Yeni çıkan diziler ve izlenmesi gereken en iyi filmler hangileri? IMDb puanı yüksek filmler, ters köşe senaryolarıyla şaşırtan diziler ve ödül sezonuna damga vuran yapımlarla dolu bir izleme listesiyle karşınızdayız!
Oksijen Dijital Platformlar Editörü Elçin Yahşi; her hafta Netflix, Disney+, Amazon Prime Video ve BluTV gibi popüler platformlarda öne çıkan yapımları, gerçek olaylardan uyarlanan filmleri ve hafta sonu bir solukta izleyebileceğiniz dizileri derliyor ve 'Ne İzleyelim?' bülteniyle her cumartesi sabah 09.00'da mail olarak okurlarımıza iletiyor. Eğer "Bugün ne izlesem?" diye düşünüyorsanız, Ağustos 2026'nın en çok konuşulan dizileri ve en iyi yeni çıkan filmleri bu listede!
Elçin Yahşi'nin Ne İzleyelim? bülteni her cumartesi saat 09.00'da posta kutunuzda olsun istiyorsanız bu adresten ücretsiz kayıt olabilirsiniz.
15 -21 Ağustos
Yepyeni Türk filmleri
Kısıtlı gösterimde kalmış veya yoğun gündemde seyircileriyle buluşamamış bazı yepyeni Türk filmleri platformlarda ilgiyle izleniyor.
İşte onlardan bazıları…
Yetkin Dikinciler’in, Yeşilçam’da seks filmleri furyasının patlak verdiği günlerde idealist bir tiyatro oyuncusu olan Aytekin’i canlandırdığı Parçalı Yıllar (Prime Video),
yönetmen Can Evrenol’un sert bir hikâye anlatan 2022 yapımı İspanyol filmi The Coffee Table uyarlaması Cam Sehpa (Prime Video),
konseri iptal olduğu için evine erken dönen bir müzisyenin (Rıza Kocaoğlu), eşini (Damla Sönmez) en yakın arkadaşıyla (Erkan Kolçak Köstendil) tam da mutfak tezgahının üstünde sevişirken bastığı Tezgah (Prime Video),
iki ailenin kız isteme ve nişan ritüellerini yerine getirmek için bir araya gelmesiyle başlayan kara komedi Acı Kahve (MUBI ve TV+),
Gonca Vuslateri’nin kendi ailesinden de ilham alarak senaryosuna katkıda bulunduğu ve başrollerden birinde rol aldığı, yine iki ailenin bir nişan için yollarının kesiştiği gün yaşanan yanlışlıklar komedyası Cenazemize Hoş Geldiniz (Prime Video ve TV+)
Cem Yiğit Üzümoğlu ile Aslı İnandık’ın başrolleri paylaştığı, bir insanın içindeki açgözlülüğü ve hırsı keşfetme hikâyesi Sahibinden Rahmet (HBO Max ve TV+).
Burak Göral’ın filmleri ayrıntılı ele alan yazısı, burada.
Yapay zekâ ile Alamut Kalesi hikâyesi
Prime Video, Ay Yapım’ın yapay zekâ iştiraki AI Yapım (pardon ama hahaha) tarafından üretilen ve dünyada yapay zekâ ile üretilmiş ilk dizilerden biri olan Castle Walls’u platforma ekledi.
Senaryosu Ezel ve Uçurum’a da imza atmış olan Kerem Deren ile Çisil Hazal Tenim tarafından kaleme alınan dizinin 15’er dakikadan oluşan iki bölümünü izleyebilirsiniz.
Harabeleri günümüz İran’ında bulunan, tarihi Alamut Kalesi’nin esrarengiz hikâyesini konu alan Castle Walls’un yapım sürecinde, yaratıcı geliştirmeden, görsel keşif ve karakter entegrasyonuna kadar, içeriğin her noktasında öncü yapay zekâ platformları kullanılmış. AI Yapım’ın geliştirdiği AI Yapim Storyboard ve lisanslı arşivinde eğitilen AYDNA 1.0 gibi araçların da üretim süreçlerine dahil edildiği iki bölümlük yeni dizi, yapay zekâ ile hikâye anlatımının en iyi örneklerinden biri imiş.
Tam yazlık film, eğlenceli bir bilim kurgu
Sinemaya gidecek olanlar, sözümüz size: Bu hafta vizyona giren Oak Caddesi'nin Sonu'nda (The End of Oak Street), yaşadıkları banliyönün gizemli bir kozmik olay sonucu bambaşka bir yere taşınmasının ardından hayatta kalma mücadelesi veren ailenin annesini Anne Hathaway oynuyor; baba rolü ise Ewan McGregor'a emanet.
Film, umulmadık bir şekilde çok beğenildi, yazın en eğlenceli filmlerinden biri olarak nitelendiriliyor. Hatta Steven Spielberg’ün sinemaseverleri üzen Disclosure Day’inin kırdığı kalpleri tamir edeceği söyleniyor. Yapımcı, meşhur J. J. Abrams, yazıp yöneten ise It Follows’u da imzalayan David Robert Mitchell.
Muhteşem Yüzyıl’ın İngiliz kuzeni geri döndü
Osmanlı sarayını televizyon fenomenine dönüştüren Muhteşem Yüzyıl neyse, İngiltere için de The Tudors oydu. VIII. Henry’nin çalkantılı saltanatını anlatan dizi bütün sezonlarıyla Netflix kataloğuna eklendi. Umur Çağın Taş’ın yazısı burada.
Almanya’dan bir romantik komedi
My Best Friend, His Girlfriend and Me’de, epeydir planladıkları dünya turuna çıkmadan hemen önce aşık olan en iyi arkadaşının kız tarafından beyninin yıkandığına ikna olan Olli, kızı bertaraf etmek üzere harekete geçer. Netflix’te.
İnsanlığı kurtarırken, arkadaş bulmak
Oscar adayı The Martian'ın ardından sinemaya uyarlanan bir başka Andy Weir romanı Project Hail Mary, salonlardan sonra Prime Video’da.
Filmin senaryosu yine Drew Goddard'a (The Martian, The Cabin in the Woods, World War Z) ait. Oscar adayı Ryan Gosling'in (La La Land, Barbie, The Notebook) başrolünde yer aldığı filmde, yan rollerden birinde filmdeki karaoke sahnesiyle viral olan Sandra Hüller'i (Anatomy of a Fall, The Zone of Interest, Toni Erdmann) izliyoruz.
Filmin yönetmen koltuğunda ise daha önce birlikte The Lego Movie, Cloudy with a Chance of Meatballs ve 21 Jump Street filmlerine imza atan sevilen ikili Phil Lord & Christopher Miller oturuyor.
