29 Şubat 2024, Perşembe
Haber Giriş: 23.08.2022 15:00 | Son Güncelleme: 23.08.2022 15:50

Avrupa'da son 500 yılın en kurak dönemi yaşanıyor

Yaz aylarında aşırı sıcaklar ve orman yangılarına teslim olan Avrupa son 500 yılın en kurak dönemini geçiriyor. Uzmanlar özellikle Batı Akdeniz bölgesi için uyarı yaparak Kasım 2022'ye kadar normalden daha sıcak ve kurak havanın devam edebileceğini belirtti
Avrupa'da son 500 yılın en kurak dönemi yaşanıyor

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Ortak Araştırma Merkezi (JRC) Avrupa Kuraklık Gözlemevi'nin analiz ve verileri temelinde hazırladığı "Avrupa'daki Kuraklık-Ağustos 2022" raporu yayımlandı. Temmuz ayındaki endişe verici kuraklığın devam ettiği belirtilen raporda, AB topraklarının yüzde 47'sinin hala "uyarı verici" durumla karşı karşıya olduğu, AB'nin yüzde 17'sinde ise "alarm verici" bir kuraklık bulunduğu kaydedildi. JCR uzmanları, devam eden kuraklığın son 500 yılın en kurak dönemi olarak değerlendirildiğini bildirdi.

Aşırı sıcaklar, özellikle Fransa, Romanya, İspanya, Portekiz ve İtalya'da tarımı olumsuz etkiliyor. Kuraklık nedeniyle mısır, soya fasulyesi ve ayçiçeği mahsulünün son 5 yılın ortalamasının yüzde 15 altında olması bekleniyor. Yağışın olmamasından Avrupa genelinde akarsularda da su seviyelerinin azaldığı, hidroelektrik santrallerindeki üretimin düştüğü, diğer güç santrallerindeki soğutma sistemleri ile akarsu taşıma sektörünün olumsuz etkilendiği belirtildi.

Raporda özellikle Batı Akdeniz bölgesi için uyarı yapılarak Kasım 2022'ye kadar normalden daha sıcak ve kurak havanın devam edebileceği vurgulandı. 

En çok İtalya etkilendi

Avrupa'da kuraklıktan en çok etkilenen ülkenin, İtalya olduğu görülüyor. Kıtadaki en şiddetli kuraklık da bu ülkedeki Po Nehri havzasında yaşanıyor. Rapora göre, İspanya’da su rezervlerindeki doluluk oranı da son on yılın ortalamasından yüzde 31 düşük ölçülüyor. Portekiz'de hidroelektrik enerjisi üretmek için kullanılan suyun son 7 yıl ortalamasının yüzde 50 oranında gerilemesi dikkati çekiyor.

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan "Rakamlarla Kuraklık 2022" raporundan derlenen bilgilere göre de kuraklığın küresel boyuttaki olumsuz etkileri hızla şiddetleniyor. Dünya genelinde insanların, iklim ve çevresel krizlerin etkilerini en çok su yoluyla hissettiğine; 1970'den bu yana hava, iklim ve su tehlikelerinin tüm afetlerin yüzde 50'sini, tüm ölümlerin de yüzde 45'ini oluşturduğuna işaret edildi. Bu dönemde çevre kaynaklı can kayıplarının yüzde 90'ının, gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiği kaydedildi.

2,3 milyar insan kuraklıkla yaşıyor

Kuraklığın, özellikle gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınmaya yönelik en büyük tehditler arasında yer aldığının altı çizilerek yaklaşık 2,3 milyar insanın kuraklıktan muzdarip bölgelerde yaşadığı belirtildi. 2040 yılına kadar dünya genelinde her dört çocuktan birinin su kıtlığı yaşayacağı tahmin ediliyor. Kuraklığın, 1970'den 2019'a kadar yaklaşık 650 bin insanın ölümüne doğrudan sebep olduğu, küresel boyutta yaklaşık 55 milyon insanın kuraklıktan doğrudan etkilendiğine dikkat çekildi.

Yaklaşık 160 milyon çocuğun, halihazırda şiddetli ve uzun süreli kuraklığa maruz kaldığı belirtilerek bu durumun, gelişmekte olan ülkelerde özellikle kadın ve kız çocuklarının eğitim, sağlık ve emniyetine ciddi tehdit oluşturduğunun altı çizildi.

Arazi restorasyonuyla önlem alınabilir

Bu tehditlerle mücadele kapsamında küresel boyutta acil önlemlerin alınması çağrısı yapılarak sürdürülebilir arazi ıslahı ve ekosistem restorasyon politikalarının kuraklıkla mücadelede hayati öneme sahip olduğu değerlendirildi.

Acil durumla karşı karşıya olan ülkeler

2020-2022 yıllarında kuraklık kaynaklı acil durumla karşı karşıya olan ülkeler Afganistan, Angola, Brezilya, Burkina Faso, Şili, Etiyopya, Irak, İran, Kazakistan, Kenya, Lesoto, Mali, Moritanya, Madagaskar, Malavi, Mozambik, Nijer, Somali, Güney Sudan, Suriye, Pakistan, ABD ve Zambiya şeklinde sıralanıyor. 2000-2019 döneminde 1,4 milyardan fazla kişinin kuraklıktan etkilendiği aktarılarak kuraklık, selden sonra dünyada en çok insanı olumsuz etkileyen doğal afet olanak nitelendirildi.

Her yıl 12 milyon hektar çölleşiyor

Kuraklık sorununun ekosistem üzerindeki yıkıcı etkilerine atıf yapılan raporda ayrıca her yıl 12 milyon hektardan fazla arazinin çölleşmeye uğradığı bildirildi. İklim değişikliğinin, özellikle dünyanın birçok hassas bölgesinde kuraklık riskini artırması beklenirken 2050 yılına kadar yaklaşık 216 milyon insanın bu sebeple göçe zorlanabileceği tahmin ediliyor.

Arazi kayıpları 5 kat artabilir

129 ülkenin, gelecek birkaç on yıl içinde iklim değişikliği kaynaklı kuraklığa maruz kalma oranında artış yaşayacağı öngörüsü paylaşılırken küresel ısınmanın tahmin edildiği gibi 2100 yılına kadar 3 santigrat dereceye ulaşması durumunda, kuraklık kaynaklı tarımsal arazi kayıplarının bugünkünden 5 kat fazla olabileceği uyarısı yapıldı. 2050 yılına kadar 4,8-5,7 milyar insanın, en az bir ay boyunca su kıtlığıyla karşı karşıya kalabileceği öngörülüyor.

Kuraklığın, Afrika'yı diğer tüm kıtalardan daha fazla etkilediği dikkati çekerken bu kıtanın küresel boyutta kuraklık krizi yaşayan bölgelerin yüzde 44'ünü oluşturduğu görülüyor. AB ve Birleşik Krallık'ta kuraklıktan kaynaklanan yıllık ekonomik kaybın da halihazırda 9 milyar euro olduğu hesap edildi. Bu rakamın, etkin bir iklim programı hayata geçirilmezse 65 milyar euroyu geçebileceği vurgulandı. 

Kaynak: AA