27 Nisan 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.04.2026 23:07 | Son Güncelleme: 26.04.2026 23:10

Seçim yenilgisi Macaristan'ı karıştırdı: Orban'a yakın isimler servetlerini yurt dışına kaçırmaya başladı

Viktor Orbán döneminin sona erdiği haberi Tuna kıyılarında saatler süren bir kutlamayı tetikledi. Sevinç gösterileri, insanlar birbirine sarılıp kutlama yaparken Macaristan genelinde yankılandı. Ancak bazıları için bu ezici yenilgi, telaşlı bir kaçışın başlangıcı oldu
Seçim yenilgisi Macaristan'ı karıştırdı: Orban'a yakın isimler servetlerini yurt dışına kaçırmaya başladı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Guardian’a konuşan kaynaklara göre, Orbán’ın 16 yıllık iktidarı boyunca servetlerini büyüten isimlerin ganimetlerini taşıdığı iddia edilen özel jetler Viyana’dan art arda havalanırken, diğer bazı kişiler varlıklarını yurtdışına yatırmak için yarışıyor. Bu arada Orbán’a yakın üst düzey isimlerin, MAGA bağlantılı kurumlarda iş bulma umuduyla ABD vizesi seçeneklerini araştırdığı belirtiliyor.

Bu gelişmeler, Macaristan’ın Orbán yönetiminden çıkışa hazırlanırken yaşadığı sarsıntının bir göstergesi. Orbán’ın 2010’da iktidara gelmesinden bu yana, kendisine ve Fidesz partisine yakın dar bir çevre, ülke ekonomisi ve AB fonlu kamu altyapı ihaleleri üzerindeki artan kontrol sayesinde büyük servetler edindi.

Seçimden bu yana Guardian, Orbán’ın iç çevresinden üç ismin varlıklarını yurtdışına taşımaya başladığını öğrendi. İki Fidesz kaynağına göre bu servetler Suudi Arabistan, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu ülkelerine aktarılırken, bazı isimler Avustralya ve Singapur’u hedefliyor.

Bu ay yapılan seçimde ezici bir zafer kazanan muhalefetteki Tisza partisinin lideri ve başbakan adayı Péter Magyar, Fidesz bağlantılı isimleri hükümeti göreve başlamadan önce servetlerini hesap verilebilirlikten kaçırmaya çalışmakla suçladı.

Magyar Cumartesi günü sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “Orbán bağlantılı oligarklar onlarca milyar forinti Birleşik Arap Emirlikleri’ne, ABD’ye, Uruguay’a ve diğer uzak ülkelere transfer ediyor” iddiasında bulundu. Başsavcıya, emniyet müdürüne ve vergi dairesi başkanına “suçluları gözaltına alma” ve iade ihtimali düşük ülkelere kaçmalarına izin vermeme çağrısı yaptı.

Magyar, ülkeyi terk etmesi beklenenler arasında Orbán’ın en yakın dostlarından biri olan ve kamu ihaleleri sayesinde yükselen servetiyle Macaristan’ın en zengin kişisi haline gelen Lőrinc Mészáros’un ailesinin de bulunduğunu söyledi.

“Birkaç oligark ailesinin ülkeyi çoktan terk ettiğine dair bilgiler aldım” diyen Magyar, “Bazı etkili ailelerin çocuklarını okullardan aldığı ve çıkış için güvenilir güvenlik personeli ayarladığı bildiriliyor” ifadelerini kullandı.

Servetin yurtdışına taşınması yarışı ilk olarak Macaristan’daki bağımsız gazeteciler tarafından gündeme getirildi. Araştırmacı platform Vsquare, Orbán’a yakın kilit isimlerin varlıklarını, Magyar hükümetinin olası dondurma, el koyma veya kamulaştırma adımlarından önce güvence altına almak istediğini yazdı. Haber sitesi 444.hu ise Mart ayında bu isimlerin varlıklarını Dubai’ye aktarmaya başladığını öne sürdü.

Vsquare, Orbán döneminde yaşananlara dair kısmi bilgiye sahip çok sayıda bürokrat ve kolluk görevlisinin bu süreci zorlaştırabileceğini, bunun da “çalıntı olduğu iddia edilen kamu servetinin geri kazanılması ve mali suç işleyenlerin tutuklanmasına yönelik yıllar sürebilecek bir sürecin zeminini hazırladığını” belirtti.

