ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara harekâtı öncesinde Orta Doğu’ya binlerce asker sevk ettiğine dair haberlerin ardından, İran Ulusal Savunma Konseyi misilleme olarak Basra Körfezi’ni mayınlayabileceği uyarısında bulundu.
RT'de yer alan habere göre, İran’a yönelik savaşın ikinci haftasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı yakınlarında İran’a ait 16 mayın döşeme teknesinin imha edildiğini açıkladı. Söz konusu teknelerin insansız olduğu belirtildi.
Deniz mayınlarının temizlenmesinin son derece zor olması, böyle bir adımın Tahran’a Basra Körfezi’ndeki deniz yolları üzerinde önemli bir kontrol sağlayabileceği ve ABD-İsrail’in olası bir rejim değişikliği girişiminin maliyetini artırabileceği değerlendiriliyor.
Pazartesi günü yayımlanan resmi açıklamada İranlı yetkililer, böyle bir durumda “Basra Körfezi’ndeki tüm erişim yollarının ve kıyı bölgelerinin doğal olarak mayınlanacağını” ve bunun deniz trafiğini uzun süre aksatabileceğini belirtti.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği üzerinde hâlihazırda önemli bir etkisi bulunuyor. Tahran’ın insansız hava araçları ve kısa menzilli füzelerle gemileri hedef alabilme kapasitesi, “dost olmayan” ülkelerin ticari gemileri için geçişi riskli hale getiriyor.
ABD ise küresel enerji piyasasında ek şoklara yol açmamak adına İran’a ait gemilere müdahale konusunda temkinli davranıyor. Bu çerçevede İran petrol ihracatına yönelik bazı muafiyetlerin sürdüğü ifade ediliyor.
Mayın kullanımının riskleri
Geniş çaplı bir mayın döşeme operasyonunun, çatışmanın sonucundan bağımsız olarak tüm taraflar için deniz trafiğini uzun süre kesintiye uğratabileceği belirtiliyor.
ABD askeri tahminlerine göre İran’ın envanterinde 5 binden fazla deniz mayını bulunuyor. Bunlar arasında deniz tabanına sabitlenen ya da su yüzeyinde sürüklenen temas mayınları ile gelişmiş sensörlerle donatılmış ve tespiti daha zor olan dip mayınları yer alıyor. Daha küçük mayınların karmaşık sistemlere ihtiyaç duyulmadan yerleştirilebildiği, İran’ın bazı mayınları doğrudan kıyıdan bırakmayı planladığı ifade edildi.
Körfez ve Tanker savaşında da kullanıldı
Geniş bir mayın sahasının temizlenmesi ise uzun ve zorlu bir süreç gerektiriyor. 1991 Körfez Savaşı sırasında Irak güçlerinin döşediği yaklaşık bin mayının temizlenmesi, ABD öncülüğündeki koalisyonun onlarca gemiyle yürüttüğü yaklaşık iki aylık bir operasyonla mümkün olmuştu.
Basra Körfezi, 1980’lerin sonundaki “tanker savaşı” döneminde de benzer bir kriz yaşamıştı. İran-Irak savaşı sırasında taraflar ticari gemileri hedef alarak karşılıklı ekonomik zarar vermeye çalışmış, bu durum Kuveyt gibi tarafsız ülkeleri de etkilemişti.
Bu dönemde İran, hava saldırılarına daha fazla başvuran Irak’tan farklı olarak deniz mayınlarını da içeren çeşitli deniz savaş yöntemleri denedi. ABD’li deniz araştırmacısı Ronald O’Rourke’a göre, sayıca sınırlı olsa da mayın saldırıları İran’ın taktiklerinin önemli bir parçasını oluşturdu.
Nisan 1988’de ABD donanmasına ait USS Samuel B. Roberts fırkateyninin İran mayınına çarpması, dönemin en dikkat çekici olaylarından biri oldu. Gemi ağır hasar alırken 10 mürettebat yaralandı. ABD, buna karşılık İran gemileri ve petrol platformlarına saldırılar düzenledi.
Washington’un İran’a yönelik bir kara harekâtına girişip girişmeyeceği ise belirsizliğini koruyor. Askeri analistler, binlerce askerden oluşan bir konuşlandırmanın geniş çaplı bir operasyon için yetersiz kalacağını, sınırlı hedeflere yönelik bir harekâtın ise ABD güçlerini İran’ın karşı saldırılarına açık hale getirebileceğini belirtiyor. Ayrıca böyle bir adımın siyasi maliyetinin yüksek olacağı ve ABD Başkanı Donald Trump üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade ediliyor.