20 Ağustos'tan itibaren Prime Video'dan izlenebilecek ve senenin iddialı yapımları arasında yer alan Project Hail Mary, gözlerini milyonlarca kilometre uzakta, yapayalnız bir uzay gemisinde açan Ryland Grace'in hikâyesini anlatıyor. Kim olduğunu ve neden orada bulunduğunu hatırlamayan Grace, parçalar hâlinde geri dönen anıları sayesinde insanlığın kaderini belirleyecek kritik bir görevin merkezinde olduğunu fark eder. Zaman daralırken Dünya'nın geleceğini güvence altına almak için bilimsel bilgi birikimine güvenmek zorundadır. Ancak bu zorlu yolculuk sırasında karşısına çıkan kendi ırkı için benzer bir mücadele veren Rocky adlı sıra dışı bir uzaylı, beklenmedik bir dostluğun kapılarını aralar ve görevini bambaşka bir boyuta taşır.
Doğu Demirkol'dan yeni stand-up
HBO Max’ten dört sezonu da izlenebilen Doğu dizisiyle geniş bir hayran kitlesine ulaşan, Ahlat Ağacı, Ölümlü Dünya, Bayi Toplantısı, Yaşam Koçu ve 21 Ağustos'ta Netflix'te yayınlanacak Kardeşler Araştırma gibi yapımlardaki performanslarıyla sinema kariyerinde istikrarlı bir yükseliş yakalayan Doğu Demirkol, yeni tek kişilik stand-up gösterisiyle izleyici karşısında.
Komedyenin sahne turnelerinden, günlük hayat gözlemlerinden ve kişisel deneyimlerinden beslenen Hezeyanlar, 14 Ağustos'ta Netflix'te yayına girdi. Böylece Doğu Demirkol, platformda stand-up gösterileri yayınlanan Cem Yılmaz, Yasemin Sakallıoğlu, Ali Congun gibi isimlerin arasına katılmış oldu.
Dijital platformda ilk kez izleyiciyle buluşan gösteride Demirkol, kariyer yolculuğunda yaşadığı iniş çıkışları, sanatla kurduğu ilişkiyi, sınıf çatışmalarını ve toplumsal meselelere dair gözlemlerini kendine has mizah anlayışıyla ele alıyor. Samimi itiraflar, absürt çıkarımlar ve gündelik hayattan beslenen hikâyelerle şekillenen Hezeyanlar, Doğu Demirkol'un bugüne kadarki en kişisel stand-up gösterilerinden biri olmaya aday. Gösteri, komedyenin son yıllarda sahnede geliştirdiği yeni materyalleri ilk kez geniş bir dijital izleyici kitlesiyle buluşturuyor.
Bir seks terapistinin gözünden
İnsanların dile getirmekte zorlandığı en mahrem sorunlarına hızlı bir giriş yapıyoruz.
Japonya yapımı Netflix dizisi S&X, seks terapisti Ichito Shimotori’nin hikâyesini merkezine alıyor. Shimotori, kliniğinde cinsellik, ilişkiler ve kişisel travmalarla mücadele eden danışanlarına içtenlikle yardımcı olurken, bir yandan da toplumun önyargıları ile yüzleşmek zorunda kalıyor. Ancak onun asıl sınavı, başkalarının yaralarını sarmaya çalışırken kendi içinde sakladığı ve kimseyle paylaşamadığı derin sırrında yatıyor. S&X, 20 Ağustos’ta Netflix’te!
Boeing davasında hesap günü
Havacılık ve uzay şirketi Boeing'in neden olduğu güvenlik sorunları bir kez daha tüm detaylarıyla ekranlara taşınıyor.
Felaketle sonuçlanan kazalara ve örtbas edildiği öne sürülen uçaklardaki çatlak sorunlarına rağmen uçuşlarına devam eden Boeing'i merkezine alan Downfall: The Case Against Boeing (2022) belgeselinin ardından, yönetmen Rory Kennedy bir kez daha Boeing dosyası için kameranın arkasına geçiyor. 19 Ağustos'ta Netflix'te yayınlanacak yeni belgesel Freefall: A Reckoning for Boeing, muhbirlerin çarpıcı ifadelerine yer veriyor. Bu ifadelerde, Boeing'in kemer sıkma ve örtbas kültürünün ölümcül uçuş güvenliği ihmallerine yol açtığı iddia edilirken, yaşanan felaketler ve bu felaketlerin ardındaki nedenler tüm yönleriyle mercek altına alınıyor.
Bir cinayet soruşturması, baba-oğul polis
Lupin, Hijack ve Criminal: UK gibi yapımlarla tanınan yönetmen George Kay, bu kez izleyiciyi sürükleyici bir İsveç suç gerilimine davet ediyor: Blood Sacrifice.
Stockholm'ün karanlık sokaklarında geçen beş bölümlük hikâye, iki polis memurunun vahşice öldürülmesinin ardından başlıyor. Cinayetin izini süren kararlı bir dedektif, katili yakalayabilmek için yıllardır görüşmediği, eski polis olan babasıyla istemeden de olsa yeniden bir araya gelir. Geçmişlerindeki kırgınlıklarla yüzleşmek zorunda kalan ikili, polisleri hedef alan acımasız katili durdurmak için zamana karşı yarışırken hem birbirlerine hem de davanın giderek derinleşen sırlarına karşı mücadele eder. Karşılarındaki hedef, İsveç'in gördüğü en acımasız suçlulardan biridir; onu yakalamak için baba-oğulun yıllardır aralarına giren mesafeyi aşmaktan başka seçeneği yoktur.
Gerçek Aslan Kral’ın doğuşu
Kio'nun vahşi hayatta ve liderlik yolunda dört yıllık yükselişini kronolojik olarak ele alan dört bölümlük belgesel serisi Lion.
Jon Favreau (Chef, Iron Man, The Mandalorian) ve Michael Gunton (Planet Earth II, Kingdom), savunmasız bir yavru aslan olan Kio'nun kayıplar, sürgün ve rakiplerle mücadele ederek güçlü bir lidere dönüşmesini konu alan bu yapım için güçlerini birleştiriyor.
Sinematik bir doğa tarihi anlatımıyla Kio'nun dört yıllık yükselişini kronolojik olarak ele alan dört bölümlük belgesel serisi, yavru aslanın vahşi yaşamdaki büyüme evrelerine ve bir lider olarak yetişme sürecine yakından şahit olma fırsatı sunuyor.
Belgesel serisinin asıl sürprizi ise The Lion King, Dune, Interstellar, Inception, Gladiator, The Dark Knight ve daha birçok ünlü filmin müziğini üstlenen Hans Zimmer'ın özgün besteleri eşliğinde izleyiciyi etkileyici bir yolculuğa çıkarması oluyor. National Geographic ve Disney'den Lion, tüm bölümleriyle 20 Ağustos'ta Disney+'ta.
Usta oyuncu Şener Şen’in unutulmaz filmleri TOD’da!
