05 Temmuz 2022, Salı
Haber Giriş: 15.10.2021 04:30 | Son Güncelleme: 23.02.2022 17:30

İşinizi hemen bırakın, ekonomiye iyi gelecek

Pandemi döneminde iş değiştiren çalışanların maaşı da verimliliği de artıyor. İş değiştirenlerin ücret artışı değiştirmeyenlerden yüksek
İşinizi hemen bırakın, ekonomiye iyi gelecek
Editör Editör
Sarah O’Connor
Son zamanlardaki işten ayrılma salgınının bağlamına iyi bakılmalı: Geçtiğimiz on yılda buna benzer bir şey olmamıştı.  İşten ayrılan çalışanların oranı, genellikle emek piyasasının ne kadar sağlıklı olduğuyla ilişkilidir. Fırsatlar bol olunca daha iyi bir seçenek için eldekinden vazgeçme olasılığı artar; işsizlik yüksek olduğunda ise herkes elindeki işe daha sıkı tutunur.  Örneğin mali kriz döneminde ABD’deki aylık işten ayrılma oranları 2007’de yüzde 2.2 civarındayken, 2009’a gelindiğinde yüzde 1.2’ye inmişti. İngiltere’de de işinden ayrılan insanların sayısı yarıdan fazla azalmıştı.  Durgunluk bitince insanların ayrılma iştahının geri dönmesi çok uzun sürdü.  Konu önemli; çünkü işten ayrılan kişiler sadece ekonominin ne kadar sağlıklı olduğunu göstermekle kalmıyor, aynı zamanda ekonomi için lokomotif işlevi görüyor. Yeni bir iş için kendi isteğinizle işten ayrılıyorsanız, becerilerinizi daha iyi kullanacağınız veya geliştireceğiniz pozisyonlara doğru tırmanma niyetiniz var demektir. İngiltere’den gelen 2018 verisine göre, iş değiştirenlerin saatlik ortalama kazancı yüzde 7.3 yükselirken, aynı işe devam edenlerde bu oran yüzde 3 oldu. 2019 yılında Avustralya’da yapılan bir çalışma ise, iş değiştirme oranının yüksek olduğu yerel emek piyasalarında ücret artışlarının da daha yüksek olduğunu gösteriyor. 2015 yılında Chicago Merkez Bankası’nda görev yapan ekonomistler, işten ayrılma oranlarının ücret artışlarını üç ila altı ay öne çektiğini gözlemliyordu. 

Verimlilik artar mı?

Konunun verimlilik tarafı da var. OECD verilerine göre, iş değiştirme arttıkça verimlilik de artıyor. 2019 yılında, dönemin İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andy Haldane, ekonominin ücret ve üretim artışı açısından “kayıp on yılını”, mali kriz sonrası çalışanların iş değiştirme konusundaki isteksizliğine bağlıyordu.  Kriz sonrası güvensizlik duygusu sebebiyle, “istihdamdaki güçlü toparlanma, kariyer basamaklarını azimle tırmanan çalışanlar doğurmadı” diyen Haldane, “aksine, ücret ve üretimin büyüme oranlarında durgunluk yaşandı” diyordu.  Pandemi kaynaklı durgunluk sonrası yaşananlar ise mali kriz ertesiyle taban tabana zıt. ABD’de işten ayrılanların oranı pandemi sırasında yüzde 2.3’ten 1.6’ya inmişti; ama hemen ardından yüzde 2.7’ye sıçradı. 

Tayt giyip köpek gezdirmek istiyorlar

Yüksek gelirli profesyonellerin eski koşuşturmalı hayattan bitkin düşerek daha düşük ücretli ama daha stressiz işlere yöneldiği konuşuluyor. Bir Financial Times okuru, durumu şöyle anlatıyor: “Artık herkes tayt giyip köpeğiyle oynamak istiyor.”  ABD’de işten ayrılmalar en çok perakende satış, gıda ve konaklama gibi düşük ücretli sektörlerde görülüyor. İş değiştirenlerin ortalama ücret artışı yüzde 4.1; aynı işe devam edenlerde ise bu oran yüzde 3.1.  Daha ziyade, insanlar artan talepten ve dar emek piyasasından yararlanarak, yıllardır kötü durumda oldukları bir sektörde hem ücretlerini hem de çalışma koşullarını iyileştirecek bir hamle yapıyor gibi görünüyor. ©️ The Financial Times