17 Haziran 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 17.06.2026 14:28 | Son Güncelleme: 17.06.2026 14:51

Reuters, 5 maddede sıraladı: Trump, İran'daki hedeflerinin ne kadarını gerçekleştirebildi?

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının ardından başlayan çatışma sürecine dair Reuters analizi, Washington’ın ilan ettiği hedeflerle sahadaki sonuçlar arasında kısmi ve dengesiz bir tabloya işaret ediyor
Reuters, 5 maddede sıraladı: Trump, İran'daki hedeflerinin ne kadarını gerçekleştirebildi?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik hava saldırılarını başlatmasından kısa bir süre sonra, ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın balistik füze kapasitesini yok etmekten Tahran'ın asla nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaya kadar bir dizi hedef ortaya koymuştu.

Üç ayı aşkın bir süre sonra yürürlüğe giren barış anlaşmasının ardından Reuters, Trump'ın savaş öncesi hedeflerinin ne kadarını başarabildiğini merceğe aldı.

1. Füzeler ve dronlara ne oldu?

Savaştan önce İran, farklı tipte 2.500 ila 6.000 füze ile Orta Doğu'daki en büyük balistik stoğuna sahipti. Bunların bazıları, 2.000 kilometreye (1.240 mil) varan menzilleriyle İsrail'e ulaşma kapasitesine sahipti ve bazıları savunulması daha zor olan misket bombası savaş başlıkları taşıyordu.

İran aynı zamanda, Rusya tarafından Ukrayna'ya karşı ve Tahran tarafından da kullanılan tek yönlü Shahed dronu başta olmak üzere, uzun menzilli dronların da büyük bir üreticisidir.

Savaşın ilk ayı geride kaldığında ABD'li kaynaklar Reuters'a bu cephaneliğin üçte birinin imha edildiğini, diğer üçte birinin ise muhtemelen hasar gördüğünü, yok edildiğini veya gömüldüğünü söylemişti.

ABD'li Amiral Brad Cooper, 14 Mayıs'ta Kongre'ye verdiği demeçte, İran'ın füze ve uzun menzilli dron üretme ve stoklama kabiliyetinin yıllarca geriye götürüldüğünü söyledi. Çatışma sırasında İran'a ait 1.500'den fazla füze ve 6.000 dronun ABD ve müttefikleri tarafından engellendiğini belirtti.

İran'ın elinde ne kadar füze kaldığı belirsizliğini koruyor ancak ülke hala ABD müttefiklerine ulaşma yeteneğine sahip. En son 6 Haziran'da Kuveyt ve Bahreyn'e yaylım ateşi açtı ve 7 Haziran'da İsrail'e füze fırlattı. Bu ülkeler, saldırıların önemli bir hasara yol açmadığını söyledi.

2. İran'ın askeri gücü gerçekten zayıfladı mı?

ABD ordusu, İran'ın bölgede güç sergileme veya ABD operasyonlarını tehdit etme yönündeki konvansiyonel askeri yeteneğini zayıflattığını söylüyor.

Cooper Kongre'ye, ABD ordusunun 161 İran savaş gemisini imha ettiğini ve hava savunma sistemlerinin %82'sini devre dışı bıraktığını söyledi. Savaştan önce günde 100'e kadar sorti yapan İran hava kuvvetlerinin artık hiçbir uçuş görevi gerçekleştirmediğini belirtti.

Buna rağmen İran; sürat tekneleri, mayınlar, dronlar ve füze botları kullanarak dünya petrol ve doğal gaz arzının beş de birini taşıyan ticari gemileri sıkıştırarak çatışma süresi boyunca Hürmüz Boğazı'nı etkili bir şekilde kapatmayı başardı.

3. İran'ın nükleer kapasitesi azaltıldı mı?

Trump, ana hedefinin İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemek olduğunu defalarca dile getirdi. Tahran ise nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını ve bomba yapma niyetinin olmadığını tutarlı bir şekilde belirtti.

