Fransa’da hafta sonu ülke geneline yayılan protestoların şiddet olaylarına dönüşmesi, hükümet üzerindeki baskıyı artırdı. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, güvenlik önlemlerindeki eksikliklerin sorumluluğunu üstlenerek istifasını sundu ancak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron istifayı kabul etmedi. Élysée Sarayı, güvenlik güçlerinin yönetiminde devamlılığın korunması gerektiğini bildirdi. Başbakan Sébastien Lecornu ise olayları değerlendirmek üzere kabineyi olağanüstü toplantıya çağırdı.
Nuñez, bazı kentlerde polisin olaylar karşısında kontrolü kaybettiğini ve protestolar öncesinde yeterli hazırlık yapılmadığını söyledi. Yaşananlardan kendisini sorumlu hissettiği için istifa teklifinde bulunduğunu belirtti.
Kabine olağanüstü toplanıyor
Yerel saatle 10.00’da başlaması planlanan toplantıda ekonomik durum, sigorta ve kolluk kuvvetlerinin müdahalesi ele alınacak. Protestoların ardından muhalefet partileri Nuñez’in istifasını istemişti. Macron’un istifayı reddetmesiyle hükümet, güvenlik yönetiminde mevcut kadroyla devam etme kararı aldı.
Yarım milyondan fazla kişi sokağa çıktı
Cumartesi günü ülke genelinde yarım milyondan fazla kişi hayat pahalılığını ve eğitim sistemindeki sorunları protesto etmek için sokağa çıktı. Eylül ortasında Paris’te öğrencilerin okul binalarının kötü durumunu ve öğretmen eksikliğini protesto etmesiyle başlayan gösteriler, zamanla diğer kentlere yayıldı. Öğretmenlerin, emeklilerin ve sendikaların da katıldığı eylemlerin büyük bölümü barışçıl geçti.
Paris’te 350’den fazla gözaltı
Pazar günü Paris’te ve pazartesinin ilk saatlerinde 350’den fazla kişi gözaltına alındı. Polis, başkentin merkezindeki Châtelet çevresinde küçük grupların mağazaları yağmaladığını ve en az beş işyerinin hedef alındığını bildirdi. Olaylara müdahale sırasında göz yaşartıcı gaz kullanıldı.
Protestoların arka planında eğitim koşullarının yanı sıra hayat pahalılığı ve ekonomik eşitsizlik bulunuyor. 2018’de hayat pahalılığına karşı başlayan Sarı Yelekliler hareketi de yeniden görünürlük kazandı.
Macron üzerindeki siyasi baskı artıyor
2027’de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde protestolar, Macron üzerindeki siyasi baskıyı da artırdı. Parlamento, üç siyasi blok arasındaki derin bölünme nedeniyle tıkanmış durumda. Aşırı sağcı Ulusal Birlik’in lideri Marine Le Pen ve Boyun Eğmeyen Fransa’nın lideri Jean-Luc Mélenchon, seçim tartışmalarının öne çıkan isimleri arasında yer alıyor.
Macron’un protestoların ardından yaptığı açıklama, hem muhalefetten hem de eski müttefiklerinden eleştiri aldı. Muhalefet, hükümetin güvenliği sağlayamamasına ve toplumsal taleplere somut yanıt verememesine tepki gösterdi. Eski başbakan Édouard Philippe de düzenin yeniden sağlanması için somut kararlar alınması gerektiğini belirtti. Yaşananlar, hükümetin hem ekonomik taleplere hem de güvenlik krizine yanıt verme baskısını artırıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen

