03 Haziran 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 03.06.2026 09:50 | Son Güncelleme: 03.06.2026 12:38

Türkiye için kritik noktada ABD sahneye çıktı: Washington, İsrail'in müttefiki Somaliland'i tanımıyor

ABD, Somali'nin toprak bütünlüğünü yeniden teyit ederek İsrail'in resmen tanıdığı ayrılıkçı Somaliland bölgesini Federal Somali sınırlarına dahil etti. Kongreye sunulan resmi raporda, Trump yönetiminin de bölgeyi tanımayacağı ve Washington'ın tüm Somali ile çalışmayı sürdüreceği belirtildi
Türkiye için kritik noktada ABD sahneye çıktı: Washington, İsrail'in müttefiki Somaliland'i tanımıyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Amerika Birleşik Devletleri, geçtiğimiz yılın sonlarında İsrail tarafından resmen tanınan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yakınlığıyla bilinen ayrılıkçı Somaliland bölgesine yönelik politikasını netleştirerek Somali'nin "egemenliğini ve toprak bütünlüğünü" yeniden teyit etti.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Kongre’ye sunulan "Somaliland ile Geliştirilmiş ABD Angajmanı İçin Potansiyel Alanlar" başlıklı raporda, Somaliland bölgesinin net bir şekilde Federal Somali Cumhuriyeti sınırlarına dahil olduğu vurgulandı.

Raporda, "Bu çerçeve dahilinde Birleşik Devletler, Somaliland makamlarıyla olumlu ve yapıcı bir ilişki sürdürmekte ve angajman için ek fırsatları araştırmaya devam etmektedir" ifadelerine yer verildi.

Eski bir İngiliz sömürgesi olan Somaliland'in egemenliğini dünyada resmen tanıyan ilk ülke, geçen yıl 26 Aralık'ta İsrail olmuştu.

Bu tarihi adımdan bir ay önce Somaliland Başkanı Abdirahman Abdullahi Mohamed'in İsrail'e gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği; burada İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Mossad Şefi David Barnea ve Dışişleri Bakanı Gideon Saar gibi "üst düzey yetkililerle" bir araya geldiği Somali ve Somaliland kaynaklarınca doğrulanmıştı.

Somaliland bu hamlenin ardından Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyarak orada bir büyükelçilik açtı. O günden bu yana iki taraf arasındaki bakanlık düzeyindeki görüşmeler sürerken, medya dünyasındaki İsrail yanlısı figürler de ayrılıkçı bölgenin bağımsızlık davasını savunmaya başladı.

Trump yönetiminden tanınma beklenmiyor

Middle East Eye'a konuşan Kongre kaynakları, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Somaliland'i resmi olarak tanımasını kesinlikle beklemediklerini ifade ediyor.

Bir önceki Trump dönemi yetkilileri Tibor Nagy ve Peter Pham gibi lobicilerin Somaliland halkına ABD'nin tanıma ihtimaline dair büyük umutlar verdiğini belirten kaynaklar "Başkan'ın bunu gerçekleştireceğine dair hiçbir zaman en ufak bir işaret yoktu" değerlendirmesinde bulunuyor.

Trump, ikinci başkanlık döneminde de Somali'yi ve Somali kökenli Amerikalıları hedef alan sert söylemlerine devam ediyor. Somalilileri "düşük IQ'lu insanlar" ve "tamamen yozlaşmış" olarak nitelendirirken, Somali kökenli Amerikalı Kongre Üyesi Ilhan Omar ve arkadaşları için ise "çöp" ifadesini kullanmıştı.

Hem Somali hem de Somaliland yetkilileriyle çalışan ve güvenlik gerekçesiyle ismini vermek istemeyen Somalili bir analist, Kongre'ye sunulan bu raporun "Somaliland'in ABD tarafından tanınmasına dair kalan son umut kapılarını da tamamen kapatabilecek nitelikte, çok ciddi bir ilan" olduğunu söylüyor.

Analist, "Stratejik açıdan bakıldığında, pastanın tamamına ulaşmak mümkünken neden sadece bir dilimiyle yetinesiniz ki?" diyerek ABD'nin Somali'nin tamamı üzerindeki stratejik hırslarına dikkat çekiyor.

