Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı sunumda Türkiye ekonomisine ve enflasyon görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karahan, yıl içinde öne çıkan jeopolitik gelişmelerin dezenflasyon sürecini etkilediğini ancak arz yönlü baskılara rağmen sürecin devam ettiğini söyledi.
Karahan, sıkı para politikasının tüketim talebindeki yavaşlama ve Türk lirasındaki ılımlı seyirle birlikte temel mal enflasyonundaki artışı sınırladığını belirtti. Küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların ve navlun maliyetlerindeki yükselişin sürdüğünü kaydeden Karahan, Hürmüz Boğazı'na alternatif ticaret yollarındaki risklerin de arttığını söyledi. Bu gelişmelerin ticaret rotalarını uzatarak sigorta ve navlun maliyetlerini yükselttiğini ifade etti.
Küresel enflasyon baskısı
Karahan, küresel ölçekte manşet enflasyonun yükseldiğini, yüksek enerji fiyatlarının küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürdüğünü belirtti. Çekirdek enflasyonun şimdilik yatay seyrettiğini söyleyen Karahan, olası ikincil etkiler nedeniyle küresel enflasyon görünümünün daha da bozulabileceği uyarısında bulundu.
Birçok merkez bankasının beklentilerdeki bozulmayı kontrol altında tutmak amacıyla savaş öncesine göre daha sıkı bir parasal duruş tercih ettiğini söyleyen Karahan, gelişmiş ülkelerde uzun vadeli tahvil faizlerinin yükseldiğini aktardı. Kamu borçlarındaki artış, küresel belirsizlik ve enflasyon beklentilerindeki bozulmanın tahvil getirileri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu belirtti.
Türkiye ekonomisinde ise ikinci çeyrekte büyümenin yıllık yüzde 2,3'e gerilediğini belirten Karahan, yavaşlamanın iç talep öncülüğünde gerçekleştiğini söyledi. Nihai yurt içi talebin belirgin şekilde ivme kaybettiğini, net ihracatın ise yıllık büyümeye pozitif katkı verdiğini aktardı. Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretiminin gerilediğini kaydetti.
Karahan, iç talepteki zayıflamanın perakende satışlar ve kart harcamalarındaki gelişmelerle de görüldüğünü belirtti. Temmuz itibarıyla üçüncü çeyrekte perakende satış büyümesinin yavaşladığını, kart harcamalarındaki çeyreklik artışın da sınırlı kaldığını söyledi.
Enflasyon yüzde 29,7
Eylül itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 olduğunu belirten Karahan, jeopolitik gelişmelerin özellikle enerji fiyatları üzerinden dezenflasyon sürecinde ciddi ivme kaybına yol açtığını söyledi. Buna karşın tüketici enflasyonunun nisan ayındaki yüzde 32,4 seviyesinden 2,6 puan gerilediğini ifade etti.
Karahan, yıllıklandırılmış ana eğilimin savaş döneminde yüzde 30'lar seviyesine yükseldikten sonra eylül itibarıyla yüzde 23,7'ye gerilediğini belirtti. Bu oranın mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık 6 puan altında olduğunu söyleyen Karahan, arz yönlü baskıların hafiflemesi halinde dezenflasyonun önümüzdeki dönemde de devam edeceğini ifade etti.
Alt gruplara ilişkin değerlendirmesinde Karahan, enerji dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyonun geçen yıla kıyasla gerilediğini söyledi. Hizmet enflasyonunun yüzde 44,7'den yüzde 37,7'ye, gıda ve alkolsüz içecekler grubunun yüzde 36,1'den yüzde 27,6'ya, temel malların ise yüzde 19,9'dan yüzde 15,9'a gerilediğini belirtti. Enerji grubunda yıllık fiyat artışının ise yüzde 46,1 olduğunu aktardı.
Karahan, enerji fiyatlarındaki yükselişin bu yıl dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının temel nedeni olduğunu söyledi. Şubat sonunda Orta Doğu'da başlayan gerilimin enerji arzına ilişkin riskleri artırdığını, doğal gaz, akaryakıt ve tüp gaz fiyatlarında yükselişe yol açtığını belirtti.
"Sıkı para politikası sürecek"
Karahan, eşel mobil sisteminin küresel arz şokunun akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırladığını belirtti. Sistemin yalnızca doğrudan enflasyon etkisini değil, ulaştırma gibi diğer kalemlere ve enflasyon beklentilerine yönelik ikincil etkileri de sınırladığını ifade etti.
Hizmet enflasyonunda yavaşlamanın sürdüğünü belirten Karahan, kira artışlarında da son aylarda belirgin bir yavaşlama görüldüğünü söyledi. Yeni kiracı kira endeksinde ağustos itibarıyla yıllık artışın yüzde 26,4'e gerilediğini aktaran Karahan, mevcut görünümün kira enflasyonundaki gerilemenin süreceğine işaret ettiğini belirtti.
Karahan, enflasyon beklentilerinde yıl başında öngörülen iyileşmenin henüz sağlanamadığını ve bunun dezenflasyon açısından risk oluşturmaya devam ettiğini söyledi. Bu nedenle ihtiyatlı duruşun sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Merkez Bankası'nın sıkı para politikası duruşunu koruduğunu belirten Karahan, mevcut durumda para piyasalarında faiz oranlarının yüzde 37 olan politika faizine yakın seviyelerde oluştuğunu söyledi. Makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetiminin de sıkı parasal duruşu desteklediğini aktardı.
Karahan, kredi büyümesinin de alınan tedbirlerin etkisiyle yavaşladığını belirtti. Şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesinin yüzde 25 civarına gerilediğini söyledi. Ticari ve bireysel kredi büyümelerindeki yavaşlamanın kredi kompozisyonunu iyileştirdiğini ve iç talepteki dengelenmeye katkı verdiğini ifade etti.
Merkez Bankası'nın brüt rezervlerinin de savaş sonrası gerilemenin bir bölümünü telafi ettiğini belirten Karahan, 27 Şubat'ta 210 milyar dolar olan brüt rezervlerin 26 Haziran'da 149 milyar dolara geriledikten sonra 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolara yükseldiğini açıkladı. Swap hariç net rezervlerin ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde olduğunu söyledi.
Karahan, fiyat istikrarına ulaşma kararlılığının sürdüğünü vurgulayarak, jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu söyledi. Dezenflasyon kazanımlarının devamı için ihtiyatlı olunacağını belirten Karahan, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunun sürdürüleceğini ifade etti.
Kaynak: Gazete Oksijen

