13 Nisan 2024, Cumartesi
Haber Giriş: 28.12.2022 08:37 | Son Güncelleme: 28.12.2022 08:52

İsrail, İstanbul Sözleşmesi'ni neden onaylamıyor?

İsrail’de yeni başbakan olması beklenen Binyamin Netanyahu öncülüğündeki koalisyonun İstanbul Sözleşmesi’ne katılmamak için anlaştı. Resmi gerekçe açıklanmasa da ülke tarihinin en sağcı hükümeti olması beklenen koalisyonun sözleşmenin özellikle 59, 60 ve 61. maddelerine itiraz ettiği biliniyor
İsrail, İstanbul Sözleşmesi'ni neden onaylamıyor?

Haaretz gazetesinin Walla haber sitesinden aktardığına göre, Binyamin Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'nin, aşırı sağcı ortağı Dini Siyonizm partisi ile yaptığı koalisyon anlaşması kapsamında İstanbul Sözleşmesi'ni imzalamamak için anlaştı. Buna göre, tamamen sağ partilerden oluşan koalisyon, vardıkları anlaşmada, “yeni hükümetin İsrail'in, İstanbul Antlaşması'na katılımını onaylamayacağını” açıkça belirtti.

Avrupa Konseyi, İsrail'in sözleşmeye katılma başvurusunu nisanda onaylamış, ancak anlaşmanın imzalanmasına ilişkin kabine oylaması sağcı muhalefetin itirazları nedeniyle defalarca ertelenmişti. Göçmen karşıtlığıyla bilinen İçişleri Bakanı Adalet Şaked de İsrail'de ikameti olmayan şiddet mağdurlarına ikamet verilmesi ve mağdurlara tazminat sağlanması dahil olmak üzere anlaşmadaki birçok maddeye ilişkin endişelerini dile getirmişti.  Hatta İsrail Adalet Bakanı Gideon Sa'ar'a gönderdiği mektupta, çekincelerini dile getirmişti. Independent'ın haberine göre taraflar resmi itiraz gerekçelerini henüz paylaşmadı. Ancak İsrail medyasındaki haberlerde, gerekçelerin nisanda yapılan şikayetlerle aynı olduğu aktarıldı.

Özellikle 3 maddede çekince var

Bunlarda, sözleşmenin özellikle 59, 60 ve 61. maddelerine itiraz edildiği görülüyor. 59. maddede bir ülkede eşi ya da partnerine bağlı oturma iznine sahip kadınlara, şiddet görmeleri halinde eş ya da partnerlerinden bağımsız şekilde ikamet verilmesi öngörülüyor. 60. maddedeyse toplumsal cinsiyete dayalı şiddet gören kişilere kalıcı oturma hakkı tanınması talep ediliyor. Sözleşmenin 61. maddesinde de şiddet gören kadınların, insanlık dışı muameleye ya da cezalandırmaya maruz kalabilecekleri hiçbir ülkeye hiçbir şart altında gönderilmemesi isteniyor.

Göçmen akını korkusu

Şaked, bu maddelerin İsrail'in daha önce görmediği bir göçmen akınıyla karşı karşıya kalmasına neden olacağını savunmuştu. Radikal sağcılar, kalıcı oturum izni verilen kişilerin geri gönderilmesinin zorlaştırılmasını da eleştirmişti.

Ülke tarihinin en sağcı hükümeti

Son yıllarda erken seçim ve koalisyon krizi sarmalına girilen İsrail'de 1 Kasım'da yapılan erken genel seçimde, eski başbakan ve muhalefet lideri Binyamin Netanyahu'nun başını çektiği sağ bloktaki partiler, 120 sandalyeli Meclis'e 64 milletvekili göndererek açık bir zafer kazanmıştı. 29 Aralık’ta yemin ederek göreve başlaması beklenen yeni hükümetin, İsrail siyasi tarihindeki "en sağcı" hükümet olması bekleniyor.

İstanbul Sözleşmesi hakkında

Tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, katılan ülkelerin aile içi şiddetin önlenmesi, mağdurların korunması, kovuşturma ve politika koordinasyonu konularında sıkı yasalar çıkarmasını gerektiriyor. İstanbul Sözleşmesi, 2011 yılında resmen imzaya açılmasından beri 45 ülke ve Avrupa Birliği (AB) tarafından imzalandı. Ancak aralarında Ermenistan, Bulgaristan ve Macaristan'ın da bulunduğu bir dizi imzacı ülke bugüne dek sözleşmeyi onaylamaktan geri durdu, 11 Mayıs 2011'de İstanbul'da imzaya açıldığı için adını taşıyan sözleşmeyi ilk imzalayan ve onaylayan ülke olup 2014'te yürürlüğe sokan Türkiye de geçen yıl sözleşmeden çıktı.