Yeni çıkan diziler ve izlenmesi gereken en iyi filmler hangileri? IMDb puanı yüksek filmler, ters köşe senaryolarıyla şaşırtan diziler ve ödül sezonuna damga vuran yapımlarla dolu bir izleme listesiyle karşınızdayız!
Oksijen Dijital Platformlar Editörü Elçin Yahşi; her hafta Netflix, Disney+, Amazon Prime Video ve BluTV gibi popüler platformlarda öne çıkan yapımları, gerçek olaylardan uyarlanan filmleri ve hafta sonu bir solukta izleyebileceğiniz dizileri derliyor ve 'Ne İzleyelim?' bülteniyle her cumartesi sabah 09.00'da mail olarak okurlarımıza iletiyor. Eğer "Bugün ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Ağustos 2026'nın en çok konuşulan dizileri ve en iyi yeni çıkan filmleri bu listede!
Elçin Yahşi'nin Ne İzleyelim? bülteni her cumartesi saat 09.00'da posta kutunuzda olsun istiyorsanız bu adresten ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
Klasik Hollywood’tan iki başyapıt!
Amerikan sinemasının en iyi yönetmenlerinden biri olan Billy Wilder’ın iki klasik başyapıtı Garsoniyer ve Bazıları Sıcak Sever MUBI kütüphanesine eklendi. Hâlâ izlemediyseniz kaçırmayın.
Burak Göral, Billy Wilder için şöyle diyor:
“1906’da, o zamanlar Avusturya-Macaristan olarak bilinen şimdilerde Polonya ve Ukrayna sınırları içindeki Galiçya doğmuş olan Billy Wilder, aslında hep avukat olmak istemiş. Ama gazetecilik yaparak 1920’lerde Berlin’e geçmiş orada da Alman sinema sektöründe senarist olarak çalışmaya başlamış. Adolf Hitler’in iktidara gelmesiyle Yahudi kökeninin sorun yaratacağını erkenden farketmiş ve önce Fransa’ya sonra da ABD’ye göç etmiş.
1938 yılından itibaren Amerikan film sektöründe aktif olarak çalışmaya başlayan Wilder 1944’te çektiği ve bir ‘kara film’ başyapıtı sayılan Çifte Tazminat (Double Indemnity) ile olağanüstü bir ilgi gördü. Zaten sonrası dev bir başarı hikâyesi… Kayıp Hafta Sonu (The Lost Weekend), Sunset Bulvarı (Sunset Boulevard), Diri Gömülenler (Ace in the Hole), Casuslar Kampı (Stalag 17), Sabrina, Yaz Bekarı (The Seven Year Itch), Beklenmeyen Şahit (Witness fort he Prosecution) gibi muhteşem filmleri peş peşe dizen yönetmen Hollywood’un en ünlü filmlerinden ikisini de üst üste çekti: Bazıları Sıcak Sever (Some Like it Hot, 1959) ve Garsoniyer (The Apartment, 1960)”
Yetişkinler için üç çizgi dizi
Umur Çağın Taş, “Marvel'ın mutantlarından Rick Sanchez'in kaotik evrenine, platformlarda yetişkin animasyonları açısında son yılların en bereketli dönemi yaşanıyor,” diyor ve üç seçenek sıralıyor:
X-Men '97
Doksanlar çocuklarının hayal dünyasına önemli katkılarda bulunan o unutulmaz seriyi kaldığı yerden devam ettiren ve Marvel çatısı altında hazırlanan X-Men '97, iki senenin ardından yeni sezonuyla geri döndü. Orijinal seslendirme kadrosunu büyük ölçüde yeniden bir araya getiren dizi, son dönemde Marvel filmlerinin tıkılıp kaldığı çoklu evrenlere kahramanlarını savurarak unutulmaz bir sezon finaline imza atmıştı. Yeni bölümlerde de Storm, Wolverine, Cyclops, Rogue ve adını ezbere bildiğimiz diğer mutantlarımızı, ortak bir amaç uğruna birbirinden farklı tehditlere karşı, bambaşka zaman dilimlerinde mücadele ederken izliyoruz. (Disney+)
Rick & Morty
Kült statüsüne yayın hayatının ilk yıllarında ulaşan Rick & Morty de dokuzuncu sezonunu tamamlamak üzere. Kamera arkasında yaşanan çalkantıların ardından seslendirme kadrosunda ve yazar odasında köklü değişikliklere giden yapım, sonunda ritmini yeniden buldu.
Sokacak lafı hiç bitmeyen dâhi ve bir o kadar da deli bilim insanı Rick Sanchez ile anksiyetesinin içinde yaşamaya alıştığımız torunu Morty'nin maceraları da artık her bölümde sıfırlanmıyor. Malzemesi bol alternatif evrenlere ve Rick'in varoluş sancılarını kaşıyan hikâyelere geri dönmeyi ihmal etmeyen dizi, ilk günkü kadar dinç olmasa da son birkaç sezonuyla kıyaslandığında oldukça iyi bir form yakalamış durumda. (HBO Max)
President Curtis
Rick & Morty evreninden çıkan üçüncü yan proje President Curtis, ilk bölümüyle HBO Max'ta seyirci karşısına çıktı. Rick Sanchez'in yaşadığı ana evrenin ABD başkanı olarak tanıdığımız Curtis, iki sadık ajanıyla birlikte birbirinden absürt maceralara sürükleniyor. Eski başkanların klonları ve hayaletlerinden tutun, CIA ile Ay'a yapılan bir ziyaret sırasında çekilen video yüzünden patlak veren krizlere kadar uzanan olaylar, tam da Rick & Morty evrenine yakışacak türden.
Ülkesinin iyiliğini gerçekten önemseyen ve bunun uğruna kendini feda etmekten çekinmeyen bu kurmaca başkanın, Amerikan izleyicisinin siyasi yaralarını kaşıyacağına da şüphe yok. (HBO Max)
Japon sinemasından iki yeni örnek DSmart GO’da
Muammer Brav diyor ki: “Aynı hafta SinemaTV ekranlarından, DSmart GO uygulamasına transfer olan Renoir (2026) ile Aşk Yasağı’nın (Love on Trial), birçok ortak özelliği var. İki film de ilk gösterimlerini Cannes Film Festivali’nde yaptı. 2025 yılında düzenlenen festivalde Renoir, Ana Yarışma bölümünün, Aşk Yasağı ise Yarışma Dışı bölümünün filmlerindendi.
İki filmin yönetmeni de Japon Sineması’nın en popüler isimlerinden ve iki film de kadınları odağına alarak, büyüme ve olgunlaşma hikâyesi anlatıyor.”
Yazın en tekinsiz hikâyesi geliyor
American Psycho'nun yazarı Bret Easton Ellis'in çok satan korku romanı, Ryan Murphy'nin imzasıyla diziye dönüştü.
Bret Easton Ellis denince akla ilk gelen eserlerden biri kuşkusuz American Psycho. Şimdi ise yazarın çok satan, otobiyografik öğeler taşıyan korku romanı The Shards, dizi olarak ekranlara geliyor. Üstelik projenin arkasında, sınırları zorlayan anlatılarıyla tanınan Ryan Murphy var.
American Horror Story, Pose, Monster, The Beauty ve All's Fair gibi yapımlardan aşina olduğumuz Murphy, bu kez izleyiciyi 1980'lerin Los Angeles'ına götürüyor.
İlk bakışta güneşli yaz günleri, gösterişli partiler ve kusursuz görünen bir gençlik hikâyesi gibi dursa da, The Shards çok daha karanlık bir dünyanın kapısını aralıyor. Kimlik arayışı, cinsellik, kıskançlık ve takıntılar arasında savrulan gençler, Amerikan rüyasının parlak yüzeyinin altında saklanan tehlikelerle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Hikâyenin merkezinde, yazar olma hayalleri kuran ve çevresini dikkatle gözlemleyen genç Bret yer alıyor. Okula gizemli yeni öğrenci Robert Mallory'nin gelişiyle birlikte Bret'in tüm dengesi bozulur, gerçeklik algısı sarsılmaya başlıyor. Robert'ın gelişiyle eş zamanlı olarak, Los Angeles'ta gençleri avlayan The Trawler adlı seri katilin yarattığı panik giderek büyür. Işıltılı partiler ve ayrıcalıklı yaşamın içinde kaybolan Bret ile arkadaşları, farkında olmadan karanlığın tam merkezine sürüklenir.
Psikolojik gerilim ile gençlik dramasını ustaca harmanlayan The Shards, yazın en merak uyandıran dizilerinden biri olmaya aday görünüyor. 10 bölümlük dizi, 6 Ağustos'tan itibaren sadece Disney+'ta izleyiciyle buluşacak.
Yüzyıllık Yalnızlık, ikinci sezon
Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen Gabriel García Márquez imzalı Yüzyıllık Yalnızlık, yayımlandığı 1967 yılından bu yana milyonlarca okura ulaştı ve büyülü gerçekçilik akımının en güçlü örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Ve 2024 senesinde beklenmedik bir gelişmeyle, Márquez ailesinin de desteğiyle eser, Netflix tarafından diziye uyarlandı.
Dizinin ilk sezonu, Kolombiya'nın hayali kasabası Macondo'da yaşayan Buendía ailesinin nesiller boyunca süren destansı hikâyesini konu alıyor.
