26 Kasım 2022, Cumartesi
Haber Giriş: 17.06.2022 04:31 | Son Güncelleme: 19.06.2022 14:09

Servetleri kansere umut oldu

Milyonlarca hayat kurtaran Covid aşısını geliştiren Uğur Şahin ve Özlem Türeci, BioNTech'in 19 milyar euro’yu bulan servetlerini uzay seyahatine değil, kişiye özel kanser aşısına ayırdı
BioNTech'in baş medikal yöneticisi Özlem Türeci, eşi Uğur Şahin için "Makine öğrenimi gibi bir şey onunki. Bir hafta sonunda belli bir konudaki bütün bilim tarihini çalışmış oluyor” diyor
BioNTech'in baş medikal yöneticisi Özlem Türeci, eşi Uğur Şahin için "Makine öğrenimi gibi bir şey onunki. Bir hafta sonunda belli bir konudaki bütün bilim tarihini çalışmış oluyor” diyor

Hannah Kuchler / Financial Times

Uğur Şahin hurdası çıkmış 20 yıllık bisikletiyle Almanya’nın Mainz kentindeki BioNTech genel merkezine varıyor. Dünyanın en çok satan Covid-19 aşısını geliştirmek BioNTech’in kurucularını milyarder yaptı ancak biyoteknoloji şirketinin CEO’su özel hayatını değiştirmek istemiyor. 

Şahin ve eşi baş medikal yönetici Özlem Türeci BioNTech’i 2008 yılında kanser tedavisini kökten değiştirecek yöntem ve teknikler bulmak için kurmuştu. Pfizer ile geliştirdikleri mRNA aşısının dünyada milyonlarca hayat kurtarmasına karşın onlar için bu bir bakıma bir ek işti. Bu karar şirkete büyük miktarda para getirdi. Mart sonunda BioNTech’in varlıkları 19 milyar euro’yu aşarak 16 milyarlık Moderna’yı bile geride bıraktı. Ancak bazı milyarderler servetini gazete satın almaya veya dünya dışı serüvenlere yatırırken Şahin ile Türeci paralarını onkoloji alanındaki hedeflerini gerçekleştirmeye harcayacak. Her bir kanser hastasına uygun kişiye özel ilaç üretebilmeyi umuyorlar. 

Ar-Ge’yi ikiye katladılar

Şirketin henüz ilk aşamalarında olan iki araştırmasından umut veren veriler çıktı. Biri pankreas kanserine diğeriyse yumurtalık ve testis kanseri de dahil solid, yani sert ve dayanıklı tümörlere yönelik. Başarırlarsa bütün ilaç sanayii yeniden düzenlenecek.

Şahin “Her hasta farklı olduğu için raftan aldığınız bir ilacı herkese uygulayamazsınız” diyor. 

Şahin bisikletiyle şirket arazisindeki dev çukurun etrafından dolaşıyor. Burası 1.850 metrekarelik yeni binanın temeli. Ofisinin karşısında ise yeni görevi hemen hayata geçirmek için üç katlı portatif bir geçici laboratuvar kurulu. BioNTech bu yıl Ar-Ge harcamalarını ikiye katlayarak 1.5 milyar euro’ya çıkardı. 

Ofise gelince kaskını çıkarıp önlüğünü giyen Şahin laboratuvara yöneliyor. İçeride mesajcı-RNA oluşturmakta kullanılan DNA kalıplarını hazırlayan bir makine var.  mRNA hücrelere birtakım talimatlar vererek belli proteinler üretmelerini söylüyor. BioNTech Covid aşısında kanıtlanan bu kodu vücudun tümöre karşı savunma mekanizmasını tetiklemek için kullanmak istiyor. 

“10 yıl sonrasını düşünüyor”

BioNTech’in kurucu yatırımcılarından MiG Capital’in yönetici ortağı Matthias Kromayer yatırım yaparken mRNA’nın potansiyeline bile inanmadığını söylüyor. Yatırım yapmasının sebebi kurucuların bakış açısıymış. Teknolojinin sağlık hizmetlerini nasıl değiştireceğini iyi anladıklarını düşünüyor. Kromayer “Uğur hep 10 yıl sonrasını düşünüyor” diyor.

Nisan ayında BioNTech hastaların bağışıklık sistemini yeniden programlamak üzere mRNA ile CAR-T-hücre tedavisini birleştiren bir çalışmanın sonuçlarını yayınladı. CAR-T hastanın bağışıklık hücrelerini toplayıp uygun şekilde modüle etmeye dayanıyor. Şu ana kadar sadece kan hücrelerini etkileyen kanserlerde işe yaradı. Ama BioNTech’teki bilim insanları bağışıklık hücrelerinin sayısını artıran ve solid tümör öldürme becerisini geliştiren bir mRNA destek aşısı yarattı; bu sayede yöntem çok daha fazla kanser türünde işe yarıyor. 