Bu özel seçkide; zengin iş adamı Kerim Bey’in evinde aşçı olarak çalışan Lütfü Usta’nın hikâyesini anlatan Zengin Mutfağı (1988), Selamsız adlı Anadolu kasabasının belediye başkanı Latif Şahin’in cumhurbaşkanını karşılamak için bir bando takımı kurma çabasını konu alan Selamsız Bandosu (1987), Şener Şen ve Şevket Altuğ’un pavyonda çalışan iki yakın arkadaşı canlandırdığı Gölge Oyunu (1992) ve Yeşilçam’ın değişen sinema dünyasında ayakta kalmaya çalışan eski bir aşk filmleri yönetmeninin öyküsünü anlatan, Yavuz Turgul imzalı Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni (1990) yer alıyor.
Steven Spielberg'ün en kişisel filmi
The Fabelmans, 1970'lerden günümüze sinema tarihine damga vuran birçok filme imza atan Oscar ödüllü yönetmen Steven Spielberg'ün kendi hayatından izler taşıyan yarı otobiyografik filmi.
Catch Me If You Can, Disclosure Day, Schindler’s List, Jaws... 1970'lerden günümüze sinema tarihine damga vuran birçok filme imza atan Oscar ödüllü yönetmen Steven Spielberg'in kendi hayatından izler taşıyan yarı otobiyografik filmi The Fabelmans, 18 Ağustos'ta MUBI'de izleyiciyle buluşuyor.
Oscar adayı Michelle Williams (Dying for Sex, Shutter Island), Emmy adayı Paul Dano (There Will Be Blood, Little Miss Sunshine), Gabriel LaBelle (Saturday Night) ve Emmy ödüllü Seth Rogen'ın (Superbad, The Studio) başrollerini paylaştığı film, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Arizona'da yaşayan Sammy Fabelman ve ailesinin hikâyesini anlatıyor.
Büyük bir yönetmen olma hayalleri kuran Sammy, ergenliğe adım attığı yıllarda ailesine dair öğrendiği sarsıcı bir sırla yüzleşir. Peki, hayatındaki tüm zorluklar karşısında sinema onun sığınağı ve kurtarıcısı olabilecek midir?
Kayınvalide ortadan kaybolunca
Japonya’da Japonlarla çektiği ve yalnız ölen insanların evlerini temizleyen bir şirketin çalışanı üzerinden hayatı sorgulatan filmi Kodokushi ile dikkat çeken yönetmen senarist Ensar Altay’ın yeni filmi.
45 yaşındaki Sude, yıllarını ailesine adayan bir ev hanımıdır ve hayatında yeni bir sayfa açarak düzenli bir işe başlamaya hazırlanmaktadır. Fakat kayınvalidesinin esrarengiz biçimde kaybolması, tüm aileyi derinden sarsar. Bu beklenmedik olay, geçmişte saklanan sırların gün yüzüne çıkmasına neden olurken, Sude ve ailesini sevgi, sorumluluk ve kişisel fedakârlıklar arasında zorlu bir denge kurmaya mecbur bırakır. Didem İnselel (Kavak Yelleri, O Hayat Benim), Sinan Albayrak (O Hayat Benim, Mehmed: Fetihler Sultanı), Ece Bağcı (Kuru Otlar Üstüne, Sahipsizler), Yıldız Kültür (Melekler Korusun), Elit Andaç Çam (Bahar) gibi isimlerin oyuncu kadrosunda yer aldığı film, yarın 21.30'da TV'de ilk kez TRT2'de.
Sürüngen trafiği
Monsters of God (2026) - HBO Max
Yasa dışı sürüngen kaçakçılığı dünyasını keşfetmeye hazır mısınız? HBO Max’te yerini alan beş bölümlük sürükleyici belgesel Monsters of God, egzotik sürüngen kaçakçılığının karanlık ve tehlikeli dünyasına ışık tutuyor. Nadir türlere duyulan tutkunun milyar dolarlık bir yeraltı sektörüne dönüşmesini konu alan yapım, ABD hayvanat bahçelerine egzotik canlılar sağlayan iki rakip kaçakçının yükselişini ve aralarındaki ihanetin tetiklediği yıkıcı hesaplaşmayı gözler önüne seriyor.
Bir göç mücadelesi, Turna Misali
Sarıkeçili Yörüklerinden Aksak Ailesi’nin güçlü ve otoriter reisi Gülsüm Ana, mevsimlik göç hazırlıklarına başlarken karşısında bu kez kendi ailesini bulur. Kocası Cemal yerleşik hayata geçmek, damadı Mustafa ise traktörle göç etmek isterken Gülsüm, yüzyıllardır süregelen yörük geleneğini yaşatmakta kararlıdır. Oğlu Nurettin ve torunu Elif’in desteğiyle ailesini ve diğer yörükleri ikna etmeye çalışan Gülsüm, bir yandan da göçün valilik tarafından engellenebileceği söylentileriyle mücadele eder.
Gelenek ile değişim arasındaki bu sıcak, mizahi ve dokunaklı hikâye, İffet Eren Danışman Boz’un yönetmenliğinde MUBI’de izleyiciyle buluşuyor.
Sahnenin ışıkları altında, hayatın gerçekleri
Miss Stevens ve I’m Your Woman filmlerinin ardından yönetmen-senarist Julia Hart, izleyicileri kahkahalarla duygusal anlar arasında gezdirecek sıcacık bir müzikal komedi-drama Don’t Say Good Luck! ile geri dönüyor.
Lise müzikalinin yıldızı olmaya hazırlanan Sophie Birenbaum için perde açılmak üzeredir. Ancak sahnede canlandıracağı karakterden çok daha karmaşık bir hikâye, onu gerçek hayatında beklemektedir. Babasının yıllardır sakladığı bir sır, annesinin yeniden nükseden hastalığı, gençliğin getirdiği belirsizlikler, ilk aşklar, dostluklar ve büyümenin sancıları arasında 15 yaşındaki Sophie, hayatının en zorlu dönemlerinden biriyle yüzleşmek zorunda kalır.
Bir yandan okul müzikalinin başrolünü taşımaya çalışırken, diğer yandan çevresindeki herkesin değişen dünyasına ayak uydurmaya çalışan genç kız, sahnede olduğu kadar kendi hayatının da başrolü olabilecek midir?
Başrollerinde Adam Sandler'ın kızı Sunny Sandler (You Are So Not Invited to My Bat Mitzvah), Emmy adayı Melanie Lynskey (Yellowjackets), Emmy adayı Max Greenfield (New Girl, Running Point), Stephanie Beatriz (Brooklyn Nine-Nine), Steve Buscemi (Boardwalk Empire, Fargo) ve Jack Champion (Avatar: The Way of Water) gibi dikkat çekici isimlerin yer aldığı film; müziği, mizahı ve içten hikâyesiyle izleyicilere hem eğlenceli hem de dokunaklı bir seyir deneyimi sunuyor. Don't Say Good Luck, 20 Ağustos'ta Netflix'te!
Bir Sinema Yolculuğu: Biket İlhan
Müzisyen, ressam ve yönetmen Mehmet Güreli, kamerasını sinemamızın en değerli yönetmenlerinden Biket İlhan'ın sinema yolculuğuna çeviriyor.
Sokaktaki Adam, Mavi Gözlü Dev ve Ayın Karanlık Yüzü gibi filmleriyle tanınan İlhan'ın, hiçbir deneyimi yokken tesadüfen sinemaya adım atışından başlayarak karşısına çıkan engelleri aşması, zamanla kendi yolunu çizmesi ve tutkusunun peşinden gidişi ele alınıyor.
19 Ağustos'ta MUBI ekranlarına gelecek Sisler Bulvarı’ndan Geçtim, bu iki ismin samimi sohbetleri eşliğinde izleyiciyi geçmişle bugün arasında tutkulu bir yolculuğa çıkarıyor.
Arjantin’den ikonik, cesur, benzersiz bir yıldız
Şöhretin, sansasyonun ve kendini yeniden yaratmanın simgesi hâline gelen Moria Casán’ın yaşam öyküsü şimdi Netflix ekranlarında. Şık ve etkileyici bir görsel dünyaya sahip bu kurgusal dizi, onun hayatını sembolik bir anlatımla yeniden yorumluyor; yükselişlerini, dönüşümlerini ve yıllara meydan okuyan yıldızlığını gözler önüne seriyor.
Bu parıltılı kimlik nasıl doğdu? Şöhret yolculuğu onu nerelere taşıdı? Tüm değişimlerin arasında gerçekten hep kendisi olarak kalabildi mi? Soruların ardı arkası kesilmezken, Moria Casán’ın abartılı, cesur ve büyüleyici kişiliği ise medyanın gündeminden hiç düşmüyor.
MUBI Fest’te Cannes Film Festivali’nin öne çıkanları
Dünyanın dört bir yanında sinemaseverleri bir araya getiren MUBI FEST, iki yıl aradan sonra İstanbul'a dönüyor
Festival, 4-6 Eylül tarihleri arasında seyirciyle buluşacak filmleri açıkladı. 79. Cannes Film Festivali’nde iki başrol oyuncusuna En İyi Erkek Oyuncu Ödülü kazandıran Coward, Paweł Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen Ödülü getiren Ata Yurdu (Fatherland) ve Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümünden ödülle ayrılan Miyazma Kampı (Camp Miasma), Türkiye prömiyerlerini MUBI Fest’te yapacak.
Cannes’da büyük beğeni toplayan Arthur Harari imzalı The Unknown ve Na Hong-Jin imzalı Hope da Türkiye’de ilk kez MUBI Fest’te gösterilecek.
MUBI Fest, film gösterimlerinin yanı sıra, özel konuklarla söyleşiler, canlı müzik performansları, öğrencilere özel etkinlikleri ve yeme-içme alanları ile sinemanın ötesine uzanan bir hafta sonu deneyimi sunacak.
MUBI üyelerine özel sınırlı sayıda bilet 12 Ağustos’ta ön satışa sunuldu, genel satış ise 14 Ağustos’ta başladı. Festival boyunca sürpriz konuklarla gerçekleşecek etkinliklere ve öğrencilere ayrılan özel alana ücretsiz katılım sağlanabilecek.
8 - 14 Ağustos
Taht yerinde ağır: House of the Dragon sezon finali
“Bu pazar sezon finali yapacak House of the Dragon, iki sezon boyunca aradığı ritmi sonunda buluyor, iktidarın gerçek ağırlığını merkezine alarak Game of Thrones'un gölgesinden çıkıyor,” diyen Umur Çağın Taş’ın sezonu değerlendiren yazısı burada.
Televizyonun yeni imparatoru
Amerikan televizyonunun en yeni ve büyük üretim makinesine dönüşen Taylor Sheridan, TV+ üzerinden izlenebilen Lioness'ın üçüncü sezonuyla imparatorluğunu genişletmeyi sürdürüyor.
Umur Çağın Taş, Zoe Saldana, Nicole Kidman ve Morgan Freeman'lı Lioness için “Son birkaç yıldır yaptığı her işle, özellikle Amerikan izleyicisine hükmeden bir anlatıcıya dönüştü Sheridan. Yellowstone evreni modern televizyonun en büyük markalarından biri hâline gelirken, Tulsa King, Mayor of Kingstown, Landman ve The Madison derken dizilerinin yayınlandığı Paramount+'ın kimliğini de neredeyse tek başına şekillendirdi. Birbirinden bağımsız görünen ama aynı damardan beslenen bu televizyon evreninin parçalarından biri de Lioness tabii ki,” diyor. Yazı burada.
Zaferlerle dolu bir kariyer: José Mourinho
José Mourinho belgeseli, usta teknik direktörün kariyerinin dönüm noktalarını, çalıştırdığı kulüplerde yaşadığı unutulmaz başarıları ve futbola yön veren kararlarını kendi anlatımıyla ekrana taşıyor.
Futbol tarihinin en başarılı teknik direktörlerinden biri olan José Mourinho, saha kenarındaki karizmatik duruşu, kazanmaya odaklı futbol anlayışı ve unutulmaz başarılarıyla modern futbolun en etkili isimleri arasında gösteriliyor. Porto'dan Chelsea'ye, Inter'den Real Madrid'e, Manchester United'dan Fenerbahçe'ye uzanan kariyerinde sayısız kupa kazanan Mourinho, yalnızca elde ettiği zaferlerle değil, futbol dünyasında bıraktığı derin iz ve kendine özgü liderlik anlayışıyla da adından söz ettirmeyi başardı.
11 Ağustos'ta Netflix'te izleyiciyle buluşacak bu belgesel ise José Mourinho'nun akıllara kazınan teknik direktörlük kariyerine odaklanıyor.
Zaman ve su: Akıp gidenler…
Oscar adayı Fire of Love yönetmeninden buzullar, zaman ve kayıplar üzerine etkileyici belgesel Time and Water.
95. Akademi Ödülleri'nin En İyi Belgesel dalına aday gösterilen Fire of Love ile büyük başarı yakalayan ve son yılların en etkileyici belgesellerinden birine imza atan yönetmen Sara Dosa, kamerasını bir kez daha doğanın içinden hikâyelere çeviriyor.
Fransız bilim insanları Katia ve Maurice Krafft'ın yanardağlara duydukları cesur tutkuyu anlatan Fire of Love'ın ardından, bu kez doğanın bambaşka bir yüzüne, İzlanda'nın sessizce kaybolan buzullarına odaklanıyor.
Bu yıl Sundance Film Festivali'nde prömiyerini gerçekleştiren Time and Water, İzlandalı yazar Andri Snær Magnason'ın hem ülkesindeki buzulların yok oluşuyla hem de çok sevdiği büyükanne ve büyükbabasının kaybıyla yüzleşme sürecini merkezine alıyor. Magnason, ailesinden kalan arşivleri, geçmişle bugün arasında bir bağ kurmak için kullanırken, kendi yaşamındaki kayıplarla gezegenin yaşadığı büyük değişimi aynı hikâyede buluşturuyor.
