29 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 29.09.2026 17:47 | Son Güncelleme: 29.09.2026 18:06

İngiliz edebiyatının ünlü klasiği Çin'de müfredata dahil edildi

Çin, bu sonbahardan itibaren Charlotte Brontë'nin klasik romanı Jane Eyre'i ülke genelindeki 9. sınıf müfredatına zorunlu okuma olarak dahil etti
İngiliz edebiyatının ünlü klasiği Çin'de müfredata dahil edildi
Yan Zhuang, Li You / The New York Times

Charlotte Brontë'nin yaklaşık iki asır önce Viktorya dönemi İngiltere'sinin kalıplarına meydan okuyan klasiği Jane Eyre, bu sonbahardan itibaren Çin'de 9. sınıf öğrencileri için zorunlu okuma oldu. Devlet medyası, romanı gençlere "maddecilikten uzak bir aşk" ve dengeli değerler sistemi kazandıran bir eser olarak tanımlıyor.

Yaklaşık iki yüzyıl önce Jane Eyre ilk kez Viktorya dönemi İngiltere'sinin toplumsal kurallarına meydan okuduğunda, Charlotte Brontë'nin kahramanı edebiyat tarihine damga vurmuştu. Şimdi ise Çin, yeni bir kuşak gence onun hikâyesini okutmayı zorunlu hale getiriyor.

İngiliz edebiyatının klasiği uzun yıllardır Çin'de büyük ilgi görüyor ve zaten okul çağındaki çocuklara tavsiye edilen eserler arasında yer alıyordu. Ancak Çin devlet medyasına göre bu sonbahardan itibaren ülke genelindeki 9. sınıf öğrencileri romanın tamamını okumakla yükümlü olacak. Resmî bir gazetede yayımlanan haberde eser, gençlerin ders çıkarabileceği maddecilik karşıtı bir aşk hikâyesi olarak öne çıkarıldı.

Yetim bir genç kadın olan Jane Eyre'in, varlıklı fakat gizemli Bay Rochester'ın malikanesinde mürebbiye olarak çalışmasını konu alan roman, Çin'de kadın ve erkek arasındaki bağımsızlık ile eşitlik temaları nedeniyle geniş ölçüde takdir görüyor.

Kültür Devrimi sonrasında yeniden keşfedildi

Romanın ilk Çince çevirisi 1925 yılında yayımlandı. O tarihten bu yana eser defalarca çevrildi, tiyatroya ve sinemaya uyarlandı. İngiliz yapımı film uyarlaması ise Çin'in Kültür Devrimi'nin ardından yabancı kültüre yeniden kapılarını açtığı dönemde, 1979 yılında Çin sinemalarında gösterime girdi.

Kaliforniya Üniversitesi San Diego kampüsünde Çin feminizmi ve edebiyatı üzerine çalışan edebiyat profesörü Ping Zhu'ya göre roman, Çin hükümetinin kadın eşitliği anlayışıyla uyumlu bir eser. Zhu, bu anlayışın geleneksel toplumsal cinsiyet rolleri ve heteroseksüel çekirdek aile modeliyle birlikte var olabildiğini söylüyor.

Zhu'ya göre romanın 9. sınıf müfredatına alınması, Çin'in nüfus azalmasıyla mücadele ettiği ve hükümetin gençleri evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya teşvik ettiği bir döneme denk geliyor.

"Jane Eyre bağımsız bir kadının hikâyesi, ancak ataerkil düzene karşı çıkışı aşırı radikal değil," diyen Zhu, romanın sonunda Jane'in Bay Rochester ile evlenip bir çocuk sahibi olduğuna dikkat çekti.

Zhu, "Bunların tamamı Çin hükümetinin genç kuşağın yapmasını istediği şeyler" ifadelerini kullandı.

Feminist bir klasik, farklı yorumlar

1847'de Britanya'da yayımlanan Jane Eyre, yoksul bir genç kadının kadınların özellikle evlilik içinde hukuki ve ekonomik açıdan son derece sınırlı haklara sahip olduğu bir toplumda bağımsızlığı, onuru ve eşitliği savunmasını anlatmasıyla dönemine göre çarpıcı bir eser olarak kabul edildi.

Roman, feminist temaları nedeniyle Çin'de uzun yıllardır övgüyle anılıyor. Devlet medyası da sık sık Jane'in Bay Rochester'a söylediği şu sözleri alıntılıyor:

"Yoksul, sıradan, gösterişsiz ve küçük olduğum için ruhumun ve kalbimin olmadığını mı sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz. Benim de sizin kadar ruhum, sizin kadar kalbim var."

Zhu'ya göre eser, 19. yüzyıl bağlamında son derece ilerici olsa da günümüzün bazı feministleri romanın özgürleşme anlayışını daha sınırlı bulabilir.

Profesör Zhu, romanda görülen feminizm anlayışının Çin Komünist Partisi tarafından uzun süredir desteklendiğini belirterek bunun partinin daha modern feminist hareketlere yaklaşımıyla çeliştiğini söyledi.

"Örneğin #MeToo hareketi ya da kadınlara evlenmemeyi ve çocuk sahibi olmamayı öğütleyen feminizm… İşte bunu kesinlikle kabul etmiyorlar" dedi.

Devlet, diğer aşk anlatılarını da sınırlıyor

Son yıllarda Çin hükümeti, romantik ilişkilerin bazı farklı biçimlerde işlenmesine yönelik kısıtlamalar da getirdi.

Yetkililer, büyük ölçüde heteroseksüel kadınlar tarafından yazılan ve yine ağırlıklı olarak kadınlara hitap eden eşcinsel aşk romanları türü "Boys' Love"ın onlarca yazarını gözaltına aldı. Devlet medyası, bu eserlerin genç okurların cinselliğe bakışını etkileyebileceğini savundu.

Düzenleyici kurumlar ayrıca zengin CEO'ların kendilerinden daha az ayrıcalıklı kişilerle aşk yaşadığı popüler kısa dizi türüne de müdahale ederek yapımcılardan güçlü ve zengin insanlarla evliliği yüceltmekten kaçınmalarını istedi.

Devlet medyası ise Jane Eyre gibi klasiklerin gençlere "yüzeysel aşk hikâyelerine" alternatif sunduğunu öne sürüyor. Çin Komünist Partisi'ne bağlı Pekin Daily gazetesinde yayımlanan bir yazıda, Jane Eyre gibi edebiyat klasiklerinin okutulmasının çocukların "daha dengeli bir değer sistemi oluşturmasına" yardımcı olacağı savunuldu.

Okurlar kendi anlamlarını çıkarıyor

Çinli okurlar ise uzun yıllardır Jane'in hikâyesini kendi yaşam deneyimleri doğrultusunda yorumluyor.

46 yaşındaki Vicky Li, romanı gençliğinde okuduğunu ve Jane'de kendinden izler gördüğünü söyledi. Yıllar sonra ise bugün 13 ve 15 yaşında olan iki kızına da aynı kitabı okuttuğunu belirten Li, amacının onların bağımsız ve cesur bireyler olarak yetişmesi olduğunu ifade etti.

Li, romanın ders kitabına girmesinden memnuniyet duyduğunu söyleyerek, bazı kişilerin Jane'i modern anlamda güçlü bir kadın olarak görmeyebileceğini kabul etti.

Li "Yaşadığı tarihsel koşullar düşünüldüğünde yaptığı seçimler gerçekten çığır açıcıydı; derin bir başkaldırıydı" dedi.

Romanın kendisi de Jane'in sonunda geleneklere teslim olduğu fikrini karmaşıklaştırıyor. Jane, Bay Rochester'ın metresi olmayı reddederek onu terk ediyor ve ancak miras yoluyla servet sahibi olduktan sonra geri dönüyor. Bu sırada Bay Rochester hem malikanesini hem de görme yetisini kaybetmiş durumda; böylece aralarındaki güç dengesi köklü biçimde değişiyor.

30 yaşındaki Wang Sirui ise Jane'in metres olmayı reddetmesini, açlıktan ölme pahasına bile olsa bağımsızlığından vazgeçmemesini romanın en kritik anlarından biri olarak görüyor.

Wang, "Eserin özü, bir kadının çeşitli cazibelere boyun eğmek yerine kendi iradesi ve değerleri doğrultusunda seçim yapması gerektiği mesajında yatıyor" dedi. Wang, romanı ilk kez 13 yaşındayken okuduğunu belirtti.

Profesör Zhu ise Çinli yetkililerin gençlerin Jane Eyre'den çıkaracağı mesajları nihayetinde tamamen kontrol edemeyeceğini düşünüyor.

Zhu, "Edebi eserler, özellikle de bu büyük klasikler, her zaman çok katmanlıdır ve milyonlarca farklı yoruma açıktır" ifadelerini kullandı.

© 2026 The New York Times Company

Kaynak: Gazete Oksijen