Magyar: Yağmalandık, talan edildik, ihanete uğradık

Seçimden bu yana Magyar, hükümetinin Fidesz dönemine damga vurduğunu savunduğu yolsuzluk ve kayırmacılıkla mücadele edeceğini defalarca dile getirdi. Seçimden sonraki gün gazetecilere konuşan Magyar, “Ülkemizin kaybedecek zamanı yok. Macaristan her açıdan zor durumda. Yağmalandı, talan edildi, ihanete uğradı, borçlandırıldı ve harap edildi. AB’nin en yoksul ve en yolsuz ülkesi haline geldik” dedi.

Yeni lider, Orbán’ın son haftalarında suç unsuru olabilecek belgelerin yok edildiğini de sık sık öne sürdü ve bir konuşmasında, “Bakanlıklardan, bağlı kurum ve şirketlerden geniş çaplı belge imhası yapıldığına dair giderek artan ihbarlar alıyoruz” dedi.

Belge imhası suçlamalarının yöneltildiği kurumlardan biri olan dışişleri bakanlığının başındaki Péter Szijjártó ise bu iddiaları “saçmalık” ve “akıl dışı” olarak niteledi. Bakanlık, yalnızca elektronik ortamda saklanan belgelerin önceden basılmış, gereksiz kağıt kopyalarının imha edildiğini savundu.

Seçim sonucu, Orbán’ın geleceğine dair soruları da beraberinde getirdi. Orban'ın yönetimi süresince eylemleri, Donald Trump yönetimi ve küresel aşırı sağ için ilham kaynağı olmuştu.

Orbán Cumartesi günü sosyal medyada yaptığı açıklamada parlamentoda yer almayacağını ancak “yenilenme sürecine liderlik etmek” için Fidesz’in başında kalmayı hedeflediğini söyledi.

AB’nin en uzun süre görev yapan liderinin, FIFA Dünya Kupası’nın başlangıcına yakın bir dönemde ABD’ye gitmesi ve birkaç hafta orada kalması bekleniyor. Fidesz’e yakın bir kaynak bu seyahatin 12 Nisan seçimlerinden çok önce planlandığını belirtti.

Orbán’ın tam olarak nereye gideceği bilinmezken, büyük kızı ve damadı geçen yaz New York’a taşındı.

Damadı István Tiborcz, 2018’de AB’nin dolandırıcılıkla mücadele ofisi Olaf’ın, Macar kasabalarına AB fonlarıyla sokak aydınlatması sağlanmasına ilişkin sözleşmelerde “ciddi usulsüzlükler ve çıkar çatışması” tespit ettiğini açıklamasıyla gündeme gelmişti.

Tiborcz’un temsilcisi, Temmuz ayında verdiği bir röportajı işaret ederek soruşturmayı siyasi motivasyonlu olarak niteledi. Konu, Orbán’a yakınlığıyla bilinen Macar savcılar tarafından da incelendi ve herhangi bir yasa ihlali bulunmadı.

Fidesz’e bağlı üst düzey diğer isimlerin de ABD’de Cumhuriyetçi Parti ile bağlantılı kurumlarda çalışmak amacıyla çalışma vizesine başvurduğu belirtiliyor. Washington’daki bir ABD hükümet kaynağı ve Fidesz içinden bir kaynak bu bilgiyi doğruladı.

ABD’li kaynak, “Bağlantı zaten var” diyerek Orbán ve Fidesz’in yıllar süren lobi faaliyetleri sayesinde MAGA hareketi içinde geniş bir ağ kurduğunu söyledi. Bu bağlar, seçim öncesinde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Budapeşte’ye gelerek Orbán’ın zayıflayan kampanyasına destek vermesiyle açıkça görülmüştü.

Seçimden günler sonra Macaristan’ın önde gelen araştırmacı gazetecilerinden Szabolcs Panyi, ABD’nin uzun süredir Orbán bağlantılı isimler için bir B planı olarak görüldüğünü söyledi. Bu durum, Orbán yönetiminin Moskova ile ilişkilerine dair soru işaretlerine rağmen gündemde kalmaya devam ediyor.

Panyi, “Trump yönetimi iktidarda kaldığı sürece, ABD bile Orbán rejiminin üst kademeleri için güvenli bir liman haline gelebilir” dedi.