01 Mart 2024, Cuma
Haber Giriş: 13.02.2024 13:40 | Son Güncelleme: 13.02.2024 13:50

The Guardian analizi: Netanyahu, Refah saldırılarını meşrulaştırmak için rehine operasyonlarını kullanıyor

ABD Başkanı Biden ile ilişkilerinin çatırdadığı ve kamuoyu desteğinin azaldığı haberleri İsrail Başbakanı Netanyahu'yu giderek yalnızlaştırıyor. Siyasi kariyerini savaş sürecine bağlayan Netanyahu, tüm uyarılara rağmen rehineleri bahane göstererek Refah'a saldırıyor
The Guardian analizi: Netanyahu, Refah saldırılarını meşrulaştırmak için rehine operasyonlarını kullanıyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze'nin güneyine kara harekâtı düzenlememesi yönünde yoğun bir uluslararası baskı altında olmasına rağmen, iki İsrailli rehinenin başarıyla kurtarılmasını Refah'a yönelik askeri baskının sürdürülmesini meşrulaştırmak için kullanıyor.

Öldürülen rehine sayısı daha fazla

Pazartesi günü erken saatlerde gerçekleşen operasyonun hemen ardından Netanyahu, bunun kalan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için Hamas üzerindeki baskının devam etmesi gerektiğini gösterdiğini söyledi. Ancak, İsrail'in Gazze'de Hamas'a karşı yürüttüğü savaşın acımasız bir metaforu olarak duran bu baskından farklı dersler çıkarabilir. İsrail ordusu dört ayı aşkın süredir devam eden çatışmalarda sadece üç rehineyi kurtarabildi ki bu sayı İsrail'in rehineleri kurtarma çabaları sırasında öldürülen rehine sayısından daha az. 

Bunun yerine, serbest bırakılan rehinelerin büyük çoğunluğu Hamas ile yapılan müzakereler sonucunda özgürlüklerine kavuştu ve geçen yıl bir hafta süren ateşkes sırasında 100'den fazlası serbest bırakıldı. En az 20 kişinin hayatından endişe edilirken, 30'dan fazla kişinin de esaret altında öldüğü doğrulandı.

"Hamas ders çıkaracaktır"

Gazze Sağlık Bakanlığı'na göre İsrail uçaklarının mahalleyi bombardımana tutması sonucu en az 67 Filistinli hayatını kaybetti ve ölü sayısının kurtarılanlara oranla bu kadar yüksek olması da ayrı bir acıklı hikâye olarak görülecektir. Bu durum aynı zamanda Refah'a yönelik bir İsrail saldırısı durumunda sivillerin yaşamına yönelik büyük riskin de altını çiziyor. İsrail gazetesi Haaretz'de yazan Amos Harel, Hamas'ın bu kurtarma operasyonundan ders çıkararak bir daha tekrarlanmamasını sağlaması ihtimali olduğunu belirtti. Harel, "Bu nadir bir başarıydı. Ordunun Hamas'a uyguladığı baskıya rağmen bu başarıyı tekrarlamak zor olacak, Hamas bu deneyimden ders çıkararak kurtarma operasyonunda yararlanabileceği zayıf noktaları tespit edecek ve İsrailli rehinelerin geri kalanını tutan birliklerine daha dikkatli olmaları emrini verecektir" ifadelerini kullandı. 

Öfke gün yüzüne çıkmaya başladı

İsrail'in, savaş öncesi nüfusu 300 bin civarında olan ve 1,3 milyondan fazla yerinden edilmiş Filistinlinin barındığı Refah'a yönelik kara harekâtı başlatma tehdidi, Netanyahu'ya karşı uluslararası sabrın hızla tükenmekte olduğu büyük resmi tanımlıyor. 7 Ekim'deki Hamas saldırılarının ardından başlatılan kampanyadan bu yana yaklaşık 30 bin Filistinlinin öldürülmesiyle birlikte Netanyahu'ya karşı artan uluslararası öfke gün yüzüne çıkmaya başladı.

ABD ile ilişkiler dibe vurdu

Geçen hafta ABD Başkanı ile ilişkilerinin gergin olduğuna dair çıkan haberleri doğrulayan NBC pazartesi günü Joe Biden'ın Netanyahu'yu üç ayrı olayda "pislik" ve "bu adam" olarak tanımladığını bildirdi. Gazeteye konuşan bir kaynak, "Artık yeter diye düşünüyor. Bunun sona ermesi gerekiyor" dedi. Biden ile Netanyahu arasında giderek artan sürtüşmenin merkezinde Netanyahu'nun çatışmalara son vermeyi düşünmemesi ve iki devletli çözümü reddetmesi yer alıyor. Beyaz Saray geçen hafta Politico'da yer alan Biden'ın Netanyahu'ya "kötü adam" dediği haberini yalanlarken, Biden'ın özel açıklamalarına ilişkin son dönemde çıkan haberlerin artması, iki lider arasındaki düzenli telefon görüşmelerine rağmen ilişkinin dibe vurduğuna işaret ediyor.

Geçen hafta Biden yönetimi, ABD'den silah alan ülkelerin uluslararası hukuku çiğnemediklerine dair yazılı güvence vermelerini gerektiren ve bazıları tarafından ABD silahlarının başlıca alıcılarından biri olan İsrail'i hedef aldığı düşünülen bir emir yayınladı. Bu duyuru, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerine karışan dört İsrailli yerleşimciye yönelik ABD yaptırımlarının ardından geldi. 

Netanyahu'nun iki aşırı sağcı parti tarafından desteklenen hükümeti tarafından yürürlüğe konulan İsrail politikalarına yönelik hoşnutsuzluk başka yerlerde de görüldü. Pazartesi günü İngiliz hükümeti şiddetle suçlanan dört yerleşimciye karşı kendi yaptırımlarını uygularken, belki de en önemli hamle olarak bir Hollanda mahkemesi savaş suçu işlemek için kullanılabileceği endişesiyle İsrail F-35'lerinin parçalarının ihracatına yasak getirdi.

Netanyahu'nun yakın çevresinde, savaşın sona ermesinin büyük olasılıkla siyasi kariyerinin sonu anlamına geleceği ve Refah'a yapılacak bir saldırının, Hamas'ın Gazze'deki lideri Yahya Sinvar'ın ve  grubun diğer üst düzey isimlerinin öldürülmesi ya da yakalanmasıyla sonuçlansa bile, artık saptırılmasının pek mümkün olmadığı bilgisi var. Netanyahu geçmişte özellikle Washington'dan gelen siyasi baskıyı zor kararlardan kaçınmak için bir bahane olarak kullanmış olsa da hayatta kalma kaygısı içinde bunu hala yapıp yapmayacağı net değil.