Yunanistan, Avrupa Birliği içinde Donald Trump’a karşı mesafeli yaklaşımın güçlendiği bir dönemde ABD ile ilişkilerini belirgin biçimde yeniden konumlandırıyor. Atina yönetimi, Washington ile bağlarını yalnızca diplomatik değil, güvenlik mimarisi ve enerji politikaları üzerinden de genişletme eğiliminde.
Politico'nun aktardığına göre bu sürecin merkezinde Başbakan Kyriakos Miçotakis bulunuyor. Miçotakis, ABD’yi Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki en kritik güvenlik dayanağı olarak konumlandırırken, aynı zamanda Trump çevresiyle kurulacak olası siyasi uyumu da dış politika avantajı olarak değerlendiriyor.
ABD tarafında ise Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle bu yakınlaşmanın görünür aktörlerinden biri haline gelmiş durumda. Guilfoyle, göreve başlamasından bu yana ABD-Yunanistan ilişkilerini enerji yatırımları ve jeopolitik işbirliği ekseninde hızla yoğunlaştıran bir diplomatik hat izliyor.
Enerji: LNG ve sondajlarla yeni bağımlılık mimarisi
Yunanistan’ın ABD ile yakınlaşmasının en somut ayağı enerji alanında ortaya çıkıyor. Atina, ABD’li ExxonMobil ile imzaladığı anlaşma kapsamında ülke tarihinde 40 yılı aşkın süredir ilk kez büyük ölçekli açık deniz petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerini başlattı.
Bu adım, yalnızca ekonomik bir yatırım değil, aynı zamanda Avrupa’nın Rus gazına bağımlılığının azaltılması stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Yunanistan, ABD’nin Avrupa’ya yönelik “Rus enerjisini ikame etme” politikasında kritik lojistik merkezlerden biri haline gelmiş durumda.
Buna paralel olarak Atina, Ukrayna’ya LNG tedarikinde de Washington ile birlikte hareket ediyor. Bu hat, Yunanistan’ı Doğu Avrupa enerji güvenliğinde transit ülke konumuna taşıyor.
Güvenlik: ABD’nin Doğu Akdeniz’deki ileri karakolu
Yunanistan-ABD ilişkilerinin ikinci ayağı askeri güvenlik mimarisi üzerinden ilerliyor. ABD’nin Girit başta olmak üzere Yunanistan’daki askeri varlığı, Washington’un Doğu Akdeniz’deki operasyonel kapasitesinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Atina, bu varlığı Türkiye ile zaman zaman yaşanan gerilimler bağlamında stratejik bir denge unsuru olarak görüyor. Bu nedenle Miçotakis hükümeti, ABD ile savunma işbirliğini genişletme konusunda önceki dönemlere kıyasla daha agresif bir çizgi izliyor.
Çin faktörü: Pire Limanı üzerinden jeopolitik rekabet
Yunanistan’ın ABD’ye yakınlaşmasında Çin faktörü de belirleyici. ABD Büyükelçisi Guilfoyle’un Çin’in Pire Limanı’ndaki varlığını “sorunlu” olarak nitelendirmesi, iki ülke arasındaki ekonomik uyumun sadece yatırım değil, jeopolitik yönü olduğunu da ortaya koyuyor.
Bu söylem sonrası Yunanistan hükümeti, Atina yakınlarında ABD destekli alternatif bir liman geliştirme fikrini hızlandırdı. Ancak uzmanlar, bu projenin ekonomik ve çevresel açıdan uygulanabilirliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtiyor.
MAGA hattı: İdeolojik yakınlaşmanın kurumsallaşması
Yunanistan’daki dönüşüm yalnızca devlet düzeyinde değil, siyasi söylem düzeyinde de belirginleşiyor. Miçotakis’in liderlik ettiği Yeni Demokrasi Partisi, göç politikaları ve “Batı medeniyeti” vurgusu üzerinden ABD’deki Trump çizgisine paralel bir söylem geliştiriyor.
Yunan hükümetinin bazı üyeleri Trump’a açık destek verirken, göç politikalarını “yasadışı göçe karşı sert hat” üzerinden tanımlıyor. Bu söylem, Avrupa’daki ana akım merkez sağ çizgiden daha sağ bir pozisyona kayış olarak değerlendiriliyor.
Diplomatik sahnede Trump ziyareti ihtimali
Washington ile Atina arasındaki yakınlaşmanın sembolik zirvesi, Trump’ın Yunanistan’a olası ziyareti olacak. Ziyaretin gerçekleşmesi halinde Trump’ın Atina’da, hatta Akropolis’te bir konuşma yapması ihtimali gündemde.
Yunan hükümeti bu olasılığı, hem iç politikada meşruiyet hem de dış politikada ABD ile ilişkileri kurumsallaştırma fırsatı olarak görüyor.
Genel tablo, AB içinde farklılaşan çizgiyi işaret ediyor
Yunanistan’ın bu yönelimi, Avrupa Birliği içinde giderek belirginleşen bir ayrışmanın parçası. Birçok AB ülkesi Trump’a karşı mesafeli ve temkinli bir çizgi izlerken, Atina yönetimi ABD ile ilişkileri pragmatik bir jeopolitik zorunluluk olarak ele alıyor.
Bu yaklaşım, Yunanistan’ı AB içinde daha ABD-odaklı, güvenlik merkezli ve enerji diplomasisi ağırlıklı bir dış politika hattına yerleştiriyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

