29 Şubat 2024, Perşembe
Haber Giriş: 15.04.2023 18:55 | Son Güncelleme: 15.04.2023 20:18

'Çin Avrupa'da parçalanma kokusu alıyor ve bunu kullanıyor'

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un Çin seyahatinin yankıları sürerken Almanya Dışişleri Bakanı Baerbock'un Çin ziyareti de gündemde. AB bir yandan Çin bağımlılığını azaltmak isterken Almanya ve Fransa ise farklı bir tutum içinde. Bu görüş ayrılıklarını fark eden Çin de bu durumu kendi lehine kullanıyor
'Çin Avrupa'da parçalanma kokusu alıyor ve bunu kullanıyor'

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock'un Cuma günü Pekin'deki gözetleme teçhizatını gizlice gezdiği saatlerde Çinli yetkililer Batılı yetkililerle toplantılar düzenlemeye çalışan iki insan hakları aktivistini tutukluyordu. Daha ilk anda devlet gücünün böylesine aleni bir şekilde sergilenmesi Berlin'den gelen heyet üzerinde rahatsız edici bir izlenim bıraktı. 

Bloomberg'in haberine göre Baerbock Pazar günü Tokyo'da mevkidaşlarıyla Hint-Pasifik gerilimlerini görüşmeye hazırlanırken, Doğu Asya turu giderek Fransız cumhurbaşkanının ay başında Çin'e yaptığı ziyaretin ardından genişletilmiş 'temizlik' operasyonunun bir parçası haline geliyor.

Fransa ve Almanya arasındaki çatlak

Baerbock'un Çin'in Tayvan'a karşı olası bir hamlesinin yaratacağı dehşet konusundaki uyarıları, Macron'un Çin Devlet Başkanı Şi Jinping'e kur yapmasıyla tam bir tezat oluşturuyor. Fransız liderin, Avrupa Birliği'nin ABD tarafından Çin ile bir anlaşmazlığa sürüklenmekten kaçınması gerektiği yönündeki argümanı Washington'da ve pek çok ülkede öfkeye yol açtı.

Avrupa Çin konusunda kararsız

Ancak bu aynı zamanda temel bir sorunun da altını çizdi: AB, Çin konusunda ne yapacağını bilemiyor. Natixis'in Asya-Pasifik baş ekonomisti ve Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Bruegel'de kıdemli araştırmacı olan Alicia Garcia Herrero, "Çin, Avrupa'da zayıflık ve parçalanma kokusu alıyor ve bunu kendi lehine kullanıyor" dedi.

Çin'in 2049 yılına kadar dünyanın önde gelen gücü olması hedefine doğru ilerleyen Şi, aralarında Almanya Başbakanı Olaf Scholz, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in de bulunduğu bir dizi üst düzey Avrupalı yetkiliyi ağırlayarak diplomatik bir atağa girişti.

Avrupalılar için sorun, Çin'in yıllar içinde ekonomileri için kritik hale gelmesi ki Alman otomobil üreticileri bunun en önemli örneği. Pekin'in dünya sahnesinde daha iddialı hale gelmesi, özellikle de Rusya'da Vladimir Putin'e verdiği destekle dikkat çekiyor. Gerçekten de bölgenin Rus enerjisine olan bağımlılığı ve Ukrayna'nın işgalinden sonra bu bağımlılıktan kurtulma mücadelesi jeopolitik açıdan bir ibretlik öykü.

Avrupa Birliği'nde Almanya ve Fransa çatlağı

Fransa ve Almanya Çin'den ayrışmaya karşı çıkarken, AB de Çin'in ithalatına olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor. Ancak AB'nin en büyük iki üyesi, son derece karmaşık bir dengeyi sağlamaya çalışırken ayrıntılar konusunda görüş ayrılığına düşüyor.

Macron'un anlaşılamayan röportajı

Scholz geçen yıl Pekin'e yaptığı ziyaretin ardından Alman şirketlerini Asya'nın en büyük ekonomisine olan ilgilerini azaltmaya çağırdı ve hükümeti de yatırım finansmanını azalttı. Macron ise kendisine bir devlet ziyafetinde yıldız muamelesi yapıldıktan sonra Şi'nin Tayvan'ı Pekin'in kontrolüne geri getirme hırsını teşvik ettiği düşünülen bir röportaj verdi. Macron'un röportajı öylesine büyük eleştirilere maruz kaldı ki röportajın tercümesinin doğru yapılmamış olabileceği de akıllara geldi.

Tayvan'dan Avrupa'ya Çin uyarısı

Tüm bu yaşananların ardından Fransız diplomatlar ortalığı sakinleştirmek için çalışmalarını yoğunlaştırırken, Birleşik Krallık yetkilileri bu tür yorumların Batı'nın birliğini tehlikeye attığını söyledi. Taipei'deki bir yetkili bu bölünmelerin Çin saldırganlığını cesaretlendireceğini söyledi. Bir Alman diplomat ise Çinlilerin Tayvan konusunda kesin bir tavır almaya çalıştıklarında doğrudan bu yorumlara atıfta bulunduklarını söyledi.

Bloomberg Economics'in baş Asya ekonomisti Chang Shu, "Macron'un aldığı olumsuz yorumlar orta yolu bulmanın giderek zorlaştığını gösteriyor" dedi.

Almanya 7 yılda Çin 6 ayda

Aynı gerilimler Baerbock'un gezisinin başında Tianjin'deki bir Alman rüzgar türbini üreticisinin dev montaj salonunu ziyaret ettiğinde de kendini gösterdi. Kendisine Almanya'da ortalama yedi yılda kurulabilen rüzgar jeneratörlerinin Çin'de altı ay ya da daha kısa sürede kurulabildiği söylendi.

Bir yetkiliye göre daha sonra İsviçreli bir bilişim uzmanı Baerbock'a Çin'deki gözetimin boyutlarını anlatırken Almanya Büyükelçiliği yakınındaki caddede bulunan farklı türdeki kamera ve sensörlere dikkat çekti ve heyete Çinli aktivistlerin tutuklanmasıyla ilgili bilgi verildi. Berlin'deki Çin Büyükelçiliği tutuklamalarla ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi.