21 Mart 2026, Cumartesi
Haber Giriş: 21.03.2026 14:18 | Son Güncelleme: 21.03.2026 14:18

Başvuruların yarısını Türkiye alıyor: Dünya genelinde 'yedek pasaportlar' neden yükseliyor?

Küresel belirsizlik, uzaktan çalışma ve değişen göç politikaları, dünya genelinde ikinci vatandaşlığa ilgiyi artırdı. Aile köklerinden yatırım programlarına kadar farklı yollarla edinilen “yedek pasaport”, giderek bir sigorta mekanizmasına dönüşüyor
Başvuruların yarısını Türkiye alıyor: Dünya genelinde 'yedek pasaportlar' neden yükseliyor?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Dünya genelinde giderek daha fazla kişi, ikinci bir vatandaşlık edinmenin yollarını araştırıyor. Özellikle 2025 sonunda Kanada’nın soy bağına dayalı vatandaşlık kurallarını gevşetmesi, bu eğilimi hızlandırdı. ABD başta olmak üzere birçok ülkede insanlar, aile geçmişlerini inceleyerek ikinci pasaport alma ihtimallerini değerlendirmeye başladı.

BBC'ye görüş veren uzmanlara göre bu eğilim yalnızca bireysel hikâyelerle sınırlı değil. Tel Aviv Üniversitesi’nden sosyolog Yossi Harpaz, ikinci vatandaşlık arayışının temel motivasyonlarını “hareketlilik ve güvenlik” olarak tanımlıyor. Harpaz’a göre bazı gruplar için bu durum, ayrımcılık veya siyasi baskıya karşı bir “koruma mekanizması” işlevi de görüyor.

Son yıllarda vatandaşlık kavramının anlamı da değişiyor. Pasaport artık yalnızca bir kimlik belgesi değil, aynı zamanda bireylerin nerede yaşayabileceğini, çalışabileceğini ve seyahat edebileceğini belirleyen stratejik bir araç haline geliyor. Pandemi döneminde kapanan sınırlar, artan jeopolitik gerilimler ve vize rejimlerindeki değişimler bu dönüşümü hızlandırdı.

Siyasi istikrarsızlık bu eğilimi güçlendiriyor

Londra Ekonomi Okulu’ndan siyaset sosyoloğu Kristin Surak, özellikle siyasi istikrarsızlık algısının bu eğilimi güçlendirdiğini belirtiyor. Surak’a göre Brexit sonrası İngiltere’de İrlanda pasaportuna başvuruların artması ve ABD’de artan politik kutuplaşma, bireyleri “çıkış seçenekleri” aramaya yöneltti.

İkinci vatandaşlık arayışında en yaygın yöntemlerden biri soy bağı. Brexit’in ardından yüz binlerce Britanyalı, Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım hakkını korumak için İrlanda pasaportuna başvurdu. Benzer şekilde İtalya gibi ülkeler de uzun süre, uzak akrabalara kadar uzanan vatandaşlık hakları tanıdı. Ancak artan başvurular nedeniyle İtalya 2025’te bu kuralları daralttı ve hakları ebeveyn veya büyükanne-büyükbaba ile sınırladı.

Göç avukatları, son yıllarda soy bağına dayalı vatandaşlık başvurularında ciddi artış olduğunu belirtiyor. Bu başvurular çoğu zaman kültürel kökenlere duyulan merakla başlasa da, Avrupa Birliği içinde yaşama ve çalışma hakkı gibi pratik avantajlar da belirleyici oluyor.

Bazı ülkeler için "kaçış planı"

Öte yandan bazı ülkelerde ikinci pasaport, doğrudan bir “kaçış planı” işlevi görüyor. Venezuela gibi ekonomik ve siyasi kriz yaşayan ülkelerde, Avrupa kökenli aile bağları olan kişiler İspanya ve İtalya vatandaşlığına yöneliyor. 2024’te yalnızca İspanya’da 35 binden fazla Venezuelalı vatandaşlık aldı.

İkinci vatandaşlık edinmenin bir diğer yolu ise yatırım programları. ABD’de başlatılan “Trump Gold Card” uygulaması, belirli bir ücret ve yüksek tutarlı katkı karşılığında oturum ve vatandaşlık yolu açıyor. Karayipler ve bazı Avrupa ülkeleri de benzer programlarla yatırım karşılığı vatandaşlık veriyor.

Başvuruların yarısı Türkiye'ye

Türkiye de bu alanda öne çıkan ülkelerden biri. En az 400 bin dolarlık gayrimenkul yatırımı karşılığında vatandaşlık veren program, özellikle Orta Doğu ve Güney Asya’dan başvuru çekiyor. Uzmanlara göre Türkiye, küresel yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularının yaklaşık yarısını karşılıyor.

Tüm bu gelişmeler, pasaportlar arasındaki küresel eşitsizliği de gözler önüne seriyor. 2026 verilerine göre Singapur pasaportu 192 ülkeye vizesiz erişim sağlarken, Afganistan pasaportu yalnızca 24 ülkeye giriş imkânı sunuyor.

Uzmanlara göre bu tablo, vatandaşlığın giderek ekonomik ve siyasi bir “varlık” olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Birçok kişi için çekmecede duran ikinci pasaport artık sadece bir belge değil, belirsiz bir dünyada güvence sağlayan stratejik bir araç niteliği taşıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen