Aşırı sağcı Almanya için Alternatif’in (AfD) Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde elde ettiği güçlü sonuç, partinin Elon Musk ile kurduğu yakın ilişkiyi yeniden gündeme taşıdı. AfD, bu sonuçla İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya’da eyalet düzeyinde kurulacak ilk aşırı sağ hükümete yalnızca birkaç sandalye uzaklığa geldi.
Seçim sonucundan memnuniyetini gizlemeyen Musk, X hesabından AfD lideri Alice Weidel’i Almanca “Aferin” anlamına gelen “Gut gemacht!” sözleriyle tebrik etti. Tesla ve SpaceX’in Üst Yöneticisi, sonuçların ardından AfD hakkında en az 12 paylaşım yaptı.
AfD cephesi de Musk’ın desteğine karşılık verdi. Partinin Saksonya-Anhalt lideri Ulrich Siegmund, Musk’a teşekkür ederek teknoloji milyarderini “vizyoner” olarak nitelendirdi.
Musk’ın AfD’ye ilgisi ise yeni değil. Son yıllarda göç karşıtı aktivistlere, milliyetçi partilere ve liberal demokratik kurumlara mesafeli liderlere verdiği destekle küresel aşırı sağın önemli figürlerinden biri haline gelen Musk, Almanya’da da özellikle AfD’ye yakın bir çizgi izliyor.
Musk’ın göç, kimlik ve siyaset konularında X üzerinden dile getirdiği görüşler de zamanla AfD’nin politikalarıyla büyük ölçüde örtüşmeye başladı. Milyarderin partiye sağladığı görünürlük, AfD’nin de Musk’a yönelik övgüleriyle birleşince iki taraf arasında karşılıklı bir siyasi destek ilişkisi ortaya çıktı.
Saksonya-Anhalt seçimlerindeki başarı ve Musk’ın sonucu açıkça kutlaması, bu ilişkinin hem Almanya’da hem de ABD’de aşırı sağ görüşlerin yayılmasındaki rolünü yeniden tartışmaya açtı.
Yükselen aşırı sağın yüzü
Elon Musk’ın siyasette daha görünür hale gelmesi 2024’te hız kazandı. Donald Trump’ın yeniden seçilme kampanyasına 100 milyon doların üzerinde destek veren Musk, aynı dönemde göç karşıtı ve demokratik kurumlara mesafeli çok sayıda aşırı sağcı liderle yakın ilişkiler kurdu.
Musk, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei ile aynı sahnede yer aldı, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye ödül sundu ve göçmen haklarına ilişkin kararlar veren İtalyan yargıçları hedef aldı. İngiltere’de İslam karşıtı aktivist Tommy Robinson’ın mitingine de canlı bağlantıyla katılan Musk, göçün “Britanya’nın yıkımına” yol açtığını savundu.
Musk’ın Almanya’daki aşırı sağ çevrelerle kurduğu temaslarda Naomi Seibt de öne çıktı. İklim krizi konusunda şüpheci ve göç karşıtı görüşleriyle bilinen Seibt, Musk’ın paylaşımlarını gördükten sonra kendisiyle doğrudan mesajlaşmaya başladığını ve bu konuşmalarda AfD’yi Musk’a tanıttığını söyledi.
Musk, 2024’ün sonunda Alman Die Welt gazetesi için kaleme aldığı bir yazıda AfD’ye açık destek verdi. Almanya’nın “ekonomik ve kültürel çöküşün eşiğinde” olduğunu savunan Musk, AfD’yi ülke için “son umut kıvılcımı” olarak tanımladı. Partinin aşırı olmadığı görüşünü savunurken, AfD lideri Alice Weidel’in Sri Lanka kökenli bir kadınla birlikte yaşamasını örnek gösterdi ve “Bu size Hitler gibi mi geliyor?” diye yazdı.
2025’in başında Donald Trump’ın ikinci döneminde daha görünür bir siyasi rol üstlenen Musk, X platformunu AfD’ye destek vermek için de kullandı. Ocak ayında Weidel’i canlı yayında ağırlayan Musk’ın bu programının, hem sosyal medyada hem de Alman basınında AfD liderine yönelik ilgiyi belirgin biçimde artırdığı araştırmalara yansıdı.
Leibniz Medya Araştırmaları Enstitüsü’nden Jan Rau, Musk’ın Almanya’daki geleneksel medya üzerinde de gündem belirleyici etkisi olduğunu belirterek, Weidel’e yönelik görünürlüğün yayın sonrasında keskin biçimde arttığını söyledi.
Musk, birkaç hafta sonra bir AfD mitingine de video bağlantısıyla katıldı. Burada Almanya’nın geçmişteki suçluluk duygusuna “fazla odaklandığını” söyleyen Musk, “bunun geride bırakılması gerektiğini” savundu. Açıklamaları Yahudi örgütlerinden tepki çekerken, Musk aşırı sağı normalleştirmeye çalışmakla suçlandı.
X'te algoritma değişiklikleri aşırı sağın iletişim kurmasını kolaylaştırdı
Musk’ın Donald Trump’a yakınlığı ve 2024 seçimlerinin ardından Beyaz Saray’da üstlendiği görünür rol, siyasi etkisini büyütürken başka ülkelerin iç siyasetine müdahale ettiği yönündeki tartışmaları da artırdı.
