Sabah dinç ve bakımlı görünmek yalnızca güne başladıktan sonra yapılanlarla ilgili değil. Akşam saatlerinde oluşturulan rutinler de cilt görünümünden saç sağlığına kadar birçok konuda etkili olabiliyor.
Gece uygulanan bazı alışkanlıklar, sabah daha canlı bir cilt görünümüne, daha iyi şekillenen saçlara ve genel olarak daha iyi hissetmeye katkı sağlayabiliyor. The Huffington Post'a konuşan; dermatologlar ve makyaj sanatçıları, gece rutinine eklenebilecek alışkanlıkları değerlendirdi.
1. Yüzü temizlemek
Uzun bir günün ardından yorgunluk nedeniyle yüzü yıkamayı atlamak cazip gelebilir ancak dermatologlara göre gece cilt temizliğini ihmal etmemek önem taşıyor.
Dermatolog Dr. Joyce Park, gece yapılan iyi bir temizliğin önemine dikkat çekerek, yüzün gece yıkanmasının güneş kremi, makyaj ve gün boyunca biriken kalıntıların ciltten uzaklaştırılmasını sağladığını belirtti. Park, bu kalıntıların gece boyunca ciltte kalmasının iltihaplanmaya ve cildin daha mat görünmesine yol açabileceğini söyledi.
Park, gece temizlenen cildin sabah daha sakin ve temiz görünmesinin mümkün olduğunu ifade ederek, nazik ve düzenli bir temizliğin aşırıya kaçan uygulamalardan daha etkili olduğunu kaydetti.
Dermatolog Dr. Aanand Geria da nazik ancak kapsamlı bir gece temizliğinin cilt bariyerinin gece boyunca kendini onarmasını desteklediğini belirtti. Geria, bunun sabah daha az kızarıklık, daha pürüzsüz bir cilt dokusu ve daha belirgin bir ışıltı sağlayabileceğini söyledi.
Gece cilt bakımı için çok aşamalı bir rutine ihtiyaç bulunmuyor. Park, temel bir gece bakımında yüzün temizlenmesinin ardından ihtiyaç duyulan tedavilerin uygulanmasını, isteğe bağlı olarak nemlendirici bir serum kullanılmasını ve nemlendirici sürülmesini öneriyor. Tretinoin gibi tedaviler de temizleme sonrasında uygulanabiliyor.
2. Nane çayı içmek
Ünlülerle çalışan makyaj sanatçısı Cat Mignano, birçok kişi gibi şişkinlik ve mide sorunları yaşadığını belirterek akşamları sıcak nane çayı içtiğini söyledi.
Mignano, nane çayının midesini rahatlatmaya, sıvı alımına katkıda bulunmaya ve yatmadan önce gevşemeye yardımcı olduğunu ifade etti.
Verywell Health'e göre nane çayı üzerine yapılan araştırmalar sınırlı olsa da içeceğin sindirime katkı sağlayabileceği ve rahatlamayı destekleyebileceği belirtiliyor. Nane çayının doğal olarak kafein içermemesi de onu gece tüketilebilecek seçeneklerden biri haline getiriyor.
3. Saçlar tamamen kuruyken yatağa girmek
Yatmadan önce duş almak, günün yorgunluğunu atmaya ve uykuya hazırlanmanıza yardımcı olabilir. Ancak saçların da yıkanması halinde yatağa girmeden önce tamamen kurumasına dikkat edilmesi öneriliyor.
Park, ıslak veya nemli saçlarla uyumanın sürtünmeyi ve saç kırılmasını artırabileceğini belirterek, mümkün olduğunda saçların uyumadan önce tamamen kurutulmasını önerdi.
Saç testleri ve analizleri üzerine çalışan bir şirketin kurucusu ve bilim insanı Jonathan Palmer da daha önce HuffPost'a yaptığı açıklamada, saç sağlığı açısından kuru saçlarla uyumanın daha iyi olduğunu belirtmişti.
4. İpek yastık kılıfı kullanmak
Pamuklu yastık kılıfı yerine ipek yastık kılıfı kullanmak, özellikle saçlarda sabah ortaya çıkan kabarıklığın azalmasına yardımcı olabilir.
Mignano, ipeğin saç sağlığı üzerindeki etkisinin genellikle hafife alındığını belirterek, ipek yastık kılıflarının saç kırılmasını ve bölünmüş uçları azaltabileceğini, ayrıca şekillendirilmiş saçların görünümünü daha uzun süre korumasına yardımcı olabileceğini söyledi.
