ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın anlaşma konusunda istenen noktaya gelmemesi halinde "saldırılara yeniden başlamak zorunda kalınabileceğini" belirtti. Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen Kabine Toplantısı'nda, basın mensuplarının İran ile devam eden müzakereler hakkındaki sorularını cevaplandırdı. İran'ın ABD ile bir anlaşma yapma konusunda 'çok kararlı' olduğunu belirten Trump, "Şu ana kadar bundan (gelinen noktadan) memnun değiliz, ama olacağız" dedi.
Trump, bu ifadelerine ek olarak, "Belki geri dönüp bitirmek zorunda kalacağız, belki de kalmayacağız." diyerek, İran'ın istenen noktaya gelmemesi durumunda savaşın kaldığı yerden devam edeceği imasında bulundu. Hürmüz Boğazı'ndaki işleyişle ilgili bir soruyu cevaplandıran Trump, "Boğaz uluslararası sular olarak herkese açık olacak ve İran'ın kontrolünde olmayacak. Kimse onu kontrol etmeyecek, biz onu koruyacağız" diye konuştu.
Rubio: Bazı ilerlemeler var
Öte yandan, Kabine Toplantısı'nda hazır bulunan Dışişleri Bakanı Marco Rubio da İran ile süren görüşmeler hakkında "Sanırım bazı ilerlemeler ve ilgi var, önümüzdeki birkaç saat ve gün içinde ilerleme kaydedilip kaydedilemeyeceğini göreceğiz" şeklinde konuştu. Rubio, ABD yönetiminin sorunun çözümü konusunda diplomasiyi öncelediğini, ancak bu şekilde sonuç alınamazsa ellerinde başka seçeneklerin de bulunduğunu vurguladı.
ABD Başkanı Trump, Türkiye, Suudi Arabistan, BAE, Katar ve diğer bölge ülkelerinin Abraham Anlaşmaları ile ilgili "derhal sürece dahil olmalarını arzu ettiğini" söyledi. ABD heyetinin bu konu üzerine çalıştığını belirten Trump, "Amacımız, söz konusu ülkelerin Abraham Anlaşmaları'na katılmalarını sağlamaktır. Eğer bunu gerçekleştirirlerse, ortaya tarihi bir başarı çıkacaktır. Bence bunu yapmalılar. Dürüst olmak gerekirse, bunu bize borçlu olduklarını düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.
"(İran'la) kötü bir anlaşma için bunu yapmadım, anlaşmanın kusursuz olması gerekiyor." diyen Trump, Abraham Anlaşmaları'nın gerçekleşmemesi durumunda İran'la bir anlaşma yapıp yapmamanın gerekliliğinden "emin olmadığını" söyledi. Trump ayrıca, Rusya veya Çin'in İran'ın nükleer stoklarının kontrolünü ele geçirmesi fikrine olumlu bakmadığını aktardı. Böyle bir durumu kabul edip etmeyeceği sorulan ABD Başkanı, böyle bir şeyin kendisini "konforlu hissettirmeyeceğini" dile getirdi.
Ne olmuştu?
ABD Başkanı Donald Trump, 25 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, İran'la olası anlaşmaya taraf bölge ülkelerinin eş zamanlı olarak Abraham Anlaşmaları'na katılması gerektiğini savundu. ABD Başkanı, "Ya herkes için harika bir anlaşma olacak ya da hiç anlaşma olmayacak, savaşa geri döneceğiz ama her zamankinden daha büyük ve daha güçlü bir şekilde ve kimse bunu istemiyor" ifadesini kullandı. Hafta sonu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Ürdün ve Pakistan'dan liderlerle görüşmeler yaptığını hatırlatan Trump, bu ülkelerin Abraham Anlaşmaları'na katılması gerektiğini ileri sürdü.
Birkaç ülkenin Abraham Anlaşmaları'na katılmamak için bazı gerekçeleri olabileceğine ve bunun da anlaşılabileceğine vurgu yapan Trump, ancak İran ile yapılacak anlaşmayı 'tarihi bir olay' haline getirmek için çoğu ülkenin buna 'istekli ve hazır' olması gerektiğini savundu. Trump, Abraham Anlaşmaları'nın katılımcı ülkelere 'ekonomik ve sosyal patlama' getirdiğini öne sürerek, adı geçen ülke liderlerinin, ABD ile yapılacak bir anlaşma sonrası İran'ın da Abraham Anlaşmaları'na katılmasından "onur duyacaklarını" söylediklerini iddia etti.
Abraham Anlaşmaları
İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasındaki diplomatik ilişkileri normalleştiren Abraham Anlaşmaları, Trump'ın ilk döneminde 15 Eylül 2020’de Beyaz Saray'da imzalandı. Aynı yıl içerisinde Fas ve Sudan da anlaşmaya katıldı.
Kaynak: AA

