Bloomberg'in haberine göre Tera Grubu yöneticileri, şirketin hedeflerini anlatırken 'Türkiye'nin Goldman Sachs'ı' ifadesini kullanıyordu.
Geçen yıl hisse fiyatı olağanüstü bir şekilde yüzde 2.000 yükselen Tera'nın yöneticilerinin bu açıklamaları, İstanbul'daki bazı yatırımcıları da şirketin işlerinin gerçekten büyüdüğüne ikna etti.
Tera yöneticileri basına yaptıkları açıklamalarda büyük bir başarıya ulaşmanın eşiğinde olduklarını sık sık dile getiriyordu. Bu tablo, eylül ayında dikkat çekici biçimde tersine döndü.
Adalet Bakanı Akın Gürlek "Ponzi benzeri planlara" yönelik bir operasyon başlatılacağını açıkladı.
Tera'nın varlık yönetimi kolunda yaklaşık 680 milyar lira, yani yaklaşık 14 milyar dolar değerindeki fon tasfiye edilmek zorunda kaldı. Yetkililer ayrıca şirketin üst düzey yöneticilerinden birini gözaltına aldı.
Gelişmeler Türkiye'nin finans sisteminde geniş çaplı sarsıntıya yol açtı. Borsa endekslerinde devre kesiciler devreye girdi ve düzenleyici kurumlar likidite sıkışıklığının yayılmasını önlemek için harekete geçti.
Şirketin kurucusu Emre Tezmen ise Tera'nın "kötü niyetli güçlerin spekülatif saldırısının" kurbanı olduğunu savundu.
Eleştirenlerin açıklaması ise daha basitti:
Likit olmayan hisselerin fiyatını yükseltmeye yönelik işlemler, sonunda başarısızlığa mahkum bir stratejiydi.
Fonlardaki olağanüstü yükseliş tersine döndü
Tera'nın hızlı yükselişi artık sert bir çöküşe dönüştü.
North of South Capital LLP'de ortak olarak 9 milyar dolardan fazla varlığın yönetimine yardımcı olan Kamil Dimmich, yaşananların 'muhtemelen ibretlik bir hikaye' olacağını söylüyor.
Dimmich konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Fonları ve bunlarla bağlantılı hisseler yatırımcıları için çok büyük 'kağıt üzerinde' kazançlar yaratmıştı. Bunlar bir gecede buharlaştı" değerlendirmesinde bulundu.
Tera, varlık yönetimi faaliyetlerinde nasıl bu kadar büyük getiriler elde ettiği konusunda uzun süredir inceleme altındaydı.
İş modelinin merkezinde, sosyal medyada adeta hayran kitlesi oluşturan amiral gemisi niteliğindeki bir fon bulunuyordu. Söz konusu fon, 2025'in başından bu yana yüzde 17.000'in üzerinde getiri sağlamıştı.
Fonun stratejisi, milyarlarca lirayı birbiriyle bağlantılı dar bir şirket grubuna yatırmak ve bu pozisyonları borç alınan parayla büyütmek üzerine kuruluydu.
Fon, Tera'nın ana şirketinin yanı sıra Tera'nın iştiraklerinde ve Tera'nın aracı kurumunun halka arzına yardımcı olduğu şirketlerde paylar biriktirdi.
Finansal bildirimler, fonun 2023 yılında bir noktada varlıklarının yüzde 99'unu Tera Yatırım hisselerinde tuttuğunu gösterdi.
Olağanüstü yükseliş
Tera, sektörde stratejisinin nasıl sürdürülebileceğine ilişkin şüpheler artmasına rağmen aylar boyunca adeta yerçekimine meydan okudu.
Tera'nın yükselişinde, şirketin kendi stratejisine duyduğu neredeyse sarsılmaz güven önemli rol oynadı. Bu yaklaşımın başında ise şirketin iddialı ve açık sözlü kurucusu Emre Tezmen bulunuyordu.
Tezmen, yatırım tekniklerinin mimarı olduğunu savunuyordu.
Emre Tezmen Bloomberg'e verdiği röportajlardan birinde Türkiye'nin "Goldman Sachs'ı" olma vizyonunu anlatmıştı. Konuya yakın kişilere göre Tezmen ve yöneticileri, Ankara'daki üst düzey hükümet yetkilileriyle yakın ilişkileri bulunduğunu da görüşmeler sırasında sık sık dile getiriyordu.
Bu isimler arasında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de bulunuyordu. Tezmen'in, uzun yıllara dayanan ilişkileri nedeniyle Bakan Şimşek'le kolaylıkla görüşme ayarlayabildiğini öne sürdüğü belirtildi.
Tezmen başka bir röportajında ise 'Ben para kazanıyorum, yatırımcı para kazanıyor. Peki devlet ne kaybediyor? Burada hiçbir sorun yok' ifadelerini kullandı.
Tera'nın çöküşü finans piyasalarını sarstı
Tera'nın hızla çözülmesi, Türkiye finans sektörü açısından büyük bir soruna dönüştü.
Yetkililer cuma günü Tera Portföy ve diğer şirketlerde bulunan 100'den fazla fonun tasfiyesini yönetmeleri için Türkiye'nin en büyük iki bankasına başvurdu.
Söz konusu fonlar 18 milyar dolardan fazla varlığı ve yaklaşık 350 bin yatırımcıyı kapsıyor.
Atlantic Council'ın Türkiye'deki kıdemli direktörü Defne Arslan, yaşananların Türk finans piyasaları açısından "büyük bir dönüm noktası" olduğunu söyledi.
Arslan'a göre kriz, sektördeki düzenleyici boşlukların, fonların kaldıraç kullanımının ve hızlı düzenleyici değişikliklerin finans piyasalarında büyük hasara yol açtığını gösteriyor. Arslan yaptığı değerlendirmede "Kaldıraç sisteminin bozulması halinde, yoğunlaşmış bir hisse senedi ekosisteminde yerli bireysel ve yerli kurumsal paranın ne kadar hızlı paniğe kapılabileceğini ortaya koyuyor" dedi.
Borsa İstanbul'da kayıplar derinleşiyor
Hisselerin bir günde en fazla yüzde 10 düşebildiği Türkiye borsasında kayıplar derinleşiyor.
Tera Yatırım hisseleri üç gün içinde yüzde 27 değer kaybetti. Borsa genelindeki endeks ise bir yıldan uzun sürenin en kötü haftasını geçirmeye hazırlanıyor.
Cuma günü Borsa İstanbul Tüm Hisseler Endeksi'ndeki her altı şirketten birinin hissesi günlük düşüş limitine ulaştı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV'ye verdiği röportajda, "Sorunlu alanı karantina altına aldık. Sistemik risk yok" dedi.
Düzenleyici kurumlar neden daha erken müdahale etmedi?
Tera'ya ilişkin şüpheler Türkiye'de ortaya çıkmış olsa da uluslararası yatırımcılar da bu yıl alarm vermeye başladı.
Yatırım grupları, olağan dışı işlem faaliyetlerine karşı yetkililerin müdahale etmesini istedi. MSCI Inc. ise gerekli değişikliklerin yapılmaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasaları takip eden hisse senedi endekslerinden çıkarılabileceği uyarısında bulundu.
Ağustos ayında düzenleyici kurumların devreye girmesi, Tera'yı uçurumun eşiğine taşıyan bir dizi gelişmeyi başlattı.
İlk olarak düzenleyici kurumlar, likit olmayan hisselerde yoğunlaşmış pozisyonlar taşıyan hisse fonlarına ilişkin kuralları sıkılaştırdı. Bu düzenleme fonları bazı pozisyonlarını satmaya zorladı ve yatırımcıların çıkış için harekete geçmesine neden oldu.
Tera'daki fonlar ise müşterilerin taleplerini karşılayamadıklarını bildirdi.
Bunun sonucunda çok sayıda Türk yatırımcı ellerindeki yatırımların gerçek değerinin ne olduğunu öğrenmek için beklemek zorunda kaldı.
Eski MASAK yöneticisi konuştu
Türkiye'nin mali suçlarla mücadele kurumu MASAK'ın eski başkan yardımcısı Ramazan Başak, "Bu bir düzenleme başarısızlığı" açıklamasında bulundu.
Başak, "İnsanlar pervasızca bu kişilerin insafına bırakıldı" ifadelerini kullandı. Başak ayrıca Tera hakkında yaptığı şikayetler nedeniyle yetkililer tarafından iki kez gözaltına alındığını söyledi.
İstanbul'daki fon yöneticileri ve analistler arasında ise zamanla sessiz bir kural oluştu: Kimse Tera hakkında kamuoyu önünde konuşmuyordu.
Tera nasıl büyüdü?
Tera, faaliyetlerinin büyük bölümünde Türkiye'de az bilinen bir aracı kurumdu.
Geride kalan 2 yılda fonlarının yüzde 1.000 ve üzerinde getiriler sağlamaya başlamasıyla şirket dikkat çekti ve ülkenin en büyük varlık yöneticilerinden birine dönüştü.
Bu büyümeye, şirketin başarının göstergesi olarak sunduğu hızlı genişleme eşlik etti. Varlık yönetimi birimi Tera Portföy, zaman içinde bir holding yapısına doğru genişledi.
Şirket teknoloji ve siber güvenlik alanlarında faaliyet gösteren şirketleri satın aldı. Ayrıca bünyesine bir banka, faktoring şirketi ve gayrimenkul şirketi kattı.
Birkaç ay önce Tera Yatırım Holding, Türkiye'nin en popüler futbol kulüplerinden Beşiktaş ile forma sırt sponsorluğu anlaşması yaptığını duyurdu.
Yerel medyanın Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'ndeki Marsilya maçına Tera logosu olmadan çıktığını bildirmesinin ardından yatırımcılar şirket hisselerinden çıkmaya başladı.
Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ hisseleri bu hafta değerinin üçte birini kaybetti.
"Ponzi sistemleri bisiklet gibidir"
OMG Capital Advisors Üst Yöneticisi Murat Gülkan, düzenleyici kurumun görevini açıkça yerine getirmediğini söyledi.
Gülkan, "Düzenleyici kurum açısından açık bir görev ihmali söz konusuydu" değerlendirmesini yaptı ve ekledi:
"Ponzi sistemleri bisiklet gibidir. Ya hareket etmeye devam ederler ya da bu örnekte olduğu gibi büyümeye devam ederler. Sonunda ise çökerler"
Kaynak: Gazete Oksijen






