İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesini hedef alan çatışmalar yedinci ayına girmek üzereyken Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşma yaptı. Pezeşkiyan konuşmasında "Aylardır İran'da insanlar topraklarını savunmak için sokakta duruyor. İsrail ve ABD tarafından eğitilmiş gruplar güvenliği tehdit ediyor" açıklamasını yaptı.
Konuşmasına doğrudan Trump’ın iddialarını hedef alarak başlayan Pezeşkiyan, "ABD Başkanı bizi terörist olarak nitelendirdi. Oysa biz terörizmin kurbanı olduk" ifadelerini kullandı.
İran’ın baskılara karşı boyun eğmediğini vurgulayan Pezeşkiyan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Boyun eğmedik ve karşılık verdik; ancak sivil nüfusu asla hedef almadık. Biz yalnızca kendimizi savunduk, biz terörist değiliz."
Pezeşkiyan konuşmasında geride kalan aylarda hedef alınan bir okulda hayatını kaybeden kız çocuklarını da hatırlattı.
Pezeşkiyan şunları söyledi:
"Ben, kelimenin tam anlamıyla bir okulun bombalandığı bir İran'dan geliyorum. Görüyorsunuz, bu çocuklar; bu çocuklar Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından kullanılan silahların bombaları altında can verdi. Onlar masumdu, hiçbir suç işlememişlerdi."
ABD heyeti salonu terk etti
Pezeşkiyan’ın ABD ve İsrail’in askeri eylemlerini sert bir dille eleştirdiği ve meşru müdafaa vurgusu yaptığı anlarda, BM Genel Kurul salonunda bulunan ABD heyeti oturumu terk etti.
The U.S. delegation walked out of the UN General Assembly as @drpezeshkian spoke about U.S. crimes. pic.twitter.com/zgBmZ2YMQK
— Tehran Times (@TehranTimes79) September 23, 2026
Pezeşkiyan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"Boyun eğmedik ve karşılık verdik; ancak sivil nüfusu asla hedef almadık. Birilerinin bu su yoluna (Hürmüz) serbestçe erişip kendi çıkarlarını sağlarken, aynı su yolunu bize saldırı düzenlemek, güvensizlik dayatmak ve kendi sularımıza erişimimizi engellemek için kullanmasına izin veremeyiz. Savaşın genişlemesi kimseye güvenlik getirmeyecektir.
Filistin’deki durum, uluslararası toplumun vicdanında açık bir yara ve sivil acılarını önlemedeki uluslararası mekanizmaların başarısızlığının bir simgesidir. Filistin’i görmezden gelerek barıştan söz edemeyiz.
Filistin için adalet sağlanmadan Batı Asya’da kalıcı barış imkansızdır
Terör estirenler ve suç işleyenler mi barış ve istikrarın koruyucusu? Onlar uluslararası hukukun hiçbirine uymadı. İran son iki yüzyıldır hiçbir ülkeye veya toprağa saldırmamıştır; askeri gücümüz tamamen savunma odaklıdır.
Nükleer teknoloji konusu
Nükleer teknolojiyi yalnızca enerji ve kalkınma amacıyla istiyoruz, askeri nedenlerle değil. Boyun eğmeyeceğiz ve doğuştan hakkımız olan bu haktan vazgeçmeyeceğiz.
Açıkça ifade ediyoruz: Nükleer silaha hayır, barışçıl nükleer teknolojiye kısıtlamaya hayır! Barışımız savaş meydanlarında gelmeyecek; İran halkına ve milletine hak ettiği güvenliği vermek zorundalar."
21. yüzyılda sadece güçlünün ve zorbanın iktidar olduğu dönemlere dönmemeliyiz. Askeri gücün meşruiyetin yerine geçtiği, terörizmin siyaset ve müzakerenin yerine geçtiği bir dünyaya geri dönmemeliyiz.
Biz dünyaya çağrı yapıyoruz. Zayıflıktan değil, kendi gücümüze ve dik duruşuma güvenerek davette bulunuyoruz. Ya hep birlikte güvenliği inşa ederiz ya da hep birlikte güvensiz bir ortamda yaşarız. Hiçbir insanın kenara atılmadığı bir dünya istiyoruz. Gücün dilini kabul etmeyeceğiz, müzakere için hazırız.
Savaşı bize dayatıyorlar ancak biz savaşmaktan, doğası gereği savunma amaçlı olan bir savaştan korkmadığımızı kanıtladık. Vatanımızı, canımız İran'ı son nefesimize kadar savunacağız."
Kaynak: Gazete Oksijen



