31 Ocak 2023, Salı
Haber Giriş: 07.06.2022 14:25 | Son Güncelleme: 07.06.2022 14:42

New York Times yazarı Charles Blow'dan kariyer tavsiyeleri

The New York Times’a grafiker olarak başlayan, şimdilerde köşe yazarlığı yapan Charles M. Blow okuyucularıyla kariyer tavsiyelerini paylaştı. Blow, hep en çalışkan olmak, rekabette kendini kurban gibi görmemek gibi birçok değerli görüş sunuyor
New York Times yazarı Charles Blow'dan kariyer tavsiyeleri

Charles M. Blow / The New York Times

The New York Times’a 30 yıl önce stajyer olarak girdim. Hiçbir zaman kurumsal adam olmayı planlamadım. Sadece işler bu yönde gelişti. Gençler benden sıklıkla kariyer tavsiyeleri istiyor. İşte bazı tavsiyeler. Yaptığınız işte en iyisi olmayı deneyin. Para kendiliğinden hallolacaktır. 

Üniversitemdeki bir kariyer konferansına katılan gazetecinin bahsettiği başlangıç maaşlarının ortalamadan çok daha düşük olduğunu düşündüğümü hatırlıyorum. Panikten nefes nefese kaldım, izin istedim ve tuvalette kustum. Bütün hayatım boyunca yoksuldum ve “Üniversiteye gittikten sonra hala fakir olamam!” diye düşündüğümü anımsıyorum. Ancak kendimi toparladım ve şuna karar verdim: Basitçe yaptığım işte en iyi olmak için çabalayacaktım ve paranın kendiliğinden hallolmasına izin verecektim. Gazetecilik misyon işidir. Bu mesleğe bir yatırım bankacısı ile aynı amaçlarla girmezsiniz.

İş dünyasında ısrarcılık önemlidir

The New York Times’daki stajıma hayır cevabını kabul etmeyerek ulaştım. 90'ların başında Atlanta’daki bir iş fuarında The New York Times'ın standına gittiğimde, işe alım görevlileri başvuranların önceden kaydolmaları gerektiğini ve listenin dolduğunu söylemiş, mülakata giremeyeceğimi belirtmişti.

Anladığımı, ancak biri görüşmeye gelmeyene kadar orada bekleyeceğimi söyledim. Yaklaşık altı saat oturdum, orada olduğumu unutmuş gibiydiler. Diğer başvuranların mülakatlarını ve işe alım görevlilerinin onlar gittikten sonra konuşmalarını dinledim. 

Kesinlikle en iyi muhalefet araştırmasıydı. İşe alım uzmanlarından biri nihayet yumuşayıp benimle röportaj yapmayı teklif ettiğinde her soruyu cevaplamanın mükemmel yolunu biliyordum. Ertesi gün işe alım görevlileri onları çok etkilediğimi söyledi. Bir gecede New York'u aradılar ve sadece benim için bir grafik stajı oluşturdular.

"Sen izin vermedikçe kimse senden fazla çalışamaz"

Başkalarının sizden daha fazla avantajı olabilir. Ancak hiç kimsenin gün içinde sizden daha fazla saati yok. Sen izin vermedikçe kimse senden daha fazla çalışamaz. İlk gazete stajım Louisiana'daki Shreveport Times’daydı. Orada, patronumun beni işe gelip giderken asla görmeyeceğine karar verdim. Akşama kadar ofis gereçlerini organize etmem gerekse bile her zaman ondan önce gelir ve ondan sonra giderdim. 

Detroit News'ta ilk tam zamanlı işime başlayınca işimi öğrenmenin yeterli olmadığına karar verdim. Benimkiyle bağlantılı her işi öğrenmem gerekiyordu. Grafik bölümünde araştırmacılar vardı. Onlara bir teklifte bulundum: Onları çalışırken izlememe izin verirlerse öğle yemeklerini alacak ve ayak işlerini halledecektim.

Benden hiçbