Kailyn Rhone / New York Times
Gümüş fiyatı çarşamba günü de hızlı yükselişini sürdürerek, yalnızca bu ay içindeki kazancını yüzde 60’a çıkardı. Bu sert yükseliş, hem getiri arayışındaki yatırımcıların hem de üretimde gümüşe bağımlı şirketlerin dikkatini çekti.
Gümüş, geçen yılın büyük bölümünde son derece hızlı bir ralli sergiledi. 2025’te fiyatı iki kattan fazla arttıktan sonra, bu yılın ilk birkaç haftasında yükseliş daha da hızlandı. Geçen hafta ons başına 100 dolar seviyesini ilk kez aşan fiyatlar, sonraki günlerde art arda yeni rekorlar kırdı.
Gümüşteki yükseliş, rekorlar kıran diğer değerli metallerle karşılaştırıldığında bile dikkat çekici oldu. Altın fiyatı son bir yılda neredeyse ikiye katlanarak son seanslarda ons başına 5.350 doların üzerine çıktı.
Bu momentumun bir kısmı, ticaret gerilimleri, jeopolitik çatışmalar ve enflasyon ile artan borç endişeleri nedeniyle yatırımcıların paralarını güvenli limanlara yönlendirmesiyle açıklanıyor. Altın genellikle belirsizlik dönemlerinde tercih edilen bir güvenli liman varlığı olsa da, gümüşteki orantısız kazançlar metali alışılmışın çok daha ön plana çıkardı.
Ons gümüşte hedef 150 dolar
Citi analistleri salı günü yayımladıkları bir notta, “Gümüş, adeta ‘altının karesi’ ya da ‘steroidli altın’ gibi davranıyor” ifadelerini kullandı. Analistler, önümüzdeki üç ay için gümüş fiyatı tahminlerini ons başına 150 dolara yükseltti.
Gümüş, altına kıyasla daha küçük bir piyasa hacmine ve daha geniş bir oyuncu yelpazesine sahip. Bu durum, fiyat hareketlerinin daha sert olmasına yol açabiliyor. Ayrıca gümüşün altına kıyasla çok daha geniş bir endüstriyel kullanım alanı bulunuyor. Gümüş; güneş panellerinde, veri merkezlerinde, elektrikli araçlarda, elektronikte ve savunma ekipmanlarında kritik bir malzeme konumunda. Bu bağımlılık, gümüş fiyatlarındaki oynaklığın ekonomi genelinde yankı bulmasına neden olabiliyor.
Gümüş fiyatlarının yükselmesi enflasyon riskini artırabilir
Artan gümüş maliyetleri, şirketlerin kar marjlarını baskılayabilir ya da firmaları fiyat artırmaya zorlayabilir. Zamanla bu durum, enflasyon baskılarını da artırabilir.
Gümüş piyasalarını etkileyen bir diğer unsur ise, rafine gümüşün dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri olan Çin. Çin, bu yıl gümüş ihracatına yönelik yeni kısıtlamaları uygulamaya başladı. Bazı piyasa analistleri, Çin’in yükselen maliyetlere karşı kendi iç ekonomisini korumaya çalışıyor olabileceğini belirtiyor.
Tesla CEO’su Elon Musk, Çin’in ihracat sınırlamalarına ilişkin haberlerin ardından aralık ayı sonunda X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bu iyi değil. Gümüş pek çok endüstriyel süreçte gerekli” ifadelerini kullandı.
Gümüş, yapay zeka teknolojisi açısından da büyük önem taşıyor. Elektrik iletkenliği konusundaki üstün özellikleri, metalin yapay zeka altyapı harcamaları açısından “çok daha değerli” hale gelmesine neden oluyor.
Grenadilla Advisory’nin kurucusu ve CEO’su olan varlık yönetimi uzmanı Anna Rathbun, teknoloji geliştikçe gümüşün bu alandaki stratejik öneminin arttığını belirtti. Veri merkezleri ve diğer yapay zeka altyapıları için kritik olan bakır fiyatlarındaki sert yükseliş de benzer bir eğilimle ilişkilendiriliyor. Bakır fiyatları bu ay ilk kez metrik ton başına 13.000 doları aştı.
Buna karşın bazı analistler, gümüşteki rallinin aşırıya kaçtığı uyarısında bulunuyor. Bank of America’nın hisseler, emtialar ve kripto paraları kapsayan son sıralamasında, gümüş “balon benzeri varlık dinamikleri” açısından ilk sırada yer aldı ve altını geride bıraktı.
Sucden Financial analistleri ise bu hafta yayımladıkları bir notta, “Rallinin ne kadar daha ileri gidebileceği konusunda temkinliyiz ve piyasa duyarlılığının belirgin şekilde değişmesi halinde sert ve hızlı bir geri dönüş potansiyeli görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
© 2026 The New York Times Company

