Henüz turizmin bir endüstri olarak görülmediği 1950’lerde İstanbul’da, genellikle dolu olan Park Otel ve Pera Palas dışında üst düzey konaklama alternatifi bulunmadığını fark eden Vehbi Koç, Elmadağ’da konut inşa etme amacıyla aldığı arsayı Divan Oteli ile değerlendirdi. Aynı dönemde açılan Hilton ile birlikte, turizm sektörünün ilk modern örneklerinden biri olan Divan, zaman içinde yalnızca bir otel olmanın ötesine geçerek Türkiye geneline yayılan güçlü bir marka haline geldi.
Kuruluş yıllarında markanın tanınırlığında önemli rol oynayan İsviçreli pasta ve çikolata şefi Kunderdt’in katkıları, Divan Pastaneleri’nin doğuşuna zemin hazırladı. Bugün Divan; otelleri ve etkinlik alanlarının yanı sıra pastane, kafe ve restoranlarıyla gastronomiden sosyal yaşama uzanan bir deneyim dünyası sunuyor. Türk mutfağını modern bir yorumla ele alırken, İstanbul’da Avrupai brasserie kültürünü yaşatan öncü yaklaşımlardan birine de imza atıyor.
Gastronomi odağındaki Telezzüz, Lokanta ve Maromi gibi özgün konseptler, markanın lezzet yolculuğunu farklı perspektiflerle zenginleştirirken; Divan’ın üretim gücü ve operasyonel altyapısı da bu deneyimin sürdürülebilirliğini destekliyor.
Bir ihtiyaçtan doğan Divan, bugün zamansız zarafeti, köklü mirası ve özenli yaklaşımıyla farklı deneyimleri bir araya getiren bütüncül bir yaşam markası olarak yolculuğunu sürdürüyor.
Turizm ülkesi olma yolunda
Türkiye’nin turizm ülkesi olma yolundaki ilerleyişinin diğer bir tanığı da Setur. O da bir ihtiyaçtan doğmuş: 1964’te çıkan bir yasayla oluşturma hakkı tanınan gümrüksüz satış noktaları sahipsiz kalmıştı. Ertesi yıl duty free mağazacılığı yapmak üzere kurulan Setur, bugün 27 farklı noktada aynı işlevi yerine getirirken, bir yandan da seyahate, tatile ve dünyayı keşfetmeye dair her hizmeti sunan ve sektörün okulu niteliğinde insan kaynakları yetiştirmiş bir kurumsal yapı haline geldi. Setur aynı zamanda Koç Topluluğu’nun hizmet sektöründeki gücünü temsil ediyor.
Setur’ur adını taşıyan diğer Koç Topluluğu markası ise son otuz yılda denizlerde büyüdü. Setur Marinas Rahmi M. Koç’un denizcilik tutkusuyla hizmette mükemmelliği buluşturan bir yatırımlar silsilesi olarak Türkiye’nin önemli bir eksiğini giderirken, 21’inci yüzyıl gençliğinin denizcilikle tanışmasına da katkıda bulundu. Türkiye’nin donanımlı ve modern bir marinayla tanıştığı, 1978 yılındaki Çeşme Marina yatırımı Setur Marinas’ın yolculuğunun başlangıcıydı. 1990’lı yıllarda Antalya’yı, Ayvalık’ı, Finike’yi, Kuşadası’nı, Kalamış’ı çağdaş marina anlayışıyla buluşturan şirket, 2000’lerde Marmaris’te Netsel Marina ve Yalova Marina’yı da zincire kattı. Türkiye’de yat sayısının katlanarak arttığı yıllarda yatırıma devam eden Setur Marinas, Midilli Marina ile karasularının dışına da taştı. Hareket 2010’dan bu yana da Makmarin Kaş Marina, Ören Rib & Refit Park, Demre Marina ve Göcek marinaları ile sürdü.
Denizlerdeki diğer Koç Topluluğu markası olan RMK Marine ise 1974 yılında Haliç’te başladığı yolculuğunu bugün gemi inşa endüstrisinin çeşitli segmentlerinde projeler yaparak sürdürüyor. 1984 yılında taşındığı Tuzla’daki tersanesi, son teknolojiye sahip ve ileri uzmanlığıyla gemi inşasının geleceğini şekillendiriyor.
Ev geliştirmenin lideri
Vehbi Koç’un 1955’te Koç Ticaret adıyla attığı temelin üzerinde yükselen ve 1996’da İzmir Bornova mağazasıyla perakendeciliğe geçen Koçtaş, bugün Türkiye’nin birçok ilinde 100’den fazla mağazası ve dijital kanallarıyla yaşanan her yeri geliştirip güzelleştirmek için gereken tüm ihtiyaçları tek çatı altında toplayan bir çözüm merkezi konumunda.
Yerli sermayeli bilgi teknolojisi lideri
Yine Vehbi Koç’un 1945’te Burroughs firmasıyla yaptığı temsilcilik sonrası kurduğu Koç Ticaret Büro Levazımatı A.Ş., ise günümüzün lider yerli sermayeli bilgi teknolojileri şirketi olan KoçSistem’e dönüşmüş durumda. Yolculuğu boyunca birkaç kez isim değiştiren şirket 1997’de ise KoçSistem adını aldı. 2009’da yazılım alanının ilk yetkili Ar-Ge merkezi olması, 2010’da Türkiye’deki ilk selfservis bulut bilişim hizmetini sunması, geliştirdiği Pixage’ın 2012’de “Avrupa’da Yılın Teknoloji Çözümü” ödülü kazanması, sektöründeki öncülüğünün kanıtlarıydı. Bugün 30’dan fazla ülkede iş ortaklarıyla hizmet veren KoçSistem; Bilişim 500’de 7 yıl üst üste “Sistem Entegratörü ve İş Ortağı” kategorisinde pazar lideri olurken, Brand Finance’e göre de Türkiye’nin en değerli bilişim markası konumunda.