Buzullar, aile, hafıza ve zamanın akıp gitmesi üzerinden ilerleyen belgesel; kişisel bir yas hikâyesini iklim değişikliğinin yarattığı küresel kayıpla yan yana getiriyor. Bir daha asla geri dönemeyeceğimiz şeylerin ardından geriye ne kalacağını sorgulayan, görsel ve duygusal açıdan güçlü bir yolculuk sunuyor. Tüm bu etkileyici yolculuğuyla Time and Water, Disney+ ekranlarında izleyiciyle buluşmaya hazır.
Ricky Gervais'in sokak kedileri
Kedisi Pickle’ın sosyal medya hesabıyla da takip edilen komedyenden, yetişkinler için sokak kedileri animasyon dizisi Alley Cats.
Emmy ödüllü komedyen, senarist ve yönetmen Ricky Gervais, The Office, After Life ve stand-up gösterileri SuperNature, Armageddon ile Mortality'nin ardından bu kez izleyicilerin karşısına yetişkinlere yönelik yeni bir animasyon komedi dizisiyle çıkıyor.
Netflix'in merakla beklenen yapımlarından Alley Cats, Gervais'in kendine özgü sivri mizahını ve toplumsal gözlemlerini sokak kedilerinin dünyasına taşıyor.
Dizi, Londra sokaklarında yaşam mücadelesi veren birbirinden farklı karakterlere sahip bir grup başıboş İngiliz kedisini merkezine alıyor.
Hayatta kalmaya çalışırken günlük yaşamın absürtlüklerini sorgulayan, dostluklar kuran ve türlü belaların içine sürüklenen bu kediler, hem kahkaha dolu hem de zaman zaman düşündüren maceralara atılıyor.
Animasyonun seslendirme kadrosunda Ricky Gervais'e Diane Morgan (Cunk of Life), Kerry Godliman (After Life, The Witness), Tom Basden (After Life, The Ballad of Wallis Island) ve Andrew Brooke (The Agency) gibi başarılı isimler eşlik ediyor. Altı bölümden oluşan dizi, Netflix'te!
Benzerlik tesadüf değil, kahkaha garantili!
Kendisine tıpatıp benzeyen bir adamla komşu olan Alex’in yaşadıkları, Alter Ego’nun gösterimi sırasında festival izleyicilerini kahkahaya boğmuştu.
Kırklı yaşlarında sakin bir hayat süren Alex'in düzeni, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde altüst olur. Çünkü karşı dairede yaşayan adam, kendisinin adeta birebir kopyasıdır. Aralarındaki tek fark ise onun gür saçlarıdır. Üstelik bu Alex, daha karizmatik, başarılı ve her ortamda ilgi odağıdır. Kıskançlık ve merak arasında gidip gelen Alex'in bu tuhaf benzerine duyduğu takıntı, birbirinden absürt olaylara ve kahkaha dolu yanlış anlaşılmalara kapı aralar.
Laurent Lafitte (Everybody Loves Jeanne, Elle), Olga Kurylenko (Thunderbolts*), Blanche Gardin (Everybody Loves Jeanne, France) ve Marc Fraize (Keep an Eye Out) olmak üzere dört başarılı Fransız oyuncunun başrollerini paylaştığı komedi filmi, TV’de ilk kez bu akşam 21.30'da Sinema Komedi ekranlarında.
Kendi hikâyesini yazmak isteyen bir kadının mücadelesi
Netflix, Avustralya edebiyatının unutulmaz eserlerinden biri olan, Miles Franklin imzalı My Brilliant Career romanını bu kez altı bölümlük bir dizi olarak izleyiciyle buluşturuyor.
Feminist edebiyatın öncü eserleri arasında gösterilen roman, daha önce 1979 yılında sinemaya uyarlanmış ve büyük beğeni toplamıştı. Ve şimdi yeniden ekranlarda.
Hikâye, 20. yüzyılın başlarında Avustralya'nın kırsalında yaşayan, hayata sığmayan, zeki ve asi ruhlu genç bir kadın olan Sybylla'yı merkezine alıyor. Kadınların yaşamlarının daha en başından evlilik ve aile beklentileriyle şekillendirildiği bir dönemde Sybylla, kendisine çizilen kaderi kabul etmeyi reddediyor. En büyük hayali yazar olmak ve kendi hikâyesini kendi kalemiyle yazmak.
Ancak özgürlük arayışı, Harry adında genç bir adamla filizlenen beklenmedik bir aşkla farklı bir sınavdan geçiyor. Kariyeri ve bağımsızlığı uğruna evlilik fikrine mesafeli yaklaşan Sybylla için, kalbinin sesini dinlemeye başladığında hayat sandığından çok daha karmaşık bir hal alıyor.
Bir zamanlar kolay görünen seçimler, aşkın devreye girmesiyle belirsizleşirken genç kadın, tutkuları ile toplumsal beklentiler arasında zorlu bir mücadele vermek zorunda kalıyor.
Başrollerini Philippa Northeast (Territory, The Newsreader) ve Christopher Chung'ın (Slow Horses) paylaştığı My Brilliant Career, yalnızca bir dönem hikayesi değil; kadınların kendi kimliklerini bulma, bağımsızlıklarını kazanma, aşkı yaşama ve toplumun dayattığı rollere karşı verdikleri mücadelenin de güçlü bir anlatısı. 13 Ağustos'tan itibaren Netflix'te!
Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesi
İşe Yarar Bir Şey, Gözetleme Kulesi, Kraliçe Lear ve 11'e 10 Kala gibi önemli filmlere imza atan, sinemamızın usta yönetmenlerinden Pelin Esmer'in son filmi, O da Bir Şey mi, Prime Video'da.
O da Bir Şey mi, Timuçin Esen, Merve Asya Özgür, İpek Bilgin, Nur Sürer, Mehmet Kurtuluş, Şebnem Hassanisoughi ve Asiye Dinçsoy gibi isimleri güçlü oyuncu kadrosunda bir araya getiriyor. Dünya prömiyerini Rotterdam Uluslararası Film Festivali'nde yapan film, Türkiye'de gösterimini yaptığı Adana Altın Koza Film Festivali'nden de En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödülleri başta olmak üzere tam sekiz dalda kazanarak damga vurmuştu.
Film, Söke Film Festivali'nin konuğu olan ünlü yönetmen Levent ile kaldığı otelde kat görevlisi olarak çalışan, yirmili yaşlarındaki Aliye'nin yollarının beklenmedik bir şekilde kesişmesini konu alıyor. Levent, Aliye'nin varlığından habersiz olsa da Aliye onun filmlerini ve dünyasını yakından tanımaktadır. Yeni bir hayat kurmaya çalışan genç kadının hikâyesi, birbirinden tamamen farklı yaşamlar süren bu iki insanı gerçek ile kurgu arasındaki ince çizgide buluştururken, ikisini de hayatlarını değiştirecek seçimlerle yüz yüze bırakıyor.
