06 Mayıs 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 06.05.2026 09:42 | Son Güncelleme: 06.05.2026 09:59

Antarktika turizmi hastalık endişelerini artırıyor: Hantavirüs tespit edilen gemi yalnızca başlangıç olabilir!

Antarktika’nın yanı sıra çeşitli izole adaları da ziyaret eden MV Hondius adlı gemide yaşanan Hantavirüs salgını nedeniyle üç kişi yaşamını yitirmiş, 7 kişide de hastalık tespit edilmişti
Antarktika turizmi hastalık endişelerini artırıyor: Hantavirüs tespit edilen gemi yalnızca başlangıç olabilir!
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İklim değişikliği nedeniyle Antarktika’daki buzulların geri dönülmez biçimde eriyebileceğine yönelik endişeler, kıtanın turistik cazibesini artırıyor. Ancak uzmanlar, Antarktika’ya yönelik hızla büyüyen turizmin çevresel kirlenme, hastalık ve ekosistem tahribatı riskini de beraberinde getirdiği uyarısında bulunuyor.

AP'de yer alan habere göre, yüksek maliyetler ve uzun yolculuk süreleri nedeniyle kıtaya ziyaretçi sayıları hâlâ sınırlı olsa da artış hızının bilim insanları ve çevrecileri alarma geçirdiği belirtiliyor. Konu, Hollanda bayraklı MV Hondius adlı gemide düzenlenen uzun süreli kutup turunda görülen ölümcül hantavirüs salgınının ardından yeniden gündeme geldi.

Turist seferlerinin büyük bölümü, dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri olan Antarktika Yarımadası’na düzenleniyor. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) verilerine göre, 2002-2020 yılları arasında Antarktika’da yılda ortalama 149 milyar metrik ton buz eridi.

En yaygın rotalardan biri, Arjantin’den güneye doğru Antarktika’ya ulaşıp ardından Afrika kıyıları boyunca kuzeye yönelmek. MV Hondius da bu güzergâhı izleyen gemiler arasında yer aldı.

Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu adlı çevre örgütünün direktörü Claire Christian, Antarktika’nın eşsiz doğasının ziyaretçiler üzerinde güçlü bir etki bıraktığını belirterek, “Burada görülen manzaralar dünyanın başka hiçbir yerinde yok. Balinalar, foklar, penguenler ve buz dağları gerçekten büyüleyici” dedi.

Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği verilerine göre, 2024 yılında 80 binden fazla turist Antarktika kıtasına ayak bastı, 36 bin kişi ise kıtayı gemilerden gözlemledi. Endişeli Bilim İnsanları Birliği, Antarktika turizminin son 30 yılda 10 kat büyüdüğünü tahmin ediyor.

Avustralya’daki Tazmanya Üniversitesi’nde Antarktika hukuku alanında çalışan akademisyen Hanne Nielsen’e göre, buzullarda seyahat edebilen gemi sayısının artması ve teknolojik gelişmeler sayesinde maliyetlerin düşmesiyle ziyaretçi sayısı önümüzdeki 10 yılda daha da yükselebilir. Üniversitedeki araştırmacılar, yıllık ziyaretçi sayısının üç ya da dört kat artarak 400 binin üzerine çıkabileceğini öngörüyor.

Nielsen, bazı turistlerin “son şans turizmi” anlayışıyla Antarktika’ya gittiğini, insanların hızla değişen ve eriyen bu coğrafyayı tamamen yok olmadan önce görmek istediğini söyledi.

Bulaş riski

Yetkililer, MV Hondius gemisinden kaynaklanan herhangi bir çevresel bulaşma tespit edildiğine dair bir bulgu açıklamadı. Bununla birlikte, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre göçmen kuş sürüleri son yıllarda kuş gribini Güney Amerika’dan Antarktika’ya taşıdı.

Salgının ardından Uluslararası Antarktika Tur Operatörleri Birliği ve diğer kuruluşlar, turistlerin davranış ve hijyen kurallarını daha da sıkılaştırdı. Amaç hem ziyaretçilerin hastalıklardan korunması hem de Antarktika’nın hassas ekosisteminin istilacı türlerden etkilenmesinin önüne geçmek.

Bu kapsamda turistlerden hayvanlardan uzak durmaları ve ayakları dışında hiçbir ekipmanın doğrudan zemine temas etmemesi isteniyor.

Daha önce rehber olarak beş kez Antarktika seferine katılan akademisyen Hanne Nielsen, “Güneye giden herkesin uyması gereken kurallar var” dedi. Nielsen, mürettebat ve yolcuların ayakkabılarını ve ekipmanlarını böcek, tüy, tohum ve mikrop taşıyabilecek kirlerden arındırmak için elektrik süpürgesi, dezenfektan ve fırçalar kullandığını anlattı. Nielsen, “Botların diliyle bağcıkları arasında bile pek çok şey bulunabiliyor” ifadelerini kullandı.

Kruvaziyer gemileri geçmişte de norovirüs gibi hızla yayılabilen salgınlarla gündeme gelmişti. 2020 yılında Diamond Princess adlı kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan COVID-19 salgını, gemiyi o dönemde henüz tam olarak tanınmayan virüs için bir yayılma merkezine dönüştürmüştü. Hantavirüs ise genellikle enfekte kemirgen dışkılarının solunması yoluyla bulaşıyor.

Gemide Hantavirüs krizi

MV Hondius adlı geminin düzenlediği ada turlu sefer, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia kentinden başladı. Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre gemi, Antarktika’nın yanı sıra çeşitli izole adaları da ziyaret etti.

DSÖ Salgın ve Pandemi Hazırlık Direktörü Maria Van Kerkhove, kurumun gemide insandan insana bulaş ihtimalini araştırdığını açıkladı. Van Kerkhove, ilk enfekte kişinin virüsü muhtemelen gemiye binmeden önce kaptığını düşündüklerini belirtirken, yetkililerin kendilerine gemide fare bulunmadığı bilgisini verdiğini söyledi.

Antarktika, 1959 yılında imzalanan Antarktika Antlaşması kapsamında yalnızca barışçıl amaçlarla kullanılacak bir bilimsel koruma alanı olarak yönetiliyor. Antlaşma sonrasında kabul edilen kurallar ise, bölgeye yapılan ziyaretlerin Antarktika’nın çevresine, bilimsel çalışmalarına ve doğal estetik değerlerine zarar vermemesini amaçlıyor.

Şirketler ve bilimsel araştırma ekipleri, Antarktika’daki faaliyetler için biyogüvenlik kurallarına gönüllü olarak uyuyor ve çevresel etki değerlendirmeleri hazırlıyor.

Antarktika ve Güney Okyanusu Koalisyonu Direktörü Claire Christian, antlaşmanın yazıldığı dönemde bölgeye gelen turist sayısının bugünkünden çok daha düşük olduğunu söyledi.

Christian, Japonya’nın Hiroşima kentinde düzenlenecek Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada, “Dünyadaki diğer hassas ve değerli ekolojik alanlarda olduğu gibi burada da faaliyetlerin uygun şekilde düzenlenmesi gerekiyor” dedi.

Toplantıda Antarktika’daki penguenler, balinalar, deniz kuşları, foklar ve besin zincirinin temelini oluşturan krill adı verilen küçük deniz canlılarının korunmasına yönelik çağrıların güçlendirilmesi bekleniyor.

Buna rağmen buzlarla kaplı kıta, ziyaretçiler için cazibesini korumaya devam ediyor.

Christian, “Antarktika’da bıraktığınız bir ayak izi 50 yıl sonra bile hâlâ orada olabilir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Gazete Oksijen