23 Şubat 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 23.02.2026 13:37 | Son Güncelleme: 23.02.2026 14:27

Business Insider altın pasaport devrini yazdı: Ülkelerini terk eden aşırı zenginler en çok nereye gidiyor?

Zenginlerin göç haritasında Dubai'nin "vergisiz" cazibesi, Portekiz'in "yaşam kalitesi" ve İtalya'nın "sabit vergi" modeli yarışıyor. Milyarderlerin motivasyonu ise tek bir şeye dayanıyor; serveti korumak ve olası bir ekonomik türbülansta çıkış kapısını açık tutmak
Business Insider altın pasaport devrini yazdı: Ülkelerini terk eden aşırı zenginler en çok nereye gidiyor?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Küresel ölçekte yüksek varlıklı bireyler ve milyarder isimlerin göçü son yıllarda hız kazandı. Özel servet araştırma şirketi Henley & Partners verilerine göre 2024 yılında 134 bin ultra yüksek net varlığa sahip kişi başka bir ülkeye taşındı. 2025 yılı sonuna kadar bu sayının 142 bini aşması bekleniyor.

Business Insider'ın haberine göre uzmanlar, vergi politikaları, jeopolitik riskler, yaşam kalitesi ve iş yapma kolaylığının, zenginlerin yeni ülke tercihinde temel faktörler olduğunu belirtiyor.

Portekiz: Vergi teşvikleri ve yaşam kalitesi

ABD’li girişimci Andrew Rosener, 2018 yılında ailesiyle birlikte Portekiz’e taşındı. Ülkenin güvenli ortamı, iklimi, görece uygun maliyetli yaşamı ve Avrupa ile Latin kültürünün birleşimi, tercihinde etkili oldu.

Portekiz uzun yıllar “Golden Visa” (Altın vize) ve “Non-Habitual Resident” (NHR) programlarıyla yabancı yatırımcıları cezbetti. Mart 2025’te Golden Visa programı sona ermiş olsa da, ülkede elde edilen gelirler için uygulanan yüzde 20’lik vergi oranı ve yabancı kaynaklı gelirlerin vergilendirilmemesi gibi avantajlar ilgi çekmeye devam ediyor.

Pandemi sonrası artan göçle birlikte konut fiyatlarında ciddi yükseliş yaşanması, yerel kamuoyunda tepkilere yol açtı. Hükümet bu nedenle program kurallarında değişikliğe giderek yatırımcıların sosyal fonlara katkı sağlamasını öngören düzenlemeler yaptı.

Dubai: Vergisiz gelir ve iş dostu ortam

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kenti, son yıllarda küresel zenginler için başlıca merkezlerden biri haline geldi. Gelir vergisinin bulunmaması ve iş dünyasına yönelik esnek düzenlemeler, özellikle Avrupa ve Rusya’dan varlıklı bireyleri çekiyor.

Henley & Partners’a göre 2024 yılında yaklaşık 10 bin yüksek varlıklı yabancının BAE’ye taşınması bekleniyor. Uzmanlar, Dubai’nin düşük bürokrasi, vergi avantajı ve lüks yaşam imkanlarını bir arada sunmasının belirleyici olduğunu ifade ediyor.

Singapur: Asya’nın finans merkezi

Singapur, sermaye kazancı vergisinin olmaması ve güçlü iş ortamıyla Asya’daki en önemli merkezlerden biri konumunda. Özellikle Çin ve Hindistan’dan gelen milyarderler için cazip bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Stratejik konumu, güvenli yapısı ve yüksek yaşam standartları, Singapur’u Batılı girişimciler için de çekim merkezi haline getiriyor.

İtalya: Sabit vergi modeli

İtalya, özellikle ABD’li zenginler için son dönemde dikkat çeken ülkeler arasında yer alıyor. Yıllık 200 bin euro ile sınırlandırılmış sabit vergi uygulaması, gelir düzeyinden bağımsız olarak geçerli olması nedeniyle ultra zenginler açısından avantaj sağlıyor.

Ülkenin kültürel mirası, yaşam kalitesi ve görece daha uygun maliyetli lüks yaşam imkanı da tercih sebepleri arasında gösteriliyor.

Avustralya ve Yeni Zelanda: Güvenli liman arayışı

Avustralya ve Yeni Zelanda, siyasi ve ekonomik istikrarı, gelişmiş sağlık sistemleri ve yüksek yaşam standartlarıyla öne çıkıyor. Avustralya son yıllarda göç kriterlerini değiştirerek daha genç ve belirli meslek gruplarına sahip başvuru sahiplerine öncelik veriyor.

Yeni Zelanda ise yatırım temelli programlarla daha doğrudan bir oturum yolu sunuyor. Jeopolitik risklerden uzak, daha sakin bir yaşam arayan varlıklı bireyler için güçlü bir alternatif olarak değerlendiriliyor.

Vergi ve jeopolitik risk temel motivasyon

Vergi avantajları, yüksek gelir ve servet sahipleri için en önemli motivasyonlardan biri olmaya devam ediyor. İsviçre’nin yaşam giderleri üzerinden hesaplanan toplu vergi sistemi, Panama’nın yalnızca ülke içi gelirleri vergilendirmesi ve BAE’nin gelir vergisi uygulamaması dikkat çeken örnekler arasında yer alıyor.

ABD vatandaşları dünya genelindeki gelirleri üzerinden vergilendirildiği için bu avantajlardan sınırlı ölçüde yararlanabiliyor.

Uzmanlar, ikinci oturum veya vatandaşlık edinmenin gelecekteki olası vergi reformlarına karşı bir güvence olarak görüldüğünü belirtiyor.

Bunun yanında Venezuela, Sudan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi ülkelerde artan siyasi istikrarsızlık ve güvenlik riskleri de varlıklı bireyleri daha istikrarlı ülkelere yönlendiriyor.

“İkinci pasaport” stratejisi

Artan seyahat kısıtlamaları ve küresel belirsizlikler, ikinci oturum ve vatandaşlık programlarına ilgiyi artırıyor. Uzmanlar, birçok varlıklı kişinin bu adımı bir “B planı” olarak değerlendirdiğini, bunun hem hareket özgürlüğü hem de kriz anlarında alternatif bir çıkış yolu sunduğunu ifade ediyor.

Küresel servet akışındaki bu değişimin, önümüzdeki yıllarda da vergi politikaları, siyasi istikrar ve yaşam kalitesi ekseninde şekillenmeye devam etmesi bekleniyor.

Kaynak: Gazete Oksijen