José Arcadio Buendía ile Úrsula Iguarán'ın kasabayı kurmasıyla başlayan anlatı; aşk, savaş, tutku, iktidar ve yalnızlıkla örülü yedi kuşaklık bir aile destanına dönüşüyor. Macondo'nun büyülü atmosferi, Márquez'in gerçek ile hayal arasında kurduğu benzersiz dünyayı ekrana taşıyor.
İkinci sezonda ise izleyiciyi, sona erdiği düşünülen savaşın ardından Buendía ailesinin kuşaklar boyunca süregelen kaderinin daha da derinleştiği bir hikâye bekliyor. Macondo'nun geçmişinden gelen sırlar gün yüzüne çıkarken, aile üyeleri hayatlarını değiştirecek yüzleşmelerle karşı karşıya kalıyor. Romanın finaline yaklaşan yeni bölümler, hikâyenin en çarpıcı dönüm noktalarını izleyiciyle buluşturuyor. Yüzyıllık Yalnızlık 2. kısmı 5 Ağustos'ta, büyük finali ise 26 Ağustos'ta Netflix'te.
İsveç’in en büyük borsa skandalı
1997 yazında İsveç finans dünyasını sarsan ve ülke tarihinin en büyük borsa skandallarından biri olarak anılan Trustor vakası, yıllar sonra yeniden gündemde.
5 Ağustos'ta Netflix'te yayınlanacak olan Inside the Trustor Scandal (2026), yatırım şirketi Trustor AB'nin tartışmalı şekilde el değiştirmesi ve şirketin kendi parasıyla satın alınmasıyla büyüyen skandalı mercek altına alıyor.
Dönemin en çarpıcı finans vakalarından birini konu alan yapım, olayın merkezindeki isimlerin ve gerçeğin peşine düşen kişilerin anlatımlarıyla yaşananları yeniden ele alıyor. Skandalın kilit figürlerinden Joachim Posener ise dünyanın en çok aranan finans suçlularından biri hâline gelmesine rağmen yıllardır bulunamadı.
Hâlâ çözülemeyen bu kaçış hikâyesi, Trustor vakasını yalnızca büyük bir finans dolandırıcılığı değil, aynı zamanda gizemini koruyan bir sır olarak da öne çıkarıyor.
Amerika tarihinden bir işçi direnişi portresi
Amerikan bağımsız sinemasının 80'lere damga vuran başyapıtlarından biri daha MUBI ekranlarında. Amerikan işçi hareketlerinin en çalkantılı dönemlerinden birine ışık tutan Matewan (1987), 1920'lerde Batı Virginia'da geçen gerçek olaylardan esinlenen etkileyici bir dönem draması olarak karşımıza çıkıyor.
Baskı altındaki maden işçileri arasında grev örgütlemek için Matewan kasabasına gelen sendika örgütleyicisi Joe Kenehan'ın merkezinde yer aldığı film, kömür madencilerinin daha iyi çalışma koşulları ve sendikal haklar için verdikleri mücadeleyi anlatıyor.
Oscar adayı John Sayles’in (Lone Star) yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği, başrolünde ise Oscar ödüllü Chris Cooper’ın (Adaptation) yer aldığı film; Amerikan tarihinin en önemli işçi direnişlerinden birine çarpıcı bir bakış sunuyor.
Boşanma, komedi ve yeni bir başlangıç
Hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstlendiği A Star Is Born ve Maestro ile kariyerinde yeni bir sayfa açan, ayrıca Silver Linings Playbook, American Hustle ve Guardians of the Galaxy gibi yapımlardaki performanslarıyla tanınan Oscar adayı Bradley Cooper, bir kez daha kamera arkasına geçiyor.
Bu kez filminin başrollerini Emmy ödüllü Will Arnett (BoJack Horseman, 30 Rock) ve Oscar ödüllü Laura Dern (Big Little Lies, Marriage Story, Jurassic Park) paylaşıyor. Peki yıldızların elinden çıkan bu film ne anlatıyor?
Is This Thing on?, yalnızca parçalanmış bir evliliğin perde arkasını gözler önüne sermekle kalmıyor; aynı zamanda orta yaş kriziyle mücadele eden bir adamın yeniden kendini bulma çabasını da merkezine alıyor. Boşanmanın ardından New York’un stand-up komedi sahnesinde kendine yeni bir yol çizen Alex ile ailesi için yaptığı fedakârlıkları sorgulamaya başlayan Tess’in hikâyesi, ortak ebeveynlik, kimlik arayışı ve sevginin yeni bir biçimde var olup olamayacağı gibi temaları duygusal ve mizahi bir dille ele alıyor. Filmi Apple TV üzerinden satın alarak izleyebilirsiniz.
28 gün sadece tavuk yemek
The Masked Dancer ve The Lateish Show with Mo Gilligan gibi programlardan tanınan BAFTA ödüllü İngiliz komedyen Mo Gilligan, yeni bir maceraya atılıyor.
