Suriye’de Beşar Esad yönetiminin devrilmesinin ardından Batı’yla yakınlaşma arayışına giren yeni hükümet, enerji tedarikinde Rusya’ya bağımlı kalmaya devam ediyor. Reuters’ın analizine göre Rusya’nın Suriye’ye petrol sevkiyatları bu yıl yüzde 75 artarak günlük yaklaşık 60 bin varile yükseldi. Bu artışla birlikte Moskova, daha önce başlıca tedarikçi olan İran’ın yerini aldı.
Reuters'ın aktardığına Suriye’nin petrol ihtiyacı, savaş sonrası dönemde üretimin düşük kalması nedeniyle büyük ölçüde ithalata dayanıyor. Ülkenin günlük enerji ihtiyacının 120 ila 150 bin varil arasında olduğu tahmin edilirken, yerli üretim 2025 itibarıyla yaklaşık 35 bin varilde kalıyor. Bu açığın önemli bölümü Rus sevkiyatlarıyla kapatılıyor.
Ancak bu ticaret, Şam yönetiminin Batı’yla ilişkilerini zorlayabilecek bir unsur olarak görülüyor. Analistler ve Suriyeli yetkililer, Rus petrolüne bağımlılığın hem siyasi hem de ekonomik riskler barındırdığını belirtiyor. Özellikle ABD ile Rusya arasında Ukrayna konusunda yaşanabilecek gerilimlerin, Suriye’nin bu ticareti sürdürmesini zorlaştırabileceği ifade ediliyor.
Suriye alternatif tedarikçiler bulmakta zorlanıyor
Öte yandan Suriye, alternatif tedarikçiler bulmakta zorlanıyor. Türkiye ile yürütülen petrol anlaşması görüşmelerinin sonuçsuz kaldığı belirtilirken, Körfez ülkeleriyle uzun vadeli anlaşmalar yapmanın da ülkenin sınırlı finansal kapasitesi nedeniyle güç olduğu kaydediliyor.
Petrol sevkiyatları, büyük ölçüde Batı yaptırımlarına tabi tankerlerden oluşan bir filo aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Bu süreçte gemiden gemiye transferler gibi yöntemlerle petrolün menşei gizlenmeye çalışılıyor. Uzmanlar, bu tür yöntemlerin Suriye’nin uluslararası ticari itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Suriye Merkez Bankası’nın 2011’den bu yana ilk kez New York’taki Federal Rezerv ile hesaplarını yeniden aktive etmesi, ülkenin küresel finans sistemine entegrasyonu açısından bir adım olarak görülse de enerji alanındaki bağımlılık kısa vadede değişecek gibi görünmüyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

