03 Temmuz 2026, Cuma
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 03.07.2026 14:08 | Son Güncelleme: 03.07.2026 15:09

Finansın üç atlısı 2026'da nakavt oldu: Yatırımcıların güvenli limanları terk etme sebebi

Küresel piyasalarda yaşanan sarsıntılara rağmen ABD tahvilleri, altın ve Japon yeni 2026'da beklenen güvenli liman performansını gösteremedi. Yüksek enflasyon beklentileri, bütçe açıkları ve yapay zeka hisselerindeki güçlü risk iştahı, geleneksel yatırım senaryolarını tamamen değiştirdi
Finansın üç atlısı 2026'da nakavt oldu: Yatırımcıların güvenli limanları terk etme sebebi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Küresel piyasalar ne zaman sallansa yatırımcıların sığınacağı adresler bellidir: ABD Hazine tahvilleri, Japon yeni ve altın. Ancak 2026 yılında bu klasik senaryo beklentilerin tamamen uzağında kaldı.

CNBC'ye konuşan HSBC Asya Baş Ekonomisti Frederic Neumann, piyasalardaki çalkantıya rağmen temel risk iştahının sağlıklı kalmaya devam ettiğini ve küresel finansal koşulların son derece destekleyici olduğunu belirtiyor.

ABD piyasalarının yanı sıra bazı Asya borsaları, yatırımcıların yapay zeka odaklı devlere akın etmesiyle rekor seviyeleri zorluyor.

Batı'da Nvidia ve Intel, Asya'da ise Samsung Electronics, SK Hynix ve TSMC (Taiwan Semiconductor Manufacturing Company) gibi teknoloji devleri bu fon akışının merkezinde yer alıyor.

Varlık yönetim şirketi DWS'in Çoklu Varlık Küresel Başkanı Henning Potstada da bu görüşü destekliyor. Potstada, hisse senetlerinin uzun vadede tek itici gücünün hisse başına kazanç (EPS) büyümesi olduğunu ve şirketlerin karlılık öngörülerinin yükselmeye devam ettiğini vurguluyor. Dolayısıyla jeopolitik riskler, borsalardan kitlesel bir kaçışı tetiklemeye yetmiyor.

Yatırımcı kaçıyor ama niye?

Mevcut jeopolitik belirsizliklere rağmen, tahvil piyasaları beklenen "güvenli liman" alımlarını göremedi. Uzmanlar bu durumu iki temel faktöre bağlıyor:

Enflasyon beklentileri ve borç sürdürülebilirliği.

DWS uzmanı Potstada, durumu şu sözlerle özetliyor:

"İran savaşı Hürmüz Boğazı'nın kapanmasına yol açtı. Bu da petrol fiyatlarını 60 dolardan 120 dolara fırlatarak enflasyon tahminlerini ve gerçekleşen enflasyonu yukarı taşıdı. Tahvil piyasalarının büyüme verilerinden ziyade enflasyon beklentileriyle yönlendirildiği bir süreçten geçiyoruz."

Yükselen enflasyon beklentileri, gelecekteki sabit faiz ödemelerinin satın alma gücünü erittiği için tahvilleri daha az cazip hale getiriyor ve tahvil fiyatlarının düşmesine neden oluyor.

Altın neden yükselmedi?

Altın, tarih boyunca hükümdarlardan sıradan vatandaşa kadar herkesin sığınağı olsa da son dönemdeki cansız seyri uzmanları şaşırtıyor.

Global X ETFs Yatırım Stratejisti Billy Leung, "Altın son dönemde saf bir güvenli liman gibi davranmadı. Güçlü ABD doları ve yüksek reel getirilerin baskısı altında kaldı; bu iki faktör, oynaklık dönemlerinde bile altın fiyat hareketlerini domine ediyor" değerlendirmesinde bulunuyor.

DWS'ten Potstada da altındaki fiyat hareketini "sıra dışı" bulmakla birlikte, bunun bireysel ve kaldıraçlı fon akışlarından kaynaklanabileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz yıl yaşanan ralli sırasında çok sayıda bireysel yatırımcının altın piyasasına girdiğini hatırlatan Potstada, şu anki dalgalanmanın daha çok bu "hızlı para" tarafından yönlendirildiğini, ancak yapısal olarak altının hala iyi bir güvenli liman olduğunu ekliyor. Altın fiyatı şu sıralarda ons başına 4.176 dolar seviyesinde.

Japon yeni ve yaşanan çalkantı

Uzmanların en şüpheci yaklaştığı enstrüman ise Japon yeni oldu. Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) küresel politikalardan ayrışması, ülkenin borç sürdürülebilirliği ve para biriminin zayıflığı, yenin artık eski güvenli liman özelliğini koruyamadığı yorumlarına yol açıyor.

Normal şartlarda yükselen faiz oranlarının para birimini güçlendirmesi beklenirken, BOJ'un politika faizini son 30 yılın en yüksek seviyesine çıkarmasına, Japon devlet tahvillerinin rekor kırmasına ve hükümetin 74 milyar dolarlık devasa döviz müdahalesine rağmen yen, dolar karşısında çok ciddi değer kaybetti.

3 Temmuz itibarıyla dolar/yen paritesi (USD/JPY) 161,10 - 162 bandında seyrediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) 2026 verilerine göre, Tokyo'nun borç/GSYİH oranı %204,4 ile dünyadaki en yüksek seviyede bulunuyor.

Küresel piyasa uzmanı Leung konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Japonya Merkez Bankası ile olan politika farklılıkları ve yenin getiri makaslarına karşı aşırı hassasiyeti, bu para birimini daha az güvenilir bir liman haline getirdi" sözlerini kullandı.

Kaynak: Gazete Oksijen