Son üç yıldır rekor üstüne rekor kıran altın piyasasında geçtiğimiz hafta yaşanan hareketlilik, "güvenli liman" algısının değiştiğine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi. ABD-İran arasındaki askeri gerilime rağmen 5 bin dolar sınırında tutunmakta zorlanan altın, artık bir 'riskli varlık' gibi hareket etmeye başladı.
MarketWatch'un haberine göre, Ocak ayı sonunda 5.318,40 dolarla tüm zamanların zirvesini gören ons altın, Dow Jones Piyasa Verileri'ne göre bu seviyenin %4,9 altında seyrediyor. Gümüş fiyatlarında ise düşüş çok daha sert oldu; 26 Ocak'taki 115,08 dolarlık rekorun ardından fiyatlar %29 geriledi. Bu sert çekilme, pek çok yatırımcının bu yıl gerçekleşmesini beklediği "emtia süper döngüsü"ndeki değerli metallerin rolünü tartışmaya açtı.
Jeopolitik risklere karşı 'sessiz' tepki
Hafta içinde ABD’nin İran’a yönelik olası bir askeri harekat hazırlığına dair gelen raporlar petrol fiyatlarını hızla yukarı çekerek Brent petrolü 70 doların üzerine taşısa da, altın fiyatları bu gerilime beklenen tepkiyi vermedi. Yatırımcılar, jeopolitik risklere karşı geleneksel olarak altına yönelmek yerine doları tercih etti.
Cuma günü doların zayıflamasıyla tekrar 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıkan altın, günü %1,7 artışla 5.059 dolar seviyesinden tamamladı. Ancak analistler, bu yükselişin "güvenli liman" arayışından ziyade kur etkisinden kaynaklandığına dikkat çekiyor.
'Altın artık bir hisse senedi gibi hareket ediyor'
Trade Nation kıdemli piyasa analisti David Morrison, altının son dönemdeki hareketlerini "yatay seyir" olarak tanımlarken, altının S&P 500 endeksi ile son 30 günlük korelasyonunun son yıllarda pozitife döndüğünü belirtti.
Bu durum, altının piyasa türbülanslarından kaçış noktası olmaktan çıkıp, teknoloji hisseleri veya Bitcoin gibi riskli varlıklarla eş zamanlı yükselip düştüğünü gösteriyor.
Uzmanlar ikiye bölündü: Çöküş mü, mola mı?
Piyasanın geleceğine dair uzmanlar arasında derin bir görüş ayrılığı hakim:
"Aşırı değerli ve kırılgan"
Glenmede Yatırım Stratejisi Başkan Yardımcısı Michael Reynolds, altının adil değerinin 3 bin ile 3 bin 500 dolar arasında olması gerektiğini belirterek, 5 bin dolarlık mevcut seviyeyi "aşırı değerli" olarak nitelendiriyor. Glenmede'nin modellerine göre altın, önümüzdeki 10 yıl için negatif getiri beklenen tek ana varlık grubu konumunda. Reynolds, "Bu boğa piyasası giderek kırılganlaşıyor" uyarısında bulunuyor.
"Merkez bankaları cephesinde talep sürüyor"
Midas Discovery portföy yöneticisi Tom Winmill ise farklı bir görüşte. Winmill’e göre, Çin gibi yabancı merkez bankalarının ABD’nin maliye politikaları nedeniyle altın alımlarına devam etmesi, yükseliş trendinin henüz bitmediğini gösteriyor. Winmill, son dönemdeki fiyat hareketlerini yapısal bir zayıflıktan ziyade, "sağlıklı bir konsolidasyon" (güç toplama) olarak değerlendiriyor.
Yatırımcı talebi doyuma mı ulaştı?
Analistler, Ukrayna’nın işgali ve Gazze’deki savaş gibi büyük olayların ardından "güvenli liman" amaçlı altın talebinin büyük ölçüde tükendiğini düşünüyor. Winmill, "Kısa vadeli jeopolitik olaylar fiyatları biraz dalgalandırsa da, bu kaynağa dayalı talep artık doyuma ulaştı" dedi.
Altının yükseliş trendini sürdürebilmesi için 5 bin dolar seviyesinin üzerinde kalıcı olması veya yeni bir katalizör gelene kadar derin bir geri çekilme yaşaması gerektiği belirtiliyor.