Ancak savaş, İran'ın nükleer kapasitesini önemli ölçüde değiştirmedi. ABD istihbaratı geçen ay, İran'ın bir nükleer silah üretmek için bir yıldan daha az bir süreye ihtiyacı olacağını tahmin etti; bu, Haziran 2025'te İran nükleer tesislerine düzenlenen saldırıların ardından ortaya koyulan takvimle aynı.

Cuma günü çerçeve anlaşması resmi olarak imzalandığında, İran'ın nükleer programı müzakereciler için merkezi bir konu olacak. Kaynaklara göre Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ülke dışına çıkarılması gerektiğini söylerken, İran'ın Dini Lideri Ayetullah Mücteba Hamaney bunun yurt dışına gönderilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

4. İran'ın vekil güçlerine ne oldu?

Trump, 2 Mart'ta Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, Tahran'ın güç sergilemek ve düşmanlarını taciz etmek için onlarca yıldır güvendiği Irak, Lübnan, Gazze ve Yemen'deki silahlı vekil grupları silahlandırmasına ve fonlamasına izin verilemeyeceğini söylemişti.

İran, savaşın başlangıcından bu yana bu gruplara olan desteğini durdurma konusunda hiçbir isteklilik göstermedi, ancak ABD askeri ve bağımsız değerlendirmeleri, İran'ın vekil ağının eskisinden çok daha az etkili olduğunu ortaya koydu.

Bunun büyük bir kısmı savaştan önce zaten başlamıştı. İsrail, 7 Ekim 2023'te kendi topraklarına düzenlenen saldırının ardından Gazze'deki Hamas'ın en üst düzey liderlerinin birçoğunu ve binlerce savaşçısını öldürdü; ayrıca Lübnan'daki Hizbullah milislerinin lider kadrosunun çoğunu da tasfiye etti. İran, 2024'te eski Cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın Suriye'deki yönetiminin çökmesiyle Hizbullah'ı ikmal etmek için kullandığı önemli bir kanalı da kaybetti. Yaptırımlar ve İran'ın ekonomik sıkıntıları da bu grupları fonlama kabiliyetini baltaladı.

Bu gruplar savaşta büyük bir rol oynamadı. Hamas, Gazze bölgesinden İsrail'e saldırmadı; Husiler ise Yemen'den Kızıldeniz taşımacılığını önemli ölçüde aksatmadı.

Hizbullah, 2 Mart'ta İsrail'e füze ve dronlar fırlatarak savaşa katıldı ve bu durum İsrail'in hava saldırıları ve Lübnan'da yaklaşık 3.700 kişinin ölümüne, 1.2 milyon kişinin yerinden edilmesine neden olan bir kara işgaliyle karşılık vermesine yol açtı. Çatışmalarda şu ana kadar yaklaşık 28 İsrail askeri ve dört sivil hayatını kaybetti.

Cooper Mayıs ayında Kongre'ye verdiği demeçte, İran'ın artık bu gruplara gelişmiş silahları güvenilir bir şekilde tedarik etme yeteneğine sahip olmadığını söyledi, ancak bunun ne anlama geldiğini detaylandırmadı.

5. İran'da rejime ne oldu?

Trump, savaş başlamadan önce İranlı protestocuları yöneticilerini devirmeye teşvik etmiş ve Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney'in 28 Şubat'taki ölümünün hükümeti ele geçirmek için "en büyük tek şansları" olduğunu söylemişti. 6 Mart'ta ise savaşın ancak İran'dan gelecek "KAYITSIZ ŞARTSIZ TESLİMİYET" ve bununla eşleşen yeni, "kabul edilebilir" bir liderle sona ereceğini belirtmişti.

Savaş İran'ın teokratik hükümetini yerinden etmeyi başaramamış olsa da Trump, Hamaney'in yerine oğlu Ayetullah Mücteba Hamaney'in geçmesi nedeniyle hedefine ulaştığını iddia etti. Trump, 29 Mart'ta yeni liderliği "yeni ve daha makul bir rejim" olarak nitelendirdi.

Trump, son haftalarda İranlı liderlerin devrilmesi yönündeki çağrılarını tekrarlamaktan kaçındı.

Kaynak: Gazete Oksijen