İpek yastık kılıfı kullanan bazı kişiler, ciltlerinde de olumlu değişiklikler gözlemlediğini belirtiyor. Bunlar arasında uyku sırasında oluşan çizgilerin görünümünün azalması ve cildin daha nemli kalması yer alıyor.
Bununla birlikte, özellikle akneye eğilimli bir cilde veya egzama gibi bir cilt rahatsızlığına sahip kişilerde sivilce ve alevlenme riskini azaltmak için yastık kılıflarının haftada bir yıkanması veya değiştirilmesi öneriliyor.
İpek bone veya saç örtüsü kullanmak da benzer şekilde saçla yastık arasındaki sürtünmeyi azaltarak saçların daha pürüzsüz görünmesine, saç şeklinin korunmasına ve nem kaybının önlenmesine yardımcı olabilir.
5. Yüz maskelerinden yararlanmak
Sabah daha canlı ve bakımlı bir cilt görünümü elde etmek isteyenler, yatmadan önce gece boyunca ciltte bırakılan yüz maskelerini kullanabilir.
Mignano, bu tür ürünleri çok amaçlı bir bakım rutininin parçası olarak kullandığını belirterek, cildinin daha fazla bakıma ihtiyaç duyduğunu düşündüğü dönemlerde yatmadan önce maske uyguladığını söyledi.
Gece boyunca ciltte bırakılan maskeler, ürünün içeriğine bağlı olarak cildin nemlendirilmesine ve bakımına yardımcı olmayı amaçlıyor.
6. Sırtüstü uyumak
Uyku pozisyonu da ertesi sabah yüzün görünümünü etkileyebilir. Daha pürüzsüz bir cilt görünümü açısından sırtüstü uyumak öne çıkıyor.
Yüzüstü veya yan yatmak, sabahları yüzde uyku çizgilerinin oluşmasına neden olabilir. Geria, sırtüstü uyumanın yüzde ve göğüs bölgesinde oluşan baskıyı azalttığını ve böylece uyku çizgileri ile sabah oluşan kırışıklıkların önlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.
Geria ayrıca sırtüstü uyumanın lenfatik drenajı destekleyerek yüzdeki şişkinliği ve göz altı bölgesindeki şişliği azaltabileceğini söyledi.
Ancak sırtüstü uyumak rahat değilse bu pozisyona geçmek için kendini zorlamamak gerekiyor. Geria'ya göre uyku kalitesi, uyku pozisyonundan daha önemli.
7. Kaliteli gece uykusuna öncelik vermek
Sabah hem daha iyi görünmek hem de daha dinç hissetmek için önerilen 7 ila 9 saatlik uyku süresine ulaşmak önem taşıyor.
Geria, uykunun cilt sağlığı açısından önemli olduğunu belirterek, 7 ila 8 saatlik uykunun cildin kendini onarmasına, kolajen üretimine ve büyüme hormonu salgılanmasına katkı sağladığını söyledi. Geria ayrıca daha erken yatmanın sirkadiyen ritimle uyumlu olduğunu, bunun cildin nem dengesini destekleyebileceğini, göz altındaki koyu görünümü azaltabileceğini ve yüzün daha dolgun görünmesine katkıda bulunabileceğini belirtti.
Buna karşılık, uyku yoksunluğu daha ağır ve kızarık gözler, göz altı morlukları, solgun cilt ve ağız kenarlarında aşağı doğru sarkma gibi daha olumsuz yüz özellikleriyle ilişkilendiriliyor. 2013 yılında İsveç'te yapılan ve Sleep dergisinde yayımlanan bir araştırmada da uyku yoksunluğunun yüz görünümü üzerindeki etkileri incelendi.
Geria, kronik olarak geç saatlerde yatmanın veya kısa süre uyumanın cildin daha mat ve yüzün daha şiş görünmesine yol açabileceğini belirtti. Uyku saatini 30 ila 60 dakika öne çekmenin bile görünür faydalar sağlayabileceğini ifade etti.
Mignano da yeterli uykunun görünüm üzerindeki etkisine dikkat çekerek, düzenli ve kaliteli gece uykusunun önemli bir bakım alışkanlığı olduğunu söyledi.
Kaynak: Gazete Oksijen


