Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi için ilk büyük kampanya konuşmasını ülkenin kuzeyindeki Hénin-Beaumont kentinde yaptı. Le Pen, konuşmasının merkezine konut ve hayat pahalılığı krizlerini yerleştirirken, “Fransızlar kendi ülkelerinde ilk sırada olacak” mesajı verdi.
Eski bir maden kenti olan Hénin-Beaumont'taki konuşmasında Le Pen, Fransız vatandaşlarına “ten rengi, dini veya kökeni ne olursa olsun” kendi ülkelerinde öncelik verilmesi gerektiğini savundu. Ulusal Birlik lideri, iktidara gelmesi halinde Fransız vatandaşlarının ülkede diğerlerinden daha fazla hakka sahip olacağını söyledi.
Le Pen, partisinin uzun süredir savunduğu “ulusal öncelik” politikasının özellikle sosyal konutlara erişimde uygulanacağını açıkladı. Böylece konut krizini, göç ve vatandaşlık politikalarıyla doğrudan ilişkilendiren yaklaşımını kampanyasının temel başlıklarından biri haline getirdi.
Enerji vergilerinde indirim vaadi
Le Pen, hayat pahalılığına ilişkin konuşmasında hem sosyal konut sistemindeki sorunları hem de özel konut piyasasındaki maliyetleri gündeme getirdi. Konut yapımını sınırladığını savunduğu çevresel ve idari düzenlemeleri eleştiren Le Pen, bu alanlardaki kısıtlamaların kaldırılmasını istedi.
RN liderinin ekonomik vaatlerinden biri enerji üzerindeki katma değer vergisinin düşürülmesi oldu. Le Pen, doğal gaz, elektrik ve kalorifer yakıtındaki KDV'nin yüzde 20'den yüzde 5,5'e indirilmesini vaat etti.
Vergilerin artmasına karşın kamu hizmetlerinin gerilediğini savunan Le Pen, “Vergiler ve harçlar ağırlaşırken Fransız vatandaşlarına sunulan hizmetler kötüleşiyorsa para nereye gidiyor?” diye sordu.
Le Pen'in konuşması aynı zamanda Ulusal Birlik içindeki liderlik tartışmalarının gölgesinde gerçekleşti. Başbakanlık için adaylığını koyan parti lideri Jordan Bardella mitingde konuşma yapmadı. Bunun yerine Le Pen, destekçilerine Bardella için “İyi ki doğdun” şarkısı söyletti. Bu görüntü, iki isim arasında olası gerilim söylentilerinin ardından parti içindeki birlik mesajı olarak değerlendirildi.
Hénin-Beaumont, RN'nin kalesi
Yaklaşık 26 bin kişinin yaşadığı Hénin-Beaumont, yıllar içinde Ulusal Birlik'in en güçlü olduğu bölgelerden biri haline geldi. Partinin belediye başkanı Steeve Briois, 14 yıldır görevde. Le Pen ise kentin bulunduğu Pas-de-Calais bölgesini 2017'den bu yana Fransa Ulusal Meclisi'nde temsil ediyor.
Le Pen'in bu bölgedeki siyasi geçmişi daha da eskiye uzanıyor. Siyasetteki ilk görevini 1998'de Nord-Pas-de-Calais bölgesinde bölgesel meclis üyesi olarak üstlendi.
Ulusal Birlik sözcüsü ve milletvekili Laurent Jacobelli, partinin bölgede güçlenmesini eski maden havzasındaki ekonomik ve sosyal dönüşüme bağladı. Jacobelli'ye göre bölge halkı küreselleşme ve kamu hizmetlerindeki gerileme nedeniyle hayal kırıklığına uğradı.
Ancak bölgedeki herkes bu tabloyu paylaşmıyor. Maden havzasındaki anti-faşist kolektifin üyeleri, pazar günü tren istasyonu önünde Le Pen karşıtı protesto düzenledi. Aktivistler, bölgede aşırı sağa kesin biçimde karşı çıkan çok sayıda kişinin bulunduğunu ve yüksek işsizliğin Ulusal Birlik'in göçmenleri ve diğer grupları “günah keçisi” ilan eden söylemiyle açıklanamayacağını söyledi.
'RN iktidarda ama herkes memnun değil'
Le Pen'in ziyaret ettiği gün kentte geleneksel bit pazarı da kurulmuştu. Yağmur nedeniyle Le Pen'in korteji iptal edilirken, kent sakinleri ve çevre bölgelerden gelenler ikinci el ürünlerin satıldığı pazara katılmayı sürdürdü.
Euronews'e konuşan bazı kent sakinleri Le Pen'e destek verdi. RN'nin yerel aktivistlerinden 19 yaşındaki Antoine, Le Pen'e oy vermenin ırkçılık anlamına gelmediğini savundu. Bazı yerel sakinler de Le Pen'i “ulusal çıkarları önceleyen” ve “halk için mücadele eden” bir lider olarak gördüklerini söyledi.
Kentte Le Pen'in destekçileri, belediyenin güvenlik, temizlik ve sosyal faaliyetler konusundaki performansını da övdü. Yerel yönetimin emlak vergisini birkaç kez düşürmüş olması da kent sakinlerinin dile getirdiği olumlu başlıklardan biri oldu.
Kentte 25 yıldır yaşayan emekli bir kadın, bazı kişilerin Ulusal Birlik iktidara gelirse Arapların ülkeyi terk edeceğini düşündüğünü ancak bölgede çok sayıda Cezayirli, Faslı ve Tunuslu işletme sahibi bulunduğunu söyledi. Kendilerinin de Fransız vatandaşı olduğunu belirten kadın, kentte farklı toplulukların birlikte yaşayabildiğini ifade etti.
İspanyol-Faslı bir işletme sahibi olan Sana ise Le Pen'in kamusal alanlarda başörtüsünü yasaklama önerisine karşı çıktığını söyledi. Sana, başörtüsü kullanmadığını ancak diğer kadınların hakları açısından böyle bir düzenlemeyi kabul edemeyeceğini belirtti.
Le Pen'in adaylığı mahkeme kararının ardından geldi
Le Pen, 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olacağını, hakkındaki zimmete para geçirme davasına ilişkin temyiz süreci devam ederken açıkladı.
Paris İstinaf Mahkemesi temmuz ayında Le Pen hakkındaki mahkumiyeti büyük ölçüde korudu ancak cezayı değiştirdi. Le Pen, Avrupa Birliği fonlarını zimmete geçirme davasında elektronik kelepçeyle infaz edilecek bir yıl hapis cezasına ve kamu görevinden men cezasına çarptırıldı.
Mahkeme, toplam 45 aylık siyasi yasak kararının 30 ayını erteledi. Aynı karar Le Pen'in 2027 cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olmasının önünü de açtı.
Le Pen, kararın ardından cumhurbaşkanlığına adaylığını açıkladı ve Fransa'nın en yüksek yargı organı olan Yargıtay'a başvuracağını duyurdu.
Hénin-Beaumont'taki ilk büyük kampanya konuşmasıyla Le Pen, 2027 yarışının ekonomik gündemini de belirlemeye çalıştı: hayat pahalılığı, konut ve enerji maliyetleri. Ancak bu başlıkları, Ulusal Birlik'in temel siyasi çizgisi olan “ulusal öncelik” politikasıyla birlikte sunması, kampanyanın ekonomik vaatlerle göç ve vatandaşlık tartışmalarını aynı zeminde buluşturacağını gösterdi.
Kaynak: Gazete Oksijen