Somaliland İletişim Bakanlığı Danışmanı Rooble Mohamed ise bu analize katılarak, "ABD şu anda Somaliland'i tanımıyor, dolayısıyla resmi bir tanıma olmadığı sürece bu açıklama şu anki gerçeği yansıtıyor. ABD, Tayvan'ı da resmi olarak egemen bir devlet olarak tanımıyor ancak onunla Çin'den ayrı bir yapı olarak kendi anlaşmalarını yürütüyor. Bu teklif de aynı mantıkta görünüyor" sözlerini kullandı.

Kızıldeniz ve çevresi için yarış

Yemen'deki Husilerin yükselişi ve küresel deniz ticaret yollarına yönelik tehditler nedeniyle Somaliland ve Kızıldeniz'deki stratejik konumu; ABD, İsrail ve müttefikleri için hayati bir önem kazanmış durumda. Yemen'deki savaşa dahil olmasının ardından BAE, Aden Körfezi'ni kontrol etmek adına bölgede bir askeri üs halkası inşa etmeye başlamıştı.

Bu hamle, iki ülke arasındaki ilişkiler 2020'deki İbrahim Anlaşmaları ile resmileşmeden çok önce, İsrail askeri ve istihbarat subaylarının yardımıyla gerçekleştirilmişti.

Somaliland'in ana limanı olan Berbera da bu üs halkasının bir parçasıydı ancak BAE ile koalisyon ortağı Suudi Arabistan arasındaki çatlak nedeniyle bu halka şu an tamamen bozulmuş durumda.

ABD Dışişleri Bakanlığı'nın raporu da bu askeri stratejiyi açıkça ortaya koyuyor: "Somaliland'in Yemen ve Bab al-Mandab Boğazı yakınındaki stratejik konumu, Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na kadar ticari ve askeri seyrüsefer serbestisi de dahil olmak üzere ortak güvenlik çıkarlarında onu potansiyel bir ortak haline getiriyor."

Lityum ve koltan rezervleri masada

İsrail ve Somaliland yetkililerinin Berbera'da bir İsrail askeri üssü kurulması yönünde görüşmeler yürüttüğü biliniyor. Bölgedeki ticari liman ise BAE merkezli DP World tarafından işletiliyor ve bu limanın ortakları arasında İngiliz hükümetinin dış yatırım kolu da bulunuyor.

Kongre raporunda, "Somaliland makamları ABD'nin maden yatırımlarını teşvik etmekte; altyapı, ticaret ve ekonomik büyümedeki önceliklerini ana hatlarıyla belirtmektedir" deniliyor.

Somaliland yetkilileri topraklarının lityum, koltan ve diğer çok aranan yer altı kaynakları bakımından zengin olduğunu belirtirken, ABD'nin bu zenginliklere erişiminin ancak resmi bir tanıma ile mümkün olabileceğini ima ediyor.

Raporun sonuç kısmı ayrılıkçı yönetim için iyimser bitmiyor:

"Bölgesel güvenlik endişeleri ve Somaliland'in ulusal makamlarla iş birliği yapmayı reddetmesi de dahil olmak üzere statüsüne ilişkin anlaşmazlıklar; yatırım, bankacılık ve ticaret için ciddi zorluklar oluşturmaya devam ediyor."

Oksijen'in notu:

Doğu Afrika ve Kızıldeniz hattı, Türkiye’nin dış politika ve ekonomik çıkarlarının kesiştiği kritik bir coğrafya. Bu güzergâh, dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümünü taşıyan Bab el-Mendeb Boğazı’na açılıyor; enerji ve mal trafiğinin yanı sıra Afrika ve Orta Doğu pazarlarına erişimde stratejik bir konumda bulunuyor. Türkiye, son yıllarda Afrika Boynuzu’nda barış, kalkınma ve güvenlik alanında aktif bir diplomasi yürüttü; Somali’ye insani yardım, kalkınma projeleri ve güvenlik işbirlikleriyle destek verdi.

Bu bağlamda Somaliland’ın statüsü ve Berbera Limanı gibi kilit altyapı projeleri, Ankara için hem ekonomik rekabet hem bölgesel istikrar açısından yakından izlenen konular haline geldi.

Türkiye, tek taraflı tanıma ve sahadaki güç dengelerinin uluslararası hukuka ve Somali’nin toprak bütünlüğüne uygun şekilde çözülmesinin, bölgenin güvenliği ve deniz ticareti için hayati olduğunu savunuyor.
Kaynak: Gazete Oksijen