14 Mayıs 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 14.05.2026 09:41 | Son Güncelleme: 14.05.2026 10:16

Türkiye-Yunanistan arasındaki yeni gerilim sahaya taşınacak mı? Kathimerini Mavi Vatan Kanunu'nu inceledi

Türkiye, "Mavi Vatan" doktrini kapsamındaki haklarını tek bir kanun çatısı altında toplamak için hazırlıklara başladı. TSK ve Dışişleri koordinasyonunda yürütülen bu hamle Atina tarafından yakından takip ediliyor. Gelişmenin detaylarını Yunanistan'dan Kathimerini gazetesi inceledi
Türkiye-Yunanistan arasındaki yeni gerilim sahaya taşınacak mı? Kathimerini Mavi Vatan Kanunu'nu inceledi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Türkiye'nin Karadeniz, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki hak ve menfaatlerini yasal güvence altına almak amacıyla "Mavi Vatan" doktrini çerçevesinde müstakil bir kanun teklifi hazırlanıyor. Bu bağlamda söz konusu gelişme Yunanistan tarafından da dikkatle takip ediliyor.

Kathimerini'nin haberine göre Atina yönetimi, Türkiye hükümetinin hem dış politika hedeflerini güçlendirmeye çalıştığını hem de iç politikada muhalefetin eleştirilerine yanıt vermeyi amaçladığını değerlendiriyor.

Yunan kaynaklara göre Ankara, Ege ve Doğu Akdeniz’deki pozisyonunu hukuki zemine oturtmaya çalışırken aynı zamanda iç kamuoyuna da mesaj verme niyetinde.

Atina temkinli: Resmi bildirim yok

Yunanistan, Ankara’dan gelen yasa taslağına ilişkin sızıntıların çoğunun çelişkili olduğunu belirtiyor. Bu nedenle gelişmeler “bekle-gör” politikasıyla izleniyor.

Yunanistan’a göre Türkiye, söz konusu yasa girişimi hakkında resmi kanallardan herhangi bir bilgilendirme henüz yapmadı.

Yasanın kapsamı: 25. meridyen ve gri bölgeler

Türkiye’nin hazırladığı yasa taslağının,

  • Meridyenin doğusundaki deniz yetki alanları
  • Ege’deki “gri bölgeler”
  • Doğu Ege adalarının statüsü

gibi başlıkları kapsayabileceği belirtiliyor.

Ayrıca Türkiye’nin, Montrö Sözleşmesi’ne rağmen boğazların isimlendirilmesi konusunda farklı terminolojiler kullanmasının da zaman zaman gerilim yarattığı ifade ediliyor.

“Özel statü alanları” iddiası

Analistler, Türkiye’nin bu yasa ile Ege’de “özel statü bölgeleri” ilan ederek fiili durum yaratmayı hedefleyebileceğini değerlendiriyor.

Ayrıca “özellikle Ege” ifadesinin kullanılması, bazı yorumculara göre Türkiye’nin Ege dışındaki alanlarda da egemenlik tartışması açabileceğine işaret ediyor.

Hedef: Tüm denizlerde hakların korunması

Türkiye'ye göre düzenlemenin amacı, Türkiye’nin Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını hukuki çerçeveye kavuşturmak.

Yeni yasa ile daha önce farklı düzenlemelerle ele alınan konular tek bir çatı altında toplanacak ve hukuki birlik sağlanacak.

Askeri ve teknik katkı sürece dahil edildi

Yasa hazırlık sürecinde Türkiye Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon sağlandı. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın teknik görüşlerinin de taslağa dahil edildiği belirtildi.

Taslak hazırlanırken uluslararası deniz hukuku ile Türk mevzuatı karşılaştırmalı olarak analiz edildi.

Çelişkili mesajlar dikkat çekiyor

Kathimerini'ye göre Ankara’dan gelen açıklamalarda çelişkiler dikkat çekti. Bazı kaynaklar taslakta yeni bir unsur bulunmadığını ve harita yer almayacağını belirtirken Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından düzenlenen bir basın toplantısında taslağın hazırlandığı ve “casus belli” (savaş sebebi) yaklaşımının güçlendirildiği ifade edildi.

Kısa süre sonra ise “gri bölgeler” iddiasının gündeme gelmesi dikkat çekti.

İki olası senaryo

Analistler gelişmeleri iki şekilde yorumluyor:

  • Ankara içinde konuya ilişkin görüş ayrılıkları bulunuyor olabilir.
  • Türkiye, farklı mesajlar vererek Atina’nın tepkisini ölçmek istiyor olabilir.

Bu kapsamda askerden arındırma tartışmaları, deniz parkları, deniz mekânsal planlaması ve İsrail ile iş birlikleri gibi başlıkların da gündemde olduğu ifade ediliyor.

Temel soru: Gerilim sahaya taşınacak mı?

Yunan tarafına göre asıl kritik soru, Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki iddialarını sadece hukuki düzeyde mi sürdüreceği yoksa sahada da yeni adımlar atıp atmayacağı.

Atina, gelişmeleri yakından izlerken, bölgedeki tansiyonun yeniden yükselmesinden endişe duyuyor.

Kaynak: Gazete Oksijen