HBO Max’te ustalardan seçmeler
Dünya sinemasına yön veren kült yönetmenlerden Ingmar Bergman, Paolo Sorrentino ve Michelangelo Antonioni seçkileri HBO Max kütüphanesine eklendi.
Seçkide yer alan Persona (1966), The Seventh Seal (1957), Autumn Sonata (1978), Winter Light (1963), Wild Strawberries (1957) ve Cries and Whispers (1972) filmleriyle İsveçli yönetmen Ingmar Bergman, insan psikolojisini, inancı, varoluşu ve aile ilişkilerini derinlikli bir sinema diliyle ele alıyor.
Loro (2018) ve The Great Beauty (2013), İtalyan yönetmen Paolo Sorrentino'nun güç, ihtişam, yalnızlık ve insan doğasına dair gözlemlerini benzersiz görsel diliyle anlattığı dikkat çekici yapımlar arasında yer alıyor.
İtalyan yönetmen Michelangelo Antonioni ise yabancılaşma, iletişimsizlik ve modern yaşamın yarattığı boşluk hissini kendine özgü anlatımıyla sinemaya taşıyor. Yönetmenin L'Avventura (1960) ve Red Desert (1964) filmleri artık izlenebiliyor.
Sinema tarihine damga vuran bu üç yönetmenin en önemli yapıtları, modern sinemanın gelişimine yön veren anlatım biçimlerini ve unutulmaz hikâyelerini yeniden keşfetme fırsatı sunuyor.
Salonlarda Bir Film’den ‘Nostaljik Yaz Şenliği’
Pek çok sinemaseverin heyecanla beklediği şenlik, bu kez üç şehirde ve altı sinemada, 14 önemli yönetmenin 29 klasik filmi ile geri dönüyor.
David Lynch, Michael Haneke, Krzysztof Kieślowski, Ingmar Bergman, Jean-Luc Godard ve Akira Kurosawa gibi dünya sinemasına damga vurmuş ustaların başyapıtları perşembe günü başlayan ve 3 Eylül'e kadar sürecek Nostaljik Yaz Şenliği kapsamında izleyiciyle buluşacak.
Gösterimler İstanbul'da Beyoğlu Atlas 1948, Mecidiyeköy Biletinial Torun Center, Kadıköy Sineması ve Caddebostan CKM Sineması’nda, Ankara'da Kült Kavaklıdere Sineması’nda, İzmir’de ise Karaca Sineması’nda gerçekleştirilecek. Program aşağıda.

1 - 7 Ağustos
Klasik Hollywood’tan iki başyapıt!
Amerikan sinemasının en iyi yönetmenlerinden biri olan Billy Wilder’ın iki klasik başyapıtı Garsoniyer ve Bazıları Sıcak Sever MUBI kütüphanesine eklendi. Hâlâ izlemediyseniz kaçırmayın.
Burak Göral, Billy Wilder için şöyle diyor:
“1906’da, o zamanlar Avusturya-Macaristan olarak bilinen şimdilerde Polonya ve Ukrayna sınırları içindeki Galiçya doğmuş olan Billy Wilder, aslında hep avukat olmak istemiş. Ama gazetecilik yaparak 1920’lerde Berlin’e geçmiş orada da Alman sinema sektöründe senarist olarak çalışmaya başlamış. Adolf Hitler’in iktidara gelmesiyle Yahudi kökeninin sorun yaratacağını erkenden farketmiş ve önce Fransa’ya sonra da ABD’ye göç etmiş.
1938 yılından itibaren Amerikan film sektöründe aktif olarak çalışmaya başlayan Wilder 1944’te çektiği ve bir ‘kara film’ başyapıtı sayılan Çifte Tazminat (Double Indemnity) ile olağanüstü bir ilgi gördü. Zaten sonrası dev bir başarı hikâyesi… Kayıp Hafta Sonu (The Lost Weekend), Sunset Bulvarı (Sunset Boulevard), Diri Gömülenler (Ace in the Hole), Casuslar Kampı (Stalag 17), Sabrina, Yaz Bekarı (The Seven Year Itch), Beklenmeyen Şahit (Witness fort he Prosecution) gibi muhteşem filmleri peş peşe dizen yönetmen Hollywood’un en ünlü filmlerinden ikisini de üst üste çekti: Bazıları Sıcak Sever (Some Like it Hot, 1959) ve Garsoniyer (The Apartment, 1960)”
Yetişkinler için üç çizgi dizi
Umur Çağın Taş, “Marvel'ın mutantlarından Rick Sanchez'in kaotik evrenine, platformlarda yetişkin animasyonları açısında son yılların en bereketli dönemi yaşanıyor,” diyor ve üç seçenek sıralıyor:
X-Men '97
Doksanlar çocuklarının hayal dünyasına önemli katkılarda bulunan o unutulmaz seriyi kaldığı yerden devam ettiren ve Marvel çatısı altında hazırlanan X-Men '97, iki senenin ardından yeni sezonuyla geri döndü. Orijinal seslendirme kadrosunu büyük ölçüde yeniden bir araya getiren dizi, son dönemde Marvel filmlerinin tıkılıp kaldığı çoklu evrenlere kahramanlarını savurarak unutulmaz bir sezon finaline imza atmıştı. Yeni bölümlerde de Storm, Wolverine, Cyclops, Rogue ve adını ezbere bildiğimiz diğer mutantlarımızı, ortak bir amaç uğruna birbirinden farklı tehditlere karşı, bambaşka zaman dilimlerinde mücadele ederken izliyoruz. (Disney+)
Rick & Morty
Kült statüsüne yayın hayatının ilk yıllarında ulaşan Rick & Morty de dokuzuncu sezonunu tamamlamak üzere. Kamera arkasında yaşanan çalkantıların ardından seslendirme kadrosunda ve yazar odasında köklü değişikliklere giden yapım, sonunda ritmini yeniden buldu.
Sokacak lafı hiç bitmeyen dâhi ve bir o kadar da deli bilim insanı Rick Sanchez ile anksiyetesinin içinde yaşamaya alıştığımız torunu Morty'nin maceraları da artık her bölümde sıfırlanmıyor. Malzemesi bol alternatif evrenlere ve Rick'in varoluş sancılarını kaşıyan hikâyelere geri dönmeyi ihmal etmeyen dizi, ilk günkü kadar dinç olmasa da son birkaç sezonuyla kıyaslandığında oldukça iyi bir form yakalamış durumda. (HBO Max)
President Curtis
Rick & Morty evreninden çıkan üçüncü yan proje President Curtis, ilk bölümüyle HBO Max'ta seyirci karşısına çıktı. Rick Sanchez'in yaşadığı ana evrenin ABD başkanı olarak tanıdığımız Curtis, iki sadık ajanıyla birlikte birbirinden absürt maceralara sürükleniyor. Eski başkanların klonları ve hayaletlerinden tutun, CIA ile Ay'a yapılan bir ziyaret sırasında çekilen video yüzünden patlak veren krizlere kadar uzanan olaylar, tam da Rick & Morty evrenine yakışacak türden.
