Almanya, Rusya kaynaklı olduğu değerlendirilen hibrit tehditlerin artması ve ABD istihbaratına olan bağımlılığın azaltılması amacıyla dış istihbarat servisinin yetkilerini genişletiyor. Başbakan Friedrich Merz hükümetinin kabinesi, Almanya'nın Federal İstihbarat Servisi BND'nin yetkilerini önemli ölçüde artıracak reform paketini kabul etti.
Reformun yasalaşması halinde BND çalışanları sabotaj faaliyetleri gerçekleştirebilecek, saldırı amaçlı siber operasyonlar düzenleyebilecek ve daha kapsamlı casusluk faaliyetleri yürütebilecek. Tasarının parlamentonun her iki kanadından da geçmesi gerekiyor. Hükümet, düzenlemenin 2027'de yürürlüğe girmesini hedefliyor.
Almanya'nın istihbarat politikasında tarihi değişiklik
Almanya'nın istihbarat servislerine ilişkin mevcut sınırlamalar, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi dönemindeki istihbarat aygıtının kötüye kullanımının tekrarını önlemek amacıyla oluşturuldu.
1956'da kurulan BND, diğer ülkelerin istihbarat servislerine kıyasla daha sıkı yasal kısıtlamalar altında faaliyet gösterdi. Bu durum, Almanya'nın özellikle gelişmiş istihbarat toplama ve operasyonel kapasite açısından ABD gibi müttefiklerine daha fazla bağımlı hale gelmesine yol açtı.
Merz hükümeti ise Rusya'dan gelen tehditlerin niteliğinin değiştiğini ve mevcut yasal çerçevenin bu tehditlere karşı yeterli olmadığını savunuyor.
Başbakanlıkta BND reformundan sorumlu Nina Warken, Almanya'nın güvenliğini sağlamak için diğer ülkelerin istihbarat servislerinden uzun süredir fazla destek aldığını söyledi.
Warken, Almanya'nın güvenlik alanında “ortaklarının desteğine fazla bağımlı” olduğunu ve bazı alanlarda yabancı servislerden alınan desteğin “tek yönlü bir sokak” haline geldiğini belirtti.
“Her gün casusluk ve sabotaj hedefiyiz”
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada Almanya'nın her gün yabancı güçlerin casusluk, sabotaj, siber saldırı ve gizli operasyonlarının hedefi olduğunu söyledi.
Dobrindt'e göre bu faaliyetlerin amacı Almanya'yı istikrarsızlaştırmak, ülkeye zarar vermek ve siyasi ve toplumsal değişimleri dışarıdan tetiklemek.
Bakan, devletin güvenliği koruma görevini yeni tehdit senaryolarına göre sürekli uyarlaması gerektiğini savundu.
Yeni düzenlemenin temel gerekçelerinden biri de Rusya'nın Avrupa'da yürüttüğü düşünülen hibrit operasyonların kapsamının genişlemesi. Sabotaj, dezenformasyon, siber saldırılar, casusluk ve insansız hava araçlarının kullanılması gibi faaliyetler Berlin'de artık geleneksel güvenlik tehditlerinden ayrı değerlendirilmiyor.
Leipzig-Halle Havalimanı'ndaki drone olayı
Reformun zamanlamasında Almanya'nın doğusundaki Leipzig-Halle Havalimanı'nda geçen hafta yaşanan bir insansız hava aracı olayı da etkili oldu.
Patlayıcı yüklü olduğu belirlenen bir drone, Ukrayna'ya ait ve mühimmat taşımak için kullanılan bir Antonov uçağının yakınında bulundu.
Dobrindt, olayın ardından doğrudan Rusya'yı suçlamaktan kaçınmış ancak olayda “hibrit bir tehdidin açıkça görüldüğünü” söylemişti. Bakan, bu tür tehditlerin amatörlerden kaynaklanmadığını ve çoğu zaman yabancı güçlerle bağlantılı olduğunu belirtmişti.
Çarşamba günü yaptığı açıklamada ise drone olayına ilişkin soruşturmanın henüz sonuçlanmadığını söyledi.
Yeni istihbarat yetkilerinin yürürlüğe girmesi halinde Almanya'nın bu tür saldırılara yalnızca bilgi toplama yoluyla karşılık vermek yerine aktif operasyonlarla müdahale edebilmesinin önü açılacak.
BND karşılık verebilecek
Önerilen reform, istihbarat servislerine hibrit saldırılara karşı doğrudan müdahale imkanı tanıyacak.
Bu kapsamda yetkililerin saldırının arkasındaki kişileri veya grupları ifşa etmesi, saldırıyla bağlantılı mülkleri imha etmesi, kullanılmak üzere hazırlanan patlayıcıları etkisiz hale getirmesi veya saldırı sonrasında karşı tarafa yanlış istihbarat aktarması mümkün olabilecek.
