılar ve çerçeveler dikkate alındığında, ülke yatırım yapılabilir değil” ifadelerini kullandı. ExxonMobil sözcüsü ise pazar günü yapılan yorum talebine henüz yanıt vermedi.
1999 yılında Exxon Corporation ile Mobil Corporation’ın birleşmesiyle kurulan ExxonMobil, dünyanın en büyük üç petrol ve enerji şirketinden biri olarak kabul ediliyor.
Trump, aynı gün imzaladığı ve cumartesi kamuoyuna açıklanan bir başkanlık kararnamesiyle, Venezuela petrol gelirlerinin yargı süreçlerinde el konularak kullanılmasının önüne geçilmesini amaçladı. Kararnamede, bu tür el koymaların “Venezuela’da ekonomik ve siyasi istikrarı sağlama yönündeki kritik ABD çabalarını zayıflatabileceği” belirtildi. Venezuela, geçmişte devlet varlıklarına el konulması, uzun süredir devam eden ABD yaptırımları ve on yıllara yayılan siyasi belirsizliklerle anılıyor.
Maduro’nun yakalanmasının ardından Trump yönetimi, Venezuela’nın yeniden inşasında ABD’li petrol şirketlerinin rol almasını stratejik bir öncelik olarak görüyor. Beyaz Saray, süreci büyük ölçüde ekonomik bir “yönetim” meselesi olarak çerçeveliyor. Trump daha önce Venezuelalı petrol taşıyan tankerlerin ABD tarafından ele geçirildiğini açıklamış, yaptırımlar nedeniyle satılamayan 30 ila 50 milyon varil ham petrolün satışının Washington tarafından devralınacağını ve bu satışların küresel ölçekte süresiz biçimde kontrol edileceğini söylemişti.
Trump’ın ExxonMobil’e yönelik sert çıkışı, ABD yönetiminin Venezuela politikasında enerji şirketleriyle yaşanan görüş ayrılıklarının derinleştiğine işaret ederken, Amerikan petrol devlerinin ülkedeki siyasi ve güvenlik riskleri nedeniyle temkinli tutumunu sürdürdüğünü de ortaya koyuyor.
Ne olmuştu?
Venezuela’da uzun süredir iktidarda olan Devlet Başkanı Nicolás Maduro, ABD’nin desteğini açıkça verdiği muhalefet hamleleri ve güvenlik aygıtı içindeki çözülmenin ardından gözaltına alındı. Washington, süreci “Venezuela’da demokratik geçiş için kritik bir dönüm noktası” olarak tanımlarken, Maduro’nun yakalanmasıyla birlikte ülkedeki siyasi ve ekonomik düzenin yeniden yapılandırılması gündeme geldi. ABD yönetimi, özellikle enerji sektörünü bu yeniden yapılanmanın merkezine yerleştirdi.
Maduro’nun gözaltına alınmasından kısa süre sonra Beyaz Saray, ABD’li petrol ve gaz şirketlerinin üst düzey yöneticilerini Washington’da bir araya getirdi. Toplantıda Başkan Donald Trump, şirketlere Venezuela’da yatırım yapmaları halinde “tam güvenlik” sağlanacağını savundu ve ABD’li firmaların Caracas yönetimiyle değil, doğrudan Washington’la muhatap olacağını söyledi. Amaç, yıllardır yaptırımlar, hukuki belirsizlikler ve altyapı çöküşü nedeniyle atıl durumda kalan Venezuela petrol sektörünü ABD öncülüğünde yeniden devreye sokmaktı.
Ancak toplantı, beklenen iyimser tabloyu yaratmadı. ExxonMobil CEO’su Darren Woods başta olmak üzere bazı şirket temsilcileri, Venezuela’daki mevcut hukuki ve ticari çerçevenin yatırım için hâlâ yüksek risk barındırdığını dile getirdi. Trump’ın bu açıklamalara sert tepki vermesi ve ExxonMobil’i ülkeden dışlama ihtimalini gündeme getirmesi, Maduro sonrası dönemde dahi Venezuela’nın enerji geleceğinin Washington ile büyük petrol şirketleri arasında ciddi bir gerilim alanı olmaya devam edeceğini gösterdi.
Kaynak: Gazete Oksijen