Başkan Trump, Orta Doğu’da devasa bir askeri yığınak yapılması ve İran’a yönelik haftalarca sürebilecek olası bir hava harekatı için hazırlık emri verdi. Ancak Trump, 1979 devriminden bu yana İslam Cumhuriyeti’ne karşı girişilecek bu en saldırgan hamlenin gerekçelerini Amerikan kamuoyuna henüz detaylı bir şekilde açıklamadı.
Reuters'ın haberine göre, Trump’ın ikinci döneminin ilk 13 ayına damga vuran İran takıntısı, dış politikanın ve ham askeri güç kullanımının, hayat pahalılığı gibi halkın öncelikli sorunlarının önüne geçtiği en somut örnek olarak görülüyor.
Beyaz Saray içinde 'operasyon' çatlağı
Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Trump'ın sert söylemlerine rağmen yönetim içerisinde bir saldırı başlatılması konusunda henüz "oy birliğiyle destek" oluşmadığını belirtti. İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, danışmanların ekonomiye odaklanan kararsız seçmenlere "dikkati dağılmış bir mesaj" göndermekten çekindiğini vurguladı.
Cumhuriyetçi kampanya yetkilileri, Trump’ın vergi kesintileri, konut maliyetleri ve ilaç fiyatlarını düşürmeye yönelik programlar üzerinden kampanya yürütmesini istiyor. Buna karşılık Beyaz Saray’dan yapılan resmi açıklamada, Trump’ın dış politika gündeminin "Amerikan halkı için doğrudan kazanıma dönüştüğü" ve "Önce Amerika" ilkesiyle dünyayı daha güvenli hale getirdiği savunuluyor.
'Sonsuz Savaşlar' vaadi ve siyasi riskler
Cumhuriyetçi stratejist Rob Godfrey, İran ile girilecek uzun süreli bir çatışmanın siyasi bir felaketle sonuçlanabileceği uyarısında bulunuyor. Godfrey, "Başkan, kendisini adaylığa taşıyan tabanının 'sonsuz savaşları' bitirme sözüne sadık olduğunu ve dış müdahalelere şüpheyle yaklaştığını unutmamalı" değerlendirmesini yaptı.
Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu deviren operasyona destek veren "MAGA" hareketi, çok daha çetin bir rakip olan İran konusunda bölünmüş durumda. 2024 seçimlerini enflasyonu düşürme ve dış çatışmalardan kaçınma vaadiyle kazanan Trump, anketlere göre yüksek fiyatlar konusunda seçmeni ikna etmekte hala zorlanıyor.
Belirsiz strateji: Irak işgali ile farklar
Analistler, Trump’ın olası bir saldırı için sunduğu gerekçelerin değişken ve belirsiz olduğunu vurguluyor. Başlangıçta protestolara yönelik baskıları gerekçe gösteren Trump, son dönemde taleplerini nükleer programın sonlandırılması ve "rejim değişikliği" söylemi üzerine kuruyor.
Bu belirsizlik, 2003 yılında Irak'ın işgali öncesinde George W. Bush yönetiminin yürüttüğü kapsamlı kamuoyu bilgilendirme süreciyle tezat oluşturuyor. Bush'un istihbarat hatalarına rağmen hedefleri netti; Trump cephesinde ise hava saldırılarının rejim değişikliğini nasıl sağlayacağına dair somut bir plan sunulmuş değil.
Kasım ayındaki seçimler, Cumhuriyetçilerin Kongre’deki hakimiyetini belirleyecek. Herhangi bir kanadın kaybedilmesi, Trump’ın başkanlığının son yıllarında büyük bir engel teşkil edebilir. Kararsız seçmenler ve Trump’ın sadık tabanı, Başkan’ın bu tehlikeli dış politika kumarında yapacağı açıklamayı bekliyor.