04 Nisan 2025, Cuma Gazete Oksijen
Haber Giriş: 01.04.2025 09:36 | Son Güncelleme: 01.04.2025 10:14

Birleşik Krallık'ta 'Türk' berberleri yeni 'kara para aklama' merkezleri mi?

İngiltere'de son bir yılda 'Türk' berberi dükkânları, yüzde 50 oranında arttı. Polis, dükkânları takibe aldı. Yüksek kazanç belirten işletmelerin neredeyse müşterisi yok. Yetkililer, bazı işletmelerin uyuşturucu parası aklamak ve yasa dışı göçmen çalıştırmak için kullanıldığını tespit etti
Fotoğraf: Shutterstock
Fotoğraf: Shutterstock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Birleşik Krallık'ta Ulusal Suç Ajansı (NCA), son bir ay içinde ülke genelinde birçok berber dükkanının 'kara para aklama', 'vergi kaçırma' ve 'yasadışı göçmen çalıştırma' gibi suçlar için kullanıldığını tespit etti. Bunun üzerine ülke genelinde operasyonlar düzenlendi. Yapılan baskınlarda çok sayıda kişi gözaltına alınırken on binlerce sterlin nakit paraya el koydu.

Operasyon; farklı polis teşkilatları, HM Gelir ve Gümrük İdaresi (HMRC) müfettişleri ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı göçmenlik denetim birimlerinin iş birliğiyle gerçekleştirildi.

'Kazanç yüksek ancak dükkânlar bomboş'

Bazı berber dükkânlarının uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirleri aklamak ve kaçak göçmenlere iş sağlamak amacıyla kullanıldığı değerlendiriliyor. Kuzeydoğu İngiltere’de yapılan bazı baskınlarda, vergi müfettişlerinin salonlardaki koltuk sayılarını ve içeri giren müşteri sayısını gizlice takip ettiği, böylece işletmenin beyan ettiği kazançlarla gerçek müşteri trafiği arasında uyumsuzluk olup olmadığını belirlemeye çalıştığı öğrenildi.

Bir yetkili, “Aynı caddede yarım düzine berber dükkânı var, hepsi yüksek kazanç bildirmiş ancak çoğu zaman dükkânlar bomboş. Bu, şüphe uyandırır” dedi.

2018'den bu yana berber dükkânı sayısında yüzde 50 artış 

Perakende analiz şirketi Green Street'e göre, Birleşik Krallık'taki berber dükkânlarının sayısı 2018'den bu yana yüzde 50’den fazla artarak 18 bin 411'e ulaştı. Sadece geçen yıl 750 yeni berber dükkânı açıldı.

Türk berberi nedir?

Türk tarzı berberler genellikle sıcak havlu ve ustura ile tıraş hizmeti sunan dükkânlara deniyor. Çoğu tamamen yasal işletmeler olsa da, bazılarının organize suç grupları tarafından kullanıldığı iddia ediliyor.

Bazı dükkânlar kendilerini “Türk berberi” olarak tanıtsa da, birçoğunun Kürt veya Arnavut işletmecilere ait olduğu belirtiliyor. Bu topluluklardan bazı kişilerin uyuşturucu kaçakçılığı ve insan ticaretiyle bağlantılı olduğu biliniyor.

'Berber dükkânlarının suçlarla bağlantılı olduğu istihbaratı artış gösterdi'

NCA yaptığı açıklamada şunları belirtti:

“Son yıllarda berber dükkânları gibi nakit yoğun işletmelerin kara para aklama ve diğer suçlarla bağlantılı olduğuna dair istihbarat artış gösterdi.
Bu tehdide yanıt olarak, NCA, şüpheli faaliyetlerin tespit edildiği ve organize suçla bağlantılı olabilecek berber dükkânlarını hedef alan çok ajanslı bir operasyon düzenledi.
Bu operasyona İngiltere ve Galler genelinde birçok polis teşkilatı, HMRC ve İçişleri Bakanlığı’nın göçmenlik denetim birimleri katıldı.”

Operasyon kapsamında bazı dükkânlara baskın düzenlenirken, bazılarına “bilgilendirme ziyareti” yapılarak daha fazla bilgi edinilmeye çalışıldı. 

Geçtiğimiz Aralık ayında, İçişleri Bakanlığı Göçmenlik Uygulama Direktörü Bas Javid, yalnızca nakit ödeme kabul eden berberler, güzellik salonları ve oto yıkamalar gibi işletmelerden hizmet alan kişilerin “yasadışı göçü besleme” ve “modern köleliği sürdürme” riskine katkıda bulunduğunu söylemişti.

Eski berber, insan kaçakçılığı lideri çıktı

NCA’nın yakından tanıdığı isimlerden biri olan Hewa Rahimpur, Avrupa genelinde faaliyet gösteren bir insan kaçakçılığı çetesinin kilit isimlerinden biri olarak tanımlandı. İranlı Kürt olan Rahimpur, daha önce Kuzey Londra'daki Camden'da bir berber dükkânı işletiyordu.

Dailymail

Rahimpur, 2022’de Mercedes marka aracının direksiyonundayken yakalandı ve insan kaçakçılığı suçlamasıyla Belçika’ya iade edildi. Avrupa’daki diğer çete üyeleriyle birlikte yargılanan Rahimpur, 10.000’e kadar göçmeni Fransa’dan İngiltere’ye küçük teknelerle kaçırmakla suçlandı ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Ancak yetkililer, İngiltere’de berber dükkânlarının takibini zorlaştıran bazı faktörler olduğunu belirtiyor. Berberlerin şirket kaydı yaptırma zorunluluğu olmadığı için çoğu işletmeci bireysel girişimci (sole trader) olarak faaliyet gösteriyor ve kendi vergi beyannamesini sunuyor. Ayrıca, bazı dükkânlar berber koltuklarını bağımsız çalışanlara kiralayarak faaliyet gösterdiğinden, işletmelerin toplam para akışını izlemek zorlaşıyor.

Rekabet, şiddete dönüştü

Birleşik Krallık’ta berber dükkânlarının hızla çoğalması, bazı bölgelerde öfke ve şiddet olaylarına yol açtı.

Geçtiğimiz ay, Güney Galler'deki Blackwood ve Newbridge’de rakip berberler arasında yaşandığı iddia edilen büyük bir sokak kavgası sonrası sekiz kişi şiddet olaylarına karıştıkları gerekçesiyle suçlandı.

Polis, bu olayın “izole bir vaka” olduğunu ve organize suçla bağlantısı olmadığını belirtti.

Kopyacılık, berber dükkânlarını paravan olarak kullanmayı artırdı

Uyuşturucu çetelerinin kara para aklamak için Türk tarzı berber dükkânlarını kullanmasının nedenlerinden biri de "taklitçilik" (copycat) faktörü. Bir uzman, bu yöntemin suç grupları arasında giderek yaygınlaştığını belirtti.  

Uyuşturucu uzmanı ve eski emniyet görevlisi Gary Carroll, Türk berber modelinin suç örgütleri tarafından benimsenmesinin bir "taklit" sürecinin sonucu olduğunu ifade etti.

Carroll, "Bir suç grubu, bir yöntemin işe yaradığını gördüğünde diğerleri de aynısını yapar. Bu, yıllardır bilinen bir döngü," dedi.

'Nakit bazlı bir sektör olması avantaj'

Carroll’a göre, suç gruplarının berber dükkânlarını kullanmasının bir diğer sebebi, halen büyük ölçüde nakit ödeme ile çalışmaları:

"Toplum olarak nakitten uzaklaşıyoruz ancak berberler hâlâ büyük ölçüde nakit ödeme kabul ediyor.
Düşük ücretli hizmetler sundukları için bu durum dikkat çekmiyor."

 Üstelik berber dükkânlarının devlet tarafından düzenlenmeyen bir sektör olduğunu belirten Carroll, “Berberler, restoranlar gibi düzenli hijyen denetimlerine tabi değil. Yani devlet denetimi yok denecek kadar az” diye ekledi.