Ülkesinin iyiliğini gerçekten önemseyen ve bunun uğruna kendini feda etmekten çekinmeyen bu kurmaca başkanın, Amerikan izleyicisinin siyasi yaralarını kaşıyacağına da şüphe yok. (HBO Max)
Japon sinemasından iki yeni örnek DSmart GO’da
Muammer Brav diyor ki: “Aynı hafta SinemaTV ekranlarından, DSmart GO uygulamasına transfer olan Renoir (2026) ile Aşk Yasağı’nın (Love on Trial), birçok ortak özelliği var. İki film de ilk gösterimlerini Cannes Film Festivali’nde yaptı. 2025 yılında düzenlenen festivalde Renoir, Ana Yarışma bölümünün, Aşk Yasağı ise Yarışma Dışı bölümünün filmlerindendi.
İki filmin yönetmeni de Japon Sineması’nın en popüler isimlerinden ve iki film de kadınları odağına alarak, büyüme ve olgunlaşma hikâyesi anlatıyor.”
Yazın en tekinsiz hikâyesi geliyor
American Psycho'nun yazarı Bret Easton Ellis'in çok satan korku romanı, Ryan Murphy'nin imzasıyla diziye dönüştü.
Bret Easton Ellis denince akla ilk gelen eserlerden biri kuşkusuz American Psycho. Şimdi ise yazarın çok satan, otobiyografik öğeler taşıyan korku romanı The Shards, dizi olarak ekranlara geliyor. Üstelik projenin arkasında, sınırları zorlayan anlatılarıyla tanınan Ryan Murphy var.
American Horror Story, Pose, Monster, The Beauty ve All's Fair gibi yapımlardan aşina olduğumuz Murphy, bu kez izleyiciyi 1980'lerin Los Angeles'ına götürüyor.
İlk bakışta güneşli yaz günleri, gösterişli partiler ve kusursuz görünen bir gençlik hikâyesi gibi dursa da, The Shards çok daha karanlık bir dünyanın kapısını aralıyor. Kimlik arayışı, cinsellik, kıskançlık ve takıntılar arasında savrulan gençler, Amerikan rüyasının parlak yüzeyinin altında saklanan tehlikelerle yüzleşmek zorunda kalıyor.
Hikâyenin merkezinde, yazar olma hayalleri kuran ve çevresini dikkatle gözlemleyen genç Bret yer alıyor. Okula gizemli yeni öğrenci Robert Mallory'nin gelişiyle birlikte Bret'in tüm dengesi bozulur, gerçeklik algısı sarsılmaya başlıyor. Robert'ın gelişiyle eş zamanlı olarak, Los Angeles'ta gençleri avlayan The Trawler adlı seri katilin yarattığı panik giderek büyür. Işıltılı partiler ve ayrıcalıklı yaşamın içinde kaybolan Bret ile arkadaşları, farkında olmadan karanlığın tam merkezine sürüklenir.
Psikolojik gerilim ile gençlik dramasını ustaca harmanlayan The Shards, yazın en merak uyandıran dizilerinden biri olmaya aday görünüyor. 10 bölümlük dizi, 6 Ağustos'tan itibaren sadece Disney+'ta izleyiciyle buluşacak.
Yüzyıllık Yalnızlık, ikinci sezon
Dünya edebiyatının en önemli eserlerinden biri kabul edilen Gabriel García Márquez imzalı Yüzyıllık Yalnızlık, yayımlandığı 1967 yılından bu yana milyonlarca okura ulaştı ve büyülü gerçekçilik akımının en güçlü örneklerinden biri olarak tarihe geçti. Ve 2024 senesinde beklenmedik bir gelişmeyle, Márquez ailesinin de desteğiyle eser, Netflix tarafından diziye uyarlandı.
Dizinin ilk sezonu, Kolombiya'nın hayali kasabası Macondo'da yaşayan Buendía ailesinin nesiller boyunca süren destansı hikâyesini konu alıyor.
José Arcadio Buendía ile Úrsula Iguarán'ın kasabayı kurmasıyla başlayan anlatı; aşk, savaş, tutku, iktidar ve yalnızlıkla örülü yedi kuşaklık bir aile destanına dönüşüyor. Macondo'nun büyülü atmosferi, Márquez'in gerçek ile hayal arasında kurduğu benzersiz dünyayı ekrana taşıyor.
İkinci sezonda ise izleyiciyi, sona erdiği düşünülen savaşın ardından Buendía ailesinin kuşaklar boyunca süregelen kaderinin daha da derinleştiği bir hikâye bekliyor. Macondo'nun geçmişinden gelen sırlar gün yüzüne çıkarken, aile üyeleri hayatlarını değiştirecek yüzleşmelerle karşı karşıya kalıyor. Romanın finaline yaklaşan yeni bölümler, hikâyenin en çarpıcı dönüm noktalarını izleyiciyle buluşturuyor. Yüzyıllık Yalnızlık 2. kısmı 5 Ağustos'ta, büyük finali ise 26 Ağustos'ta Netflix'te.
İsveç’in en büyük borsa skandalı
1997 yazında İsveç finans dünyasını sarsan ve ülke tarihinin en büyük borsa skandallarından biri olarak anılan Trustor vakası, yıllar sonra yeniden gündemde.
5 Ağustos'ta Netflix'te yayınlanacak olan Inside the Trustor Scandal (2026), yatırım şirketi Trustor AB'nin tartışmalı şekilde el değiştirmesi ve şirketin kendi parasıyla satın alınmasıyla büyüyen skandalı mercek altına alıyor.
Dönemin en çarpıcı finans vakalarından birini konu alan yapım, olayın merkezindeki isimlerin ve gerçeğin peşine düşen kişilerin anlatımlarıyla yaşananları yeniden ele alıyor. Skandalın kilit figürlerinden Joachim Posener ise dünyanın en çok aranan finans suçlularından biri hâline gelmesine rağmen yıllardır bulunamadı.
Hâlâ çözülemeyen bu kaçış hikâyesi, Trustor vakasını yalnızca büyük bir finans dolandırıcılığı değil, aynı zamanda gizemini koruyan bir sır olarak da öne çıkarıyor.
Amerika tarihinden bir işçi direnişi portresi
Amerikan bağımsız sinemasının 80'lere damga vuran başyapıtlarından biri daha MUBI ekranlarında. Amerikan işçi hareketlerinin en çalkantılı dönemlerinden birine ışık tutan Matewan (1987), 1920'lerde Batı Virginia'da geçen gerçek olaylardan esinlenen etkileyici bir dönem draması olarak karşımıza çıkıyor.