İngiltere ve ABD'de 28 gün boyunca yalnızca kızarmış tavuk tükettiği cesur bir deneyde Gilligan, bu tutkunun insan sağlığı üzerindeki etkilerini ve arkasındaki endüstriyi mercek altına alıyor.
İşlenmiş gıdalar, fast food devlerinin perde arkası, sektörde çalışanların zorlu yaşam koşulları, bu beslenme biçiminin vücuda etkileri ve gözlerden uzak tutulan gerçekler... Tüm bunları ele alan belgesel Big Chicken: A Fast Food Conspiracy (2026), 5 Ağustos'ta Netflix'te!
Bu yılın beğenilen gerilim filmlerinden biri
Sizi küçümseyen, emeğinizi görmezden gelen ve her fırsatta psikolojik baskı uygulayan patronunuzla bir uçak kazasının ardından ıssız bir adada başbaşa kaldığınızı düşünün. Ofisin hiyerarşisi artık geride kalmıştır; yetkilerin ve güç oyunlarının hiçbir anlamı yoktur. Artık hiçbir kuralın geçerli olmadığı bu adada, yeni bir düzen mi kurulacaktır, yoksa geçmişin öfkesi bir intikama mı dönüşecektir?
Kara komedi ile gerilimi ustalıkla harmanlayan Send Help, tam da böyle bir senaryoyu ekrana taşıyor. Spider-Man üçlemesi, The Evil Dead serisi ve Doctor Strange in the Multiverse of Madness filmleriyle tanınan Sam Raimi'nin yönetmen koltuğunda oturduğu yapımda Rachel McAdams (Mean Girls, The Notebook, About Time) ve Dylan O'Brien (Twinless, Teen Wolf) başrolleri paylaşıyor.
Bir uçak kazasından sağ kurtulan iki iş arkadaşının, medeniyetten uzakta değişen güç dengeleriyle ve kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini konu alan film, en büyük mücadelenin doğaya karşı değil, yanınızdaki insana karşı verildiğini hatırlatıyor. Send Help, 5 Ağustos'ta Disney+'ta!
Yeni çaylaklar, yeni tehditler
Senenin ilk yarısında 8. sezonuyla ses getiren The Rookie, Türkiye'de de 7. sezonuyla 6 Ağustos'ta Netflix ekranlarına geliyor.
Los Angeles Polis Departmanı’na (LAPD) katılıp hayalinin peşinden giderek polis olan John Nolan'ın hikâyesini anlatan bu sevilen polisiye dram, polis mesleğinin zorluklarını geniş bir ekip ve bitmek bilmeyen olaylar üzerinden anlatıyor. Dizinin bu yedinci sezonu ise John Nolan'ın kurşun yarasını atlatmaya çalışmasını, yeni çaylakların eğitime başlamasını, Bailey'nin eski eşi Jason Wyler tehdidini ve ekibin Los Angeles'taki yeni sokak vakaları ile seri katilleri ele almasını konu alıyor.
Charles Manson'ın torunu geçmişe gidiyor
Hayatı boyunca kimliğini hiç bilmediği büyükbabasının izini süren Sophia, araştırması derinleştikçe akıl almaz bir gerçekle yüzleşir: Soy bağı, tarihin en kötü şöhretli seri katillerinden Charles Manson'a uzanmaktadır. Bu sarsıcı keşif, onu Manson ailesinin karanlık geçmişine, çelişkili tanıklıklara ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış özel kayıtlar ile ses arşivlerine götürür. Ancak her yeni ipucu yalnızca Manson'ın karanlık mirasını değil, Sophia'nın kendi kimliğini ve en yakınlarıyla kurduğu bağları da sorgulamasına neden olur.
Gerçek suç belgeseli My Grandfather Charles Manson (2026) şimdi Disney+'ta.
Chicago'nun sert polisleri
Chicago Fire dizisinden doğan ve kısa sürede kendi hayran kitlesini oluşturan ve bu sene de 16. sezonuyla ekranlara dönmesi beklenen Chicago PD (2014), Chicago Polis Teşkilatı'nın en tehlikeli suçlarla mücadele eden Çavuş Hank Voight liderliğindeki İstihbarat Birimi'nin ve üniformalı polislerin nefes kesen operasyonlarını anlatıyor.
1 Ağustos'ta Netflix kütüphanesine eklenecek dizi suçluların peşindeki yüksek tempolu kovalamacaları, etik ikilemleri ve karakterlerin kişisel hayatlarını başarıyla harmanlayarak şehrin içinden akıllara kazınan anları ekrana taşıyor. Chicago PD, polisiye dizileri sevenler için kaçırılmayacak yapımlardan başta geliyor.