Akıllı telefonun hesap makinesi 

BioNTech’in stratejisi aynı anda çok sayıda farklı teknolojiye yatırım yapmak. Şahin bunu akıllı telefonlara benzeterek işlevlerini keşfettikçe daha faydalı hale gelmelerine atıfta bulunuyor. “Sadece bir akıllı telefon olmadığını, mesela aynı zamanda hesap makinesi olduğunu, istediğinizi yapabildiğinizi anlıyorsunuz” diyor. “Geliştirmekte olduğumuz güçlü platformlar sayesinde birçok hastalık için çok sayıda farklı çözüm sunabileceğimize inanıyoruz.” 

BioNTech kurucuları tabiri caizse kendilerini bağışıklık sistemi mühendisleri olarak görüyor. 

“Bizans entrikaları”

Onkoloji aşı geliştirmekten çok daha çetin ve aşırı rekabetçi bir alan. Jefferies’ten analist Akash Tewari onkolojinin “bilimsel Bizans entrikalarıyla dolu” olduğunu söylüyor. 

Bilindik aşıların aksine BioNTech kişinin kanser olmasını önlemiyor, bağışıklık sistemini mutasyona uğramış hücreleri yok etmeye yönlendiren tedavi yöntemleri olarak kullanılıyor. Denemelerin ikinci evresinde aşıların kişiye özel hale getirildiği ve getirilmediği ikişer adet FixVac programı bulunuyor. 

Yeni yöntemler genellikle önceki ilaçlara yanıt vermemiş ve kanserin ileri evrelerindeki hastalarda deneniyor. 

Şahin ise BioNTech’in bir dizi “kritik engeli” aştığını ve ilk verilere göre mRNA kanser aşılarının klasik kanser aşılarına kıyasla immün yanıt ortaya çıkarmada yüzlerce kat daha güçlü olduğunu belirtiyor. 

Şirket kanserin erken evreleri için de denemeler yapıyor. Aşıyı hastanın ameliyat olup ilk tümörün alınmasından hemen sonra yapmaya odaklanıyor. Bu ay sunulan birinci evredeki bir araştırma pankreas kanseri hastalarını operasyondan kısa süre sonra tedavi etmenin olumlu sonuç verdiğini gösterdi. 

BioNTech’in önündeki tek engel bilimsel belirsizlik değil. İlaç sektörünün işleyişini altüst etmeye kalktığı için pratik güçlüklerle de karşılayacak. Düzenleyici kurumların klasik klinik araştırma kalıbını yıkan bireyselleştirilmiş tedavileri benimsemeye ikna edilmesi gerekiyor. Bu tarz araştırmalar yıllar sürebiliyor ve ortaya çıkan onaylı ürün hiç değişmeden kalabiliyor ama kurucular tümörle mücadele için en iyi yöntemi öngörebilen algoritmaları geliştirecek yeni veriler ortaya çıktıkça ilaçlarını tıpkı iPhone gibi güncelleyebilmek istiyor. 

Türeci’ye göre şirket ne zaman yeni bir sahaya adım atsa “muhafazakar” düzenleyiciler yüzünden “en küçük adımlarla” ilerleyebiliyor. 

‘En küçük adımlar’ 

BioNTech Covid sebebiyle kendisine rağbet gösteren hissedarların beklentilerini de yönetmek durumunda.

Geçen yıl kimi yatırımcılar Covid aşısı satışlarının yavaşlayacağını öngörerek satışa yönelince BioNTech hisseleri yüzde 20 civarında değer kaybetti. Yine de hisseler şirketin Pfizer ile beraber aşı geliştirdiğini açıkladığı 2020 Mart’ına kıyasla dört kattan fazla değerlendi. 

Şahin hisse değeri konusunda iyimser. Fiyatlara tıp dergisi sitelerine kıyasla çok nadiren, aşağı yukarı haftada bir baktığını belirtiyor. Şirketin gerçek vizyonunu yatırımcılarına her zaman açıkça söylediğini vurguluyor: “Bir sonraki Covid mevsiminde neler olacağı konusunda teminat veremeyiz. Çünkü durum bizim becerilerimizden ziyade dünyada olup bitenlere ve virüsün nasıl evrimleştiğine bağlı.” 

Yine de kısa süre önce yatırımcıların şirketin maymun çiçeği virüsüne karşı aşı geliştireceği beklentisi üzerine hisse fiyatlarının yükselmesine şaşırmış. BioNTech yayılmaya başlayan yeni hastalık için henüz aşı çalışması yapmıyor. Şahin sadece “hazırlıklı olmaya hazırlanıyoruz” diyor ama ortada henüz küresel bir sorun yok. 

Şirket aşı gelirinin çok büyük bölümünü iç yatırımda kullanmaya karar verdi ve kendi stratejisine uygun sadece birkaç alım yapacak. Öte yandan geri satın alma ve temettü olarak 2 milyar euro’ya yakın bir tutarı hissedarlara ödeme planı duyuruldu. Bu durum hissedarlar arasında görüş ayrılığına yol açtı çünkü henüz geliştirme çalışmalarının erken evrelerindeki bir biyoteknoloji şirketinin bu kadar para dağıtması alışıldık bir şey değil.

Ancak analistlere göre çoğu uzun vadeli yatırımcı Covid aşılarını bu ölçekte ve hızda sağlamayı başaran kuruculara güveniyor. 

©️ The Financial Times Limited