Baskı altındaki maden işçileri arasında grev örgütlemek için Matewan kasabasına gelen sendika örgütleyicisi Joe Kenehan'ın merkezinde yer aldığı film, kömür madencilerinin daha iyi çalışma koşulları ve sendikal haklar için verdikleri mücadeleyi anlatıyor.
Oscar adayı John Sayles’in (Lone Star) yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği, başrolünde ise Oscar ödüllü Chris Cooper’ın (Adaptation) yer aldığı film; Amerikan tarihinin en önemli işçi direnişlerinden birine çarpıcı bir bakış sunuyor.
Boşanma, komedi ve yeni bir başlangıç
Hem yönetmenliğini hem de başrolünü üstlendiği A Star Is Born ve Maestro ile kariyerinde yeni bir sayfa açan, ayrıca Silver Linings Playbook, American Hustle ve Guardians of the Galaxy gibi yapımlardaki performanslarıyla tanınan Oscar adayı Bradley Cooper, bir kez daha kamera arkasına geçiyor.
Bu kez filminin başrollerini Emmy ödüllü Will Arnett (BoJack Horseman, 30 Rock) ve Oscar ödüllü Laura Dern (Big Little Lies, Marriage Story, Jurassic Park) paylaşıyor. Peki yıldızların elinden çıkan bu film ne anlatıyor?
Is This Thing on?, yalnızca parçalanmış bir evliliğin perde arkasını gözler önüne sermekle kalmıyor; aynı zamanda orta yaş kriziyle mücadele eden bir adamın yeniden kendini bulma çabasını da merkezine alıyor. Boşanmanın ardından New York’un stand-up komedi sahnesinde kendine yeni bir yol çizen Alex ile ailesi için yaptığı fedakârlıkları sorgulamaya başlayan Tess’in hikâyesi, ortak ebeveynlik, kimlik arayışı ve sevginin yeni bir biçimde var olup olamayacağı gibi temaları duygusal ve mizahi bir dille ele alıyor. Filmi Apple TV üzerinden satın alarak izleyebilirsiniz.
28 gün sadece tavuk yemek
The Masked Dancer ve The Lateish Show with Mo Gilligan gibi programlardan tanınan BAFTA ödüllü İngiliz komedyen Mo Gilligan, yeni bir maceraya atılıyor.
İngiltere ve ABD'de 28 gün boyunca yalnızca kızarmış tavuk tükettiği cesur bir deneyde Gilligan, bu tutkunun insan sağlığı üzerindeki etkilerini ve arkasındaki endüstriyi mercek altına alıyor.
İşlenmiş gıdalar, fast food devlerinin perde arkası, sektörde çalışanların zorlu yaşam koşulları, bu beslenme biçiminin vücuda etkileri ve gözlerden uzak tutulan gerçekler... Tüm bunları ele alan belgesel Big Chicken: A Fast Food Conspiracy (2026), 5 Ağustos'ta Netflix'te!
Bu yılın beğenilen gerilim filmlerinden biri
Sizi küçümseyen, emeğinizi görmezden gelen ve her fırsatta psikolojik baskı uygulayan patronunuzla bir uçak kazasının ardından ıssız bir adada başbaşa kaldığınızı düşünün. Ofisin hiyerarşisi artık geride kalmıştır; yetkilerin ve güç oyunlarının hiçbir anlamı yoktur. Artık hiçbir kuralın geçerli olmadığı bu adada, yeni bir düzen mi kurulacaktır, yoksa geçmişin öfkesi bir intikama mı dönüşecektir?
Kara komedi ile gerilimi ustalıkla harmanlayan Send Help, tam da böyle bir senaryoyu ekrana taşıyor. Spider-Man üçlemesi, The Evil Dead serisi ve Doctor Strange in the Multiverse of Madness filmleriyle tanınan Sam Raimi'nin yönetmen koltuğunda oturduğu yapımda Rachel McAdams (Mean Girls, The Notebook, About Time) ve Dylan O'Brien (Twinless, Teen Wolf) başrolleri paylaşıyor.
Bir uçak kazasından sağ kurtulan iki iş arkadaşının, medeniyetten uzakta değişen güç dengeleriyle ve kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini konu alan film, en büyük mücadelenin doğaya karşı değil, yanınızdaki insana karşı verildiğini hatırlatıyor. Send Help, 5 Ağustos'ta Disney+'ta!
Yeni çaylaklar, yeni tehditler
Senenin ilk yarısında 8. sezonuyla ses getiren The Rookie, Türkiye'de de 7. sezonuyla 6 Ağustos'ta Netflix ekranlarına geliyor.
Los Angeles Polis Departmanı’na (LAPD) katılıp hayalinin peşinden giderek polis olan John Nolan'ın hikâyesini anlatan bu sevilen polisiye dram, polis mesleğinin zorluklarını geniş bir ekip ve bitmek bilmeyen olaylar üzerinden anlatıyor. Dizinin bu yedinci sezonu ise John Nolan'ın kurşun yarasını atlatmaya çalışmasını, yeni çaylakların eğitime başlamasını, Bailey'nin eski eşi Jason Wyler tehdidini ve ekibin Los Angeles'taki yeni sokak vakaları ile seri katilleri ele almasını konu alıyor.
Charles Manson'ın torunu geçmişe gidiyor
Hayatı boyunca kimliğini hiç bilmediği büyükbabasının izini süren Sophia, araştırması derinleştikçe akıl almaz bir gerçekle yüzleşir: Soy bağı, tarihin en kötü şöhretli seri katillerinden Charles Manson'a uzanmaktadır. Bu sarsıcı keşif, onu Manson ailesinin karanlık geçmişine, çelişkili tanıklıklara ve bugüne kadar gün yüzüne çıkmamış özel kayıtlar ile ses arşivlerine götürür. Ancak her yeni ipucu yalnızca Manson'ın karanlık mirasını değil, Sophia'nın kendi kimliğini ve en yakınlarıyla kurduğu bağları da sorgulamasına neden olur.
Gerçek suç belgeseli My Grandfather Charles Manson (2026) şimdi Disney+'ta.
Chicago'nun sert polisleri
Chicago Fire dizisinden doğan ve kısa sürede kendi hayran kitlesini oluşturan ve bu sene de 16. sezonuyla ekranlara dönmesi beklenen Chicago PD (2014), Chicago Polis Teşkilatı'nın en tehlikeli suçlarla mücadele eden Çavuş Hank Voight liderliğindeki İstihbarat Birimi'nin ve üniformalı polislerin nefes kesen operasyonlarını anlatıyor.
1 Ağustos'ta Netflix kütüphanesine eklenecek dizi suçluların peşindeki yüksek tempolu kovalamacaları, etik ikilemleri ve karakterlerin kişisel hayatlarını başarıyla harmanlayarak şehrin içinden akıllara kazınan anları ekrana taşıyor. Chicago PD, polisiye dizileri sevenler için kaçırılmayacak yapımlardan başta geliyor.