15 Ağustos 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 15.08.2026 18:07 | Son Güncelleme: 15.08.2026 18:43

İntihal iddiaları sonrası istifa etmişti: Cambridge'in en genç siyah profesörü Jason Arday hayatını kaybetti

Doktora tezinde intihal suçlamalarının ardından geçtiğimiz hafta istifa eden Cambridge Üniversitesi tarihinin en genç siyah profesörü Jason Arday yaşamını yitirdi
Fotoğraf: Kim Lang
Fotoğraf: Kim Lang
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Cambridge Üniversitesi tarihinin en genç siyah profesörü olarak 2023’te göreve başlayan ve akademik çalışmalarına yönelik intihal iddialarının ardından geçtiğimiz hafta istifa eden 41 yaşındaki Jason Arday hayatını kaybetti. Londra polisinden yapılan açıklamada, Arday'in cansız bedeninin, ihbar üzerine gidilen Battersea bölgesindeki bir adreste bulunduğu belirtildi. Açıklamada, Arday'in ölümü şu aşamada 'beklenmedik' olarak değerlendirilse de şüpheli bir durumun bulunmadığı, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.

Başbakan Burnham: Birçok açıdan bir trajedi

Cambridge Üniversitesi Rektör Yardımcısı Deborah Prentice, “Bu trajik haberi almaktan derin bir üzüntü duyuyoruz” dedi.

İngiltere Başbakanı Andy Burnham, genç akademisyenin ölümünü trajedi olarak nitelendirdi. Burmham, "Bu birçok açıdan bir trajedi, ama özellikle Jason'ı tanıyan herkes için, elbette ailesi ve arkadaşları için. Bugün onları düşünüyoruz" diye konuştu.

"Dezenformasyon kampanyası çok ağır geldi"

Jason Arday’in ailesinin açıklamasında ise, intihal iddiaları üzerinden yürütülen 'dezenformasyon kampanyası'nın Arday’in üzerinde baskı oluşturduğu belirtilerek, “İnsanların içindeki en iyiyi görmeye her zaman çalışan nazik bir insan olan Jason için dezenformasyon kampanyası çok ağır geldi” denildi.

İntihal iddialarının ardından istifa etmişti

Jason Arday, akademik çalışmalarına yönelik intihal iddiaları üzerine geçtiğimiz hafta 'derhal geçerli olmak üzere' istifa etmişti.

Arday’in doktora tezindeki 100’den fazla pasajın, akademisyen Paula Zwozdiak-Myers’ın altı yıl önce yayımlanan teziyle benzerlik taşıdığı öne sürülmüştü. Cambridge Üniversitesi, Arday’in akademik nitelikleri ve fahri görevleri hakkında ulaşılan yeni bilgiler üzerine inceleme başlatıldığını açıklamıştı. Üniversite ayrıca akademik usulsüzlük konusunda yapılan başka şikâyetlerin de araştırma etiği politikası kapsamında değerlendirildiğini bildirmişti.

İntihal iddialarını, kendisini “ırk realisti” olarak tanımlayan ABD’li araştırmacı Nathan Cofnas gündeme taşımıştı. Cofnas’ın Cambridge’e bağlı Emmanuel College’daki görevi, gerçek bir liyakat düzeninde siyahların spor ve eğlence dışındaki yüksek profilli görevlerin neredeyse tamamından kaybolacağını savunan yazısının tepki çekmesinin ardından sonlandırılmıştı. Üniversitenin yürüttüğü incelemede ise Cofnas’ın görüşlerinin birçok kişi tarafından saldırgan bulunduğu ancak ayrımcılık veya taciz oluşturmadığı ve üniversitenin ifade özgürlüğü kurallarını ihlal etmediği sonucuna varılmıştı.

Akademisyenin 2018’de yayımlanan iki makalesi ile 2020’de yayımlanan bir başka çalışmasında daha önce düzeltmeler yapıldığı iddia edilmişti. Arday’in doktorasını tamamladığı Liverpool John Moores Üniversitesi ise daha önce tez hakkında inceleme yürütmüş ve intihal veya akademik usulsüzlük bulunmadığı sonucuna ulaşmıştı.

"Hatalarım var ama yalancı değilim"

Arday, The Times’a verdiği röportajda çalışmalarında hatalar bulunduğunu kabul ederek bunların sorumluluğunu üstlendiğini söylemişti. Ancak kendisine yöneltilen yalancılık suçlamasını reddetti.

Cambridge’e atanmasından bu yana görevinden uzaklaştırılması amacıyla organize bir kampanya yürütüldüğünü savunan Arday, bunun ırksal nedenlere dayandığını ileri sürmüştü. İlk dönem akademik çalışmalarındaki bazı hataları otizmiyle ilişkilendiren Arday, bilgileri anlamlandırabilmek için taklit yöntemine başvurduğunu belirtmişti.

Arday istifa açıklamasında, hakkındaki kamuoyu incelemesi ve kişisel saldırıların dayanılmaz bir noktaya ulaştığını, ailesi ve kendi sağlığı için görevinden ayrılma kararı aldığını söylemişti. İstifasının, iddiaları kabul ettiği yönünde yorumlanmaması gerektiğini dile getiren Arday, iyileşmek için kendisine zaman ayırdıktan sonra geri döneceğini ifade etmişti.

Arday’in akademik çalışmalarının yanı sıra yardım amacıyla gerçekleştirdiğini açıkladığı sportif faaliyetler de sorgulanmıştı. Arday daha önce 35 günde 30 maraton, üç günde 300 mil ve koşu bandında altı günde 600 mil koştuğunu açıklamıştı. Bu faaliyetlerle yardım kuruluşları için 5 milyon sterlinden fazla bağış topladığını belirtmişti. Arday, The Guardian’a 5 milyon sterlinlik bağışın tek başına değil, farklı kişilerin katılımıyla 20 yıllık bir süreçte toplandığını söylemiş ancak gizlilik sözleşmeleri nedeniyle bu kişilerin isimlerini açıklamamıştı. Koşu bandındaki 600 millik mesafeyi de altı değil, dinlenme günleriyle birlikte 12 günlük sürede tamamladığını belirten Arday, diğer koşu derecelerine ilişkin açıklamalarının ise arkasında durmuştu.