Ancak düzenlemeye göre verilecek karşılığın doğrudan ilk saldırıyla bağlantılı olması ve insanların hayatını veya fiziksel güvenliğini tehlikeye atmaması gerekecek.
Dobrindt, reformun yalnızca istihbarat servislerinin daha iyi görmesini, dinlemesini ve bilgileri daha hızlı analiz etmesini sağlamayacağını söyledi. Asıl değişikliğin, servislerin saldırganlara ve düşmanlara karşı “aktif önlemler alabilmesi” olduğunu belirtti.
Siber operasyon ve casusluk yetkileri genişleyecek
Yeni düzenleme BND'nin siber alandaki operasyonel kapasitesini de artıracak.
Servisin saldırı amaçlı siber operasyonlar gerçekleştirebilmesinin önü açılırken, daha agresif casusluk faaliyetlerine izin verilmesi planlanıyor. Böylece Almanya'nın yalnızca başka ülkelerden bilgi toplamaya dayanan bir istihbarat modelinden, gerektiğinde karşı operasyonlar gerçekleştirebilen daha aktif bir yapıya geçmesi hedefleniyor.
Bu değişiklik, Almanya'nın savaş alanının fiziksel sınırlarının ötesine taşındığı bir güvenlik ortamına uyum sağlama çabasının parçası olarak değerlendiriliyor.
Veri koruma kısıtlamaları gevşetilecek
Reform yalnızca operasyonel yetkileri değil, BND'nin veri kullanımına ilişkin kuralları da değiştirecek.
BND'nin veri koruma kısıtlamalarının bir bölümünün gevşetilmesi, servisin yapay zeka ve yüz tanıma teknolojilerini daha geniş biçimde kullanmasına imkan tanıyacak.
Servisin elde ettiği verileri daha uzun süre saklayabilmesi de planlanıyor.
Bu değişikliklerle BND'nin büyük miktarda veriyi daha hızlı analiz etmesi, kişiler ve bağlantılar arasında daha kapsamlı ilişki kurabilmesi ve istihbarat faaliyetlerinde yapay zeka destekli araçlardan daha fazla yararlanması hedefleniyor.
BND'nin bütçesi de artırılıyor
Almanya, istihbarat servislerinin yetkilerini artırırken kaynaklarını da genişletiyor.
Merz hükümeti bu yıl BND'nin bütçesini yaklaşık yüzde 26 artırarak 1,51 milyar euroya çıkardı. Önümüzdeki yıllarda istihbarat servislerine daha fazla kaynak aktarılması da planlanıyor.
Bütçe artışı, Almanya'nın yalnızca yasal yetkilerini değil, teknik ve operasyonel kapasitesini de büyütmek istediğini gösteriyor.
ABD'ye bağımlılık tartışması
Reformun bir diğer önemli gerekçesi ise Almanya'nın ABD istihbaratına olan bağımlılığı.
Berlin, yıllardır özellikle yüksek teknoloji gerektiren istihbarat toplama faaliyetlerinde Washington'ın desteğinden yararlanıyor. Ancak Donald Trump'ın yeniden ABD Başkanı olması ve Washington'ın Avrupa'nın güvenliğiyle ilgili yaklaşımındaki belirsizlikler, Almanya'da bu bağımlılığın bir risk olarak görülmesine neden oldu.
Merz hükümeti, ABD'nin istihbarat paylaşımını azaltabileceği veya bu paylaşımı siyasi bir araç olarak kullanabileceği ihtimaline karşı Almanya'nın kendi kapasitesini güçlendirmeye çalışıyor.
Bu nedenle reform yalnızca Rusya'ya karşı bir önlem olarak değil, Almanya'nın Avrupa güvenliğinde daha bağımsız bir istihbarat kapasitesi oluşturma girişimi olarak da değerlendiriliyor.
Almanya'nın güvenlik ortamı “önemli ölçüde kötüleşti”
Almanya'nın iç istihbarat servisi tarafından geçen yıl yayımlanan raporda da Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinin ardından ülkenin güvenlik ortamının “önemli ölçüde kötüleştiği” belirtilmişti.
Berlin'in yeni yaklaşımında Rusya tehdidi yalnızca askeri bir tehdit olarak görülmüyor. Casusluk, sabotaj, siber saldırılar, dezenformasyon ve gizli operasyonlar da aynı güvenlik çerçevesinin parçası olarak değerlendiriliyor.
BND reformu kabul edilirse Almanya, İkinci Dünya Savaşı sonrasında istihbarat servislerine getirilen kısıtlamaların önemli bir bölümünü gevşetmiş olacak. Böylece Berlin, Rusya kaynaklı hibrit tehditlere karşı daha aktif müdahale kapasitesine sahip bir istihbarat yapısı kurmayı hedefliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

