İnsan doğasının tek eşliliğe (monogami) yatkın olup olmadığı tartışması; din, biyoloji ve toplumsal değerlerin kesiştiği karmaşık bir alan olmaya devam ediyor. YouGov tarafından yapılan yeni bir araştırma, ABD toplumunun bu konuda derin bir fikir ayrılığı içinde olduğunu ve algıların cinsiyet, yaş ve siyasi görüşlere göre şekillendiğini ortaya koyuyor.
Anket sonuçları, Amerikalıların yalnızca üçte birinin insanın doğası gereği tek eşli olduğuna inandığını gösteriyor.
Verilerin dağılımı şu şekilde:
- %31: İnsanların tamamının veya çoğunun doğuştan tek eşli olduğunu düşünüyor.
- %16: Bu oranın yaklaşık yarı yarıya olduğunu savunuyor.
- %20: İnsanların çoğunun veya tamamının doğası gereği tek eşli olmadığına inanıyor.
Cinsiyet ve siyaset algıyı belirliyor
Araştırma, toplumsal cinsiyet rollerine dair yerleşik kalıpların hala güçlü olduğunu kanıtlıyor. Katılımcıların %30'u kadınların doğası gereği tek eşli olduğunu düşünürken, erkekler için bu oran %17'ye düşüyor.
Erkeklerin doğası gereği tek eşli olmadığını düşünenlerin oranı ise %18 ile kadınlara yönelik algının iki katından fazla.
Siyasi ve demografik değişkenler de sonuçlar üzerinde belirleyici bir rol oynuyor:
Cumhuriyetçilerin %44'ü insanın doğuştan tek eşli olduğuna inanırken, Demokratlarda bu oran %27'de kalıyor.
65 yaş ve üzeri bireylerin %39'u tek eşliliği doğal bir durum olarak görürken, genç yetişkinlerde bu oran %29seviyesinde seyrediyor.
ABD'lilerin flört geçmişleri de incelendi
Anket, teorik görüşlerin ötesinde Amerikalıların gerçek flört geçmişlerini de inceledi. Sonuçlar, toplumsal kabullerin aksine oldukça heterojen bir yapı sunuyor:
Katılımcıların %70'i karşı cinsle ilişki yaşadığını beyan ederken, yaklaşık yarısı kendisinden en az beş yaş büyük veya küçük biriyle birlikte olduğunu belirtti.
Eğitim düzeyi farklılıkları ilişkilerde sık rastlanan bir durumken; ırk, din, servet veya siyasi görüş farklılıklarına dayalı ilişkilerin daha düşük oranlarda kaldığı gözlemlendi.
Amerikalıların büyük bir kısmı tek eşliliğin biyolojik bir zorunluluk olduğundan tam olarak emin değil. Bu durum, monogami tartışmasının bilimsel bir laboratuvardan ziyade kişisel değerler, hayal kırıklıkları ve kültürel anlatılar üzerinden yürütüldüğünü gösteriyor.
Kaynak: Gazete Oksijen