Türkiye’nin İran’a yönelik olası kriz senaryoları için hazırlık yaptığı ve en kötü ihtimalde İran tarafında tampon bölge oluşturmayı değerlendirdiği öğrenildi. Middle East Eye’ın aktardığına göre, üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkilileri perşembe günü TBMM’de milletvekillerine kapalı oturumda brifing verdi. Oturuma katılan iki isim, Ankara’nın “İran’da hükümet çöküşü” dahil farklı senaryoları ele aldığını aktardı.
Bir katılımcı, Türk yetkililerin “tampon bölge” ifadesini kullandığını iddia ederek, amaçlarının “yeni bir göç dalgasının Türkiye’ye girişinin engellenmesi” olduğunu söyledi.
İkinci katılımcı ise “tampon bölge” ifadesinin açıkça kullanılmadığını belirtti ancak yetkililerin olağan tedbirlerin ötesine geçme niyetinde olduğunu vurguladığını aktardı:
“İran tarafında olası göçü orada tutmak için her şeyin yapılabileceğini söylediler.”
Sınırda gelişmiş güvenlik şeridi
Milli Savunma Bakanlığı, bu ay başında yaptığı açıklamada İran sınırındaki güvenlik önlemlerinin artırıldığını duyurmuştu. 560 km’lik sınır hattında:
- 203 elektro-optik kule,
- 43 asansörlü gözetleme kulesi,
- 380 km’lik modüler beton duvar,
- 553 km hendek hattı bulunduğu aktarıldı.
Bakanlık ayrıca geride kalan günlerde sınır bölgelerinin 7/24 İHA, SİHA, keşif uçakları ve sensörlerle izlendiğini belirtti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, cuma günü yaptığı açıklamada Türkiye’nin İran’a dış müdahaleye sıcak bakmadığını belirterek Washington’u “diplomatik kanalları işletmeye” çağırdı.
ABD-İran gerilimi ve askeri yığınak
ABD Başkanı Donald Trump’ın protestolar sırasında Tahran’a önce tehdit yönelttiği, daha sonra görüşmeye açık olduğunu söylediği aktarıldı. Middle East Eye'a konuşan Körfez kaynaklarına göre Washington, “yüksek rütbeli” İranlı yetkililere yönelik nokta atışı saldırıları değerlendiriyor.
Son günlerde ABD’nin savaş uçakları, hava savunma sistemleri, savaş gemileri göndererek bölgedeki varlığını artırdığı, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin Orta Doğu sularına ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

Ankara’nın Irak ve Suriye nedeniyle deneyimlediği göç tecrübesi
Ankara, 2003 Irak işgali ve 2011-2024 Suriye iç savaşı sonrası yaşadığı sonuçlar nedeniyle rejim değişikliği operasyonlarına karşı temkinli.
Yüzbinlerce Suriyeli mültecinin Türkiye’ye geçişi; enerji, ticaret ve kamu hizmetlerinde baskı yaratmıştı. Şu anda Türkiye’de resmi verilere göre 2,7 milyon Suriyeli bulunuyor.
Türkiye, İsrail-İran savaşı ihtimalinde 1 milyon İranlının sınıra yönelebileceğini değerlendiriyor. Aynı kaynaklar Ankara’nın artık “açık kapı politikası uygulamayacağını” belirtiyor. Şu anda İran vatandaşları vizesiz Türkiye’ye gelebiliyor.
‘Azeri Türkleri’ için istisna yapılabilir mi?
Türkiye açısından planları zorlaştıran konulardan biri, İran’da en az 12 milyon Azerbaycan Türkü bulunması. Bu grubun kitlesel olarak sınıra dayanması halinde, Türkiye iç kamuoyundan “kabul edilsinler” yönünde baskı doğabileceği ifade edilse de bu konunun nasıl yönetileceği şimdilik belirsiz.
Kaynak: Gazete Oksijen




