Avrupa ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki geri adımına rahat bir nefes almışken, hedef şimdi Kanada oldu. ABD yönetimi, ülkenin batısında yer alan ve ulusal petrol üretiminin yüzde 90’ını karşılayan enerji merkezi Alberta eyaletini gündemine aldı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 22 Ocak’ta İsviçre’nin Davos kentindeki ziyareti sırasında “Alberta, ABD için doğal bir ortak” ifadelerini kullandı. Bu sözler, bağımsız bir eyaletten bahsediyormuş gibi dikkat çekti.
MAGA etkisi ve ayrılık girişimi
Bessent, açıklamasını MAGA etkileyicisi Jack Posobiec’e yanıt olarak yaptı ve “İnsanlar konuşuyor. Halk egemenlik istiyor. ABD’nin sahip olduklarını istiyorlar” dedi.
Le Monde'un haberine göre ocak ayı başında Alberta eyaletinde başlatılan girişim kapsamında yaklaşık 178.000 imza toplandı ve soruluyor:
“Alberta, Kanada’dan ayrılıp bağımsız bir devlet olmalı mı?”
Eyalet içindeki bu hareketin nedeni tam olarak ne?
Bu hareketin köklü bir geçmişi olsa da, hala küçük bir azınlığa dayanıyor. Amaç ABD’ye katılmak değil; federal karar alma mekanizmalarında sesi duyulmayan ve ülkeye orantısız vergi ödediğini düşünen Alberta halkının hayal kırıklığı. Alberta, yoğun petrol üretimi olmasına rağmen yeterli pazara erişemiyor ve ekonomik zorluklar yaşıyor.
Tarihsel 'uyanış'
MAGA ekosistemi, bu siyasi fırsatı kullanarak Kanada’yı istikrarsızlaştırmaya çalışıyor. İmza kampanyası Mayıs başına kadar sürecek. Trump, aylar boyunca ülkenin tamamını “51. eyalet” haline getirme fikrine atıfta bulundu. Ancak Kanada’da Trump’ın açıklamaları tam tersi bir etki yarattı: Ülke içinde patriotizm yükseldi ve ABD’ye karşı ekonomik, siyasi ve askeri kırılganlıkların tarihsel farkındalığı ortaya çıktı.
Albertalı yetkililerle yakın temas
Son aylarda Alberta yetkilileriyle siyasi temaslar yoğunlaştı. Eyaletin muhafazakar başbakanı Danielle Smith, referandum başvurusunu anayasal uygunluğunu kontrol etmeden kuralları değiştirerek onayladı. Smith, Trump yanlısı çevrelerle yakın ilişkilerini sürdürüyor ve ülkesindeki diğer yetkililerin aksine ABD Başkanını açıkça eleştirmiyor.
Ocak 2025’te Smith, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden günler önce Florida’daki Mar-a-Lago’daki ikametgahında Trump ile görüştü. Kasım ayında Alberta Cumhuriyetçi Partisi lideri Cameron Davies, ABD’ye giderek MAGA yıldızları Tucker Carlson ve Megyn Kelly ile bir araya geldi.
Steve Bannon ve MAGA podcastinin rolü
Bu yakınlaşma son haftalarda Steve Bannon’ın programında yeni bir boyuta ulaştı. MAGA hareketinin ideolojik bekçisi ve eski Trump danışmanı Bannon, podcast’inde sık sık Kanada’yı tartıştı. Kanada’nın “ABD’nin hayati ulusal güvenlik çıkarları” kapsamında olduğunu ancak giderek daha düşmanca bir hal aldığını belirtti. Bannon, nüfusun yüzde 25’inin yabancı doğumlu olduğunu da vurguladı.
Bannon’ın asıl kaygısı, Arktik bölgesinin Çin etkisine açık olmasıydı. Kanada’nın “bir sonraki Ukrayna” olabileceğini iddia etti. Ona göre Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Pekin ile imzaladığı ticaret anlaşması, Çin Komünist Partisini yatıştırmak anlamına geliyor ve Carney “küreselci” olarak nitelendiriliyor. Trump, Truth Social’da Çin’in Kanada’yı bir yıldan kısa sürede “yutacağını” da ekledi.
Davos ve Trump'ın tepkisi
Davos’ta Carney’nin övgüyle karşılanan konuşması, Trump ve çevresi tarafından olumsuz karşılandı. Trump, “Kanada, ABD sayesinde yaşıyor” dedi ve Grönland ile Kanada’yı ABD bayrağıyla kaplı bir harita paylaştı. İsviçre’den dönüşünde ise, Gazze Şeridi’nin yeniden inşasına odaklanan ilginç bir diplomatik oluşum olan “Barış Kurulu”na Carney’nin davetini iptal etti.
Kaynak: Gazete Oksijen



