26 Ağustos 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 26.08.2026 20:23 | Son Güncelleme: 26.08.2026 20:38

İSO Başkanı'ndan sanayide 'yeni nesil planlama' çağrısı: Piyasa güçlerine emanet modelin sınırlarını gördük

İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, kamu-özel sektör işbirliğinde yeni nesil bir sanayi planlaması yapılması gerektiğini savunarak, "Tümüyle piyasa güçlerine emanet edilmiş, kuralsız ve plansız programsız bir modelin sınırlarını görmüş durumdayız" dedi
İSO Başkanı'ndan sanayide 'yeni nesil planlama' çağrısı: Piyasa güçlerine emanet modelin sınırlarını gördük
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısında konuştu. Bahçıvan, üretim ve günlük yaşamın hızla değiştiği bilişim ve yapay zeka çağında ezberleri bozmanın hayati öneme sahip olduğunu belirterek, "Bilişim ve yapay zeka çağında düşünsel konfor alanıma, rutinime ve alışkanlıklarıma dokunmayın diyenleri çok zor günler bekliyor. Ezberleri bozmak, hiç sorgulanmayan kabulleri tartışmak artık hayati bir öneme sahip" açıklamasında bulundu.

"Yaşanan dönüşüm devletlere kritik görevler yüklüyor"

Bahçıvan, "Bu anlayıştan hareketle, ekonomi ve üretim hayatımızın geleceği açısından gerekli olan bir tartışmayı ülkemizin gündemine taşıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Hiper küreselleşme ve devleti ekonomiden tamamen çeken anlayışın 2008 krizi, Kovid-19 salgını, arz şokları ve jeopolitik riskler gibi etkenlerle son bulduğuna dikkati çeken Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Elbette bu süreci hızlandıran bir diğer faktör de teknolojik gelişmeler oldu. Otomasyon ve robotik teknolojilerin üretimde giderek daha fazla kullanılması, iş gücü maliyetlerinin rekabet gücü üzerindeki ağırlığını görece azaltırken, bu durum gelişmiş ülkelerde içeride üretim eğilimlerini güçlendirdi.

Bugün yapay zeka alanında yaşanan gelişmeler, sanayi üretiminin niceliksel büyümeden ziyade niteliksel bir sıçramanın eşiğinde olduğunu gösteriyor. Yaşanan dönüşüm, bir yandan ülkeler açısından bir ulusal güvenlik boyutu taşırken, öte yandan böyle bir ekosistemi kurmak için gereken devasa yatırımlar, devletlere planlama, yeni nesil finansman ve teşvik sistemlerinin geliştirilmesi gibi kritik görevler yüklüyor."

"1980 ve 90'ların egemen paradigmasından uzaklaşıyoruz"

Bahçıvan, devletin ekonomideki rolü ve özel sektörle ilişkilerinin de bu dönüşümün merkezinde yer aldığını dile getirerek, sanayi ve dış ticaret politikaları yeniden önem kazanırken, sektörel önceliklendirme, stratejik yatırımlar ve kamu-özel işbirliğinin hem rekabet hem de güvenlik kaygılarıyla ekonomik gündemin üst sıralarına yükseldiğini açıkladı.

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, "Devletin ekonomide salt düzenleyici rolüyle, pasif bir oyuncu olarak kenarda durması gerektiği şeklindeki 1980 ve 1990'ların egemen paradigmasından uzaklaşıyoruz. Bu süreç, İkinci Dünya Savaşı sonrasının katı devletçi ve merkezi planlama anlayışına dönüşü ifade etmiyor. Yaşanan değişim belki de en net ifadesini girişimci devlet kavramında buluyor" ifadelerini kullandı.

Bahçıvan, kamunun proaktif bir role geçerek, piyasaların genişlemesini, tedarik zincirlerinin daha iyi çalışmasını, özel sektörün rekabet gücünü ve yenilik kapasitesini destekleyerek kalkınmayı hızlandırdığı bir yaklaşımdan bahsetti.

"Mevcut ekonomik program bütüncül bir yol haritasıyla güçlendirilmeli"

Geçen ayki meclis toplantısında gündeme taşınan erken sanayisizleşme riskine atıfta bulunan Bahçıvan, mevcut programın sanayiyi koruyacak şekilde güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçıvan, "Mevcut ekonomik programın, sanayimizin üretken kapasitesini koruyacak, kırılganlıklarını azaltacak ve teknolojik dönüşümünü destekleyecek bütüncül bir yol haritası ile güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz" açıklamasında bulundu.

"Kamu ile özel sektör arasında yeni bir işbirliği kültürü oluşmalı"

Yapısal dönüşümün yalnızca kaynak aktarımıyla gerçekleşemeyeceğini, güçlü bir kurumsal koordinasyon mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kamu-özel sektör işbirliğinde yeni nesil bir sanayi planlaması yapılmalı. Planlama derken, 1960’lara, 70'lere özgü aşırı merkezileşmiş, kapalı, statik planlama anlayışını geri getirmekten ya da serbest piyasa ekonomisinin prensiplerini geri plana atmaktan bahsetmediğimizi tekrar vurgulamak istiyorum.

Tümüyle piyasa güçlerine emanet edilmiş, kuralsız ve plansız programsız bir modelin sınırlarını da görmüş durumdayız. Kast ettiğimiz planlama anlayışı, kamunun uzun vadeli kalkınma hedefleri doğrultusunda daha proaktif bir rol almasına dayanıyor. Günümüzün giderek zorlaşan küresel rekabet koşullarında, kamu ile özel sektör arasında yeni bir işbirliği kültürünü yerleştirmemiz gerekiyor."

Bahçıvan, yıllardan beri dile getirdikleri kalkınma bankacılığı reformu talebini de bu vesileyle bir kez daha hatırlatarak, "Girişimci devlet ve yeni nesil planlama yaklaşımından bahsediyorsak, bunun en önemli sacayaklarından biri finansmandır." değerlendirmesinde bulundu.

Bahçıvan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Yapay zeka devriminde ihtiyaç duyulan sanayi politikalarını geleneksel ticari banka kredileriyle yürütmenin bir sınırı vardır. Benzer şekilde, sanayimizin en büyük ve ne yazık ki giderek büyüyen sorunlarından biri nitelikli insan açığı. Bu açığın giderilmesi için öncelikli ihtiyaçların belirlenmesi ve eğitim politikalarının bu ihtiyaçlarla daha güçlü bir şekilde eşleştirilmesi de yeni nesil planlamanın önemli bir parçası olmalı."

Kaynak: AA