Musk, 2022’de Twitter’ı satın aldıktan sonra platformda aşırı sağcı hesapların daha görünür hale gelmesini sağlayan bir dizi değişikliğe gitti. Daha önce yasaklanan bazı hesapları yeniden açtı ve uluslararası sağcı isimlerin paylaşımlarını sık sık öne çıkardı. Bunlar arasında AfD yanlısı ve göç karşıtı Avusturyalı aktivist Martin Sellner de yer aldı.
Leibniz Medya Araştırmaları Enstitüsü’nden Jan Rau’ya göre Musk’ın platformda yaptığı değişiklikler, aşırı sağın iletişim kurmasını kolaylaştırdı ve bu durum AfD’nin de işine yaradı.
Ancak araştırmacılar, Musk’ın X üzerinden kurduğu siyasi etkinin sınırları olduğuna dikkat çekiyor. Reuters Institute’un 2026 verilerine göre Almanya’da halkın yalnızca yaklaşık yüzde 5’i haber almak için X’i kullanıyor. Ülkedeki birçok ana akım siyasetçi ve kamuoyu figürü de platformu kullanmayı bıraktı.
Bu nedenle Musk’ın AfD’ye verdiği destek zaman zaman geleneksel medyaya taşınsa da son dönemde etkisinin büyük ölçüde X’teki kendi takipçi kitlesiyle sınırlı kaldığı belirtiliyor.
Musk’ın Almanya’daki kişisel popülaritesi de oldukça düşük. YouGov’un geçen yıl yaptığı ankete göre Almanların yalnızca yüzde 19’u Musk hakkında olumlu görüşe sahip. Alman siyasetine müdahil olmasını kabul edilebilir bulanların oranı ise yüzde 13.
Üstelik Musk’ın desteği AfD içinde de bütünüyle olumlu karşılanmıyor. Eski Algorithm Watch araştırmacısı Oliver Marsh’a göre partinin geleneksel Alman milliyetçisi kanadında, Amerikalı bir milyarderin ülke siyasetine bu kadar açık biçimde müdahil olmasından rahatsız olanlar bulunuyor.
Uzmanlar AfD’nin yükselişini esas olarak Almanya’nın iç siyasi ve toplumsal dinamikleriyle açıklasa da Musk bu başarıdan kendisine de pay çıkarmaktan geri durmadı. X’te, platformun el değiştirmesinin Almanya’da siyasi atmosferi değiştirdiği ve bunun AfD’nin zaferine katkı sağladığı yönündeki bir paylaşımı yeniden yayımladı.
'Aşırı sağ' ifadesine tepki
AfD’nin Saksonya-Anhalt’taki seçim başarısının ardından Elon Musk, sonucu kutlamakla kalmadı, partinin “aşırı sağ” olarak tanımlanmasına da karşı çıktı. Musk, Alman iç istihbaratının geçen yıl aşırı sağcı olarak sınıflandırdığı AfD’nin aslında siyasi olarak “aşırı merkezde” bulunduğunu savundu.
Musk, seçim sonrasında Wall Street Journal ve CBS News gibi Amerikan medya kuruluşlarının AfD için “aşırı sağ” ifadesini kullanmasına tepki gösterdi. CBS News’in X’teki bir paylaşımına yanıt veren Musk, “AfD’ye aşırı sağ diyerek yalan söylüyorsunuz” dedi ve başka bir paylaşımında “aşırı sağ” ifadesini “propaganda terimi” olarak nitelendirdi.
AfD’nin parti programında ise İslam’ın kamusal alandaki görünürlüğüne yönelik kısıtlamalar, eşcinsel evlilik ve eşcinsel çiftlerin evlat edinmesine karşı çıkılması, etnik Alman kimliğinin öne çıkarılması ve kitlesel sınır dışı politikaları gibi başlıklar yer alıyor. Parti yöneticileri geçmişte Holokost’u küçümseyen açıklamaları ve Nazi dönemine göndermeleri nedeniyle de eleştirildi. AfD’nin önde gelen isimlerinden Björn Höcke, 2024’te yasaklı bir Nazi sloganını kullandığı gerekçesiyle mahkum edildi.
AfD lideri Alice Weidel de son yıllarda “remigrasyon” olarak adlandırılan politikayı savunan isimlerden biri oldu. Aşırı sağ çevrelerde kitlesel sınır dışı etmeleri ifade etmek için kullanılan kavram, zamanla Avrupa’daki milliyetçi partilerin yanı sıra Musk ve Donald Trump tarafından da benimsendi.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ise AfD’nin savunduğu “remigrasyon” politikasının hayata geçirilmesi halinde bunun köken ve ten rengine dayalı “etnik temizlikten başka bir şey olmayacağını” söyledi. AfD bu nitelemeyi reddetti.
Musk da Merz’in açıklamalarının ardından yeniden AfD’nin yanında yer aldı. Başbakanın sözlerini eleştiren bir paylaşımı 241 milyondan fazla takipçisine yeniden yayımladı.
Musk’ın göç ve kimlik konularındaki söylemleri de son dönemde AfD’nin çizgisine giderek yaklaştı. Musk, temmuz ayında X hesabından yaptığı paylaşımda “Remigrasyona karşı çıkan herkes haindir” ifadelerini kullandı.