11 Ağustos 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 11.08.2026 17:55 | Son Güncelleme: 11.08.2026 18:10

Mahfi Eğilmez yazdı: Dolar kuru gerçeği ne kadar yansıtıyor?

Mahfi Eğilmez, kişisel blogu Kendime Yazılar’da, dolar kurunun gerçeği ne kadar yansıttığı sorusuna Big Mac Endeksi üzerinden yanıt aradı
Mahfi Eğilmez yazdı: Dolar kuru gerçeği ne kadar yansıtıyor?
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Ekonomist Mahfi Eğilmez, kendi internet sitesi Kendime Yazılar’da yayımladığı son yazısında, Big Mac Endeksi'ne göre Türk Lirası'nın satın alma gücünü esas alan dolar kuruyla piyasa kuru arasındaki farkı değerlendirdi. Eğilmez, "Asıl soru şu: Bir ülkenin parasını güçlü göstermek gerçekten o ülkeyi zenginleştirir mi, yoksa yalnızca dolar cinsinden görünen rakamları mı değiştirir?" ifadelerini kullandı.

Mahfi Eğilmez'in yazısı şöyle:

Big Mac Endeksi, Temmuz 2026 sonunda Türk Lirası’nın dolar karşısındaki satın alma gücüne dayalı kurunun yaklaşık 65 TL olduğunu gösteriyor. Piyasa kuru ile bu hesap arasındaki 17,50 TL'lik fark bize ne anlatıyor?

Bir ülkenin parasının dış dünyadaki değeri, yabancı paralar karşısındaki değeriyle, yani döviz kuruyla ölçülür. Uluslararası karşılaştırmalarda ise genellikle ABD doları esas alınır. Temmuz 2026 sonu itibarıyla 1 dolar 47,50 TL. Ancak bu kur, TL’nin satın alma gücünü gerçekten yansıtıyor mu?

Döviz kuru yalnızca arz ve talebe göre oluşmaz. Faiz farkları, risk primi, sermaye hareketleri, merkez bankası müdahaleleri ve beklentiler gibi birçok faktör kuru etkiler. Bu nedenle piyasa kuru, bir paranın satın alma gücüne dayalı değerinden farklı olabilir.

Satın alma gücü paritesinin (SAGP) temel mantığı basit: Farklı ülkelerde aynı veya benzer ürünlerin fiyatlarını karşılaştırıyoruz. The Economist'in uzun yıllardır yayımladığı Big Mac Endeksi de bu yöntemi kullanıyor. Big Mac, birçok ülkede büyük ölçüde standart bir ürün olduğu için ülkeler arasındaki fiyat ve satın alma gücü farklarını kabaca görmemizi sağlıyor.

30 Temmuz 2026 tarihli verilere göre Big Mac'in dünya ortalama fiyatı yaklaşık 5 dolar, Türkiye'deki fiyatı ise 325 TL.

Piyasa kuru olan 47,50 TL üzerinden Türkiye'deki Big Mac'in dolar karşılığı:

325 TL / 47,50 TL = 6,84 dolar

Yani Türkiye'deki Big Mac, piyasa kuruyla 6,84 dolara denk geliyor. Dünya ortalaması ise 5 dolar. Bu, Türkiye'deki Big Mac'in dolar bazında yaklaşık %37 daha pahalı olduğu anlamına geliyor.

Bu karşılaştırmadan hareketle Big Mac fiyatlarını eşitleyen SAGP kuru ise:

325 TL / 5 dolar = 65 TL/dolar

Dolayısıyla Big Mac Endeksi'ne göre Türk Lirası'nın satın alma gücünü esas alan dolar kuru, Temmuz 2026 sonunda yaklaşık 65 TL.

Elbette 65 TL, Türk Lirası'nın “gerçek ve tartışmasız değeri” değil. Bu, yalnızca Big Mac fiyatlarından hareketle yapılan bir SAGP tahmini. Gerçek döviz kurunu faiz oranları, enflasyon beklentileri, dış ticaret dengesi, sermaye hareketleri, ülke riski ve para politikası gibi çok sayıda değişken belirliyor.

Ancak aradaki fark dikkat çekici: Piyasa kuru 47,50 TL, Big Mac Endeksi'nin işaret ettiği SAGP kuru ise yaklaşık 65 TL. Arada 17,50 TL'lik bir fark var.

Bir ülkenin parasını güçlü göstermek gerçekten o ülkeyi zenginleştirir mi?

Bu fark, kurun yalnızca nominal değerine bakarak Türkiye'nin uluslararası satın alma gücünü değerlendiremeyeceğimizi gösteriyor.

Üstelik kurun 47,50 TL yerine 65 TL olması yalnızca dolar cinsinden milli gelir rakamlarını değiştirmezdi. Türkiye'nin yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle enerji, ara malları ve diğer ithal girdilerin maliyetleri de yükselir, bu da enflasyon üzerinde ek baskı yaratabilirdi.

Nitekim 47,50 TL'lik kur üzerinden Türkiye'nin GSYH'si yaklaşık 1.658 milyar dolar, kişi başına geliri ise 18.621 dolar. Aynı TL büyüklüklerini 65 TL'lik kur üzerinden dolara çevirdiğimizde bu rakamlar sırasıyla yaklaşık 1.189 milyar dolar ve 13.745 dolar oluyor.

Asıl soru şu: Bir ülkenin parasını güçlü göstermek gerçekten o ülkeyi zenginleştirir mi, yoksa yalnızca dolar cinsinden görünen rakamları mı değiştirir?

Türkiye'nin son dönemdeki kur politikasını ve bunun milli gelir, kişi başına gelir ve faiz maliyeti üzerindeki etkilerini anlamak için asıl tartışılması gereken nokta da bu.

Çünkü bir kurun ekonomik gerçeklikten uzun süre uzak tutulmasının maliyeti, zaman içinde başka kanallardan ortaya çıkabiliyor.

Yazıyı Mahfi Eğilmez'in sitesinden de okuyabilirsiniz