Israel Hayom gazetesinde perşembe günü yayımlanan görüş yazısında, Suriye'de görev yapacak Türk askerlerinin NATO'nun kolektif savunma mekanizmasından yararlanamayacağı ve bu nedenle İsrail açısından saldırılara açık hale geleceği savunuldu.
Yazının yazarı, hükümet ilişkileri ve strateji şirketi Line of State'in başkanı Shay Gal, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki olası askeri varlığını NATO'nun 5. maddesi kapsamında değerlendirdiğini belirtti.
Middle East Eye'ın incelemelerine göre Gal, "Türk askerleri gelmeden önce hedef altyapıdır. Askerler geldikten sonra ise bu altyapıya saldırmak Türk askerlerinin hayatını riske atar, misilleme, Amerikan müdahalesi ve bir NATO üyesiyle karşı karşıya gelme ihtimalini doğurur. Bu maliyetler hesaplamayı değiştirir ancak İsrail'in karar verme yetkisini ortadan kaldırmaz." ifadelerini kullandı.
Gal, İsrail'in yalnızca NATO'nun 5. maddesinin nasıl işlediğini değil, nerelerde geçerli olduğunu da incelediğini belirterek, "Antlaşma Türk topraklarını korur. Türk askerleri bu toprağı Suriye'ye veya işgal altındaki Kıbrıs topraklarına beraberlerinde götürmez." değerlendirmesinde bulundu.
Israel Hayom'un Trump üzerindeki etkisine dikkat çekildi
Israel Hayom gazetesi, Trump'ın en büyük bağışçısı olan İsrailli-Amerikalı Miriam Adelson tarafından yayımlanıyor.
İsrailli yetkililer, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetimini İsrail'i zayıflatmak isteyen bir düşman olarak gördüklerini daha önce açıkça ortaya koymuştu.
Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump döneminde Washington ile Ankara arasındaki ilişkilerin geçmiş dönemlere kıyasla daha da yakınlaştığı ifade edildi.
ABD: Türkiye saldırı öncesinde bilgilendirilmedi
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in saldırılar öncesinde Türkiye'yi bilgilendirmediğini söyledi.
Barrack'ın açıklamasına göre İsrail ile Türkiye arasında geçen yıl Suriye'deki askeri kazaları önlemek amacıyla bir çatışmasızlık hattı oluşturulmuştu.
Barrack, bu hafta Reuters'a verdiği röportajda taraflar arasındaki iletişimin kesintiye uğradığını belirtti.
ABD'li diplomat, "Bu durum, İsrail, Suriye ve Türkiye'yi kapsayan bir çatışmasızlık mekanizmasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Gelecekte yaşanabilecek iletişim sorunlarını önlemek amacıyla böyle bir mekanizma oluşturmak için aktif şekilde çalışıyoruz." dedi.
İsrail gazetesi: Türkiye'nin Suriye'deki projesi siyasi etkinin ötesine geçti
Israel Hayom'daki yazıda, Türkiye'nin Şam yönetimiyle geliştirdiği yakın güvenlik ilişkilerinin İsrail açısından tehdit oluşturduğu savunuldu.
Shay Gal, "Türkiye'nin Suriye projesi siyasi etkinin ötesine geçti. Ankara, Suriye güçlerini eğitiyor ve askeri kurumları yeniden inşa ediyor." ifadelerini kullandı.
Gal, 2025 yılında Türk askeri ekiplerinin Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığını derinleştirebileceği noktalar olarak T4, Palmira ve Hama'daki tesisleri incelediğini öne sürdü.
Yazara göre İsrail daha sonra bu tesisleri hedef aldı.
Gal, İsrail'in Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının, kuzey Kıbrıs'taki gibi bir "işgale" dönüşecek ölçüde güçlenmesinden önce harekete geçtiğini savundu.
Şam: Üste Türk askeri varlığı yoktu
Suriye yetkilileri ise Middle East Eye'a yaptıkları açıklamalarda, Türk teknik ekibinin hava üssünün pistini ve kontrol kulesini onarmakla görevlendirildiğini ve üste herhangi bir askeri varlığın bulunmadığını söyledi.
Suriyeli yetkililerden biri, "Üssün yeniden inşasıyla görevlendirilen son ekip iki gün önce oradaydı." dedi.
Yetkililer ayrıca Türkiye'nin Suriye ordusunun ülke genelinde üsler inşa etmesine yardımcı olduğunu ancak bu çalışmaların İsrail'e yönelik özel bir plan kapsamında yürütülmediğini belirtti.
Suriyeli yetkililere göre Ankara, ülkesini savunabilecek güçlü bir Suriye ordusunun yeniden inşa edilmesini istiyor.
Yetkililerden biri, "Türkiye her üssü ele geçirmiyor." ifadelerini kullandı.
Ankara'nın kuzey Suriye'deki çok sayıda küçük askeri karakolu kapattığı ve bölgede halihazırda birkaç yerleşik askeri üs işlettiği de belirtildi.
Kaynak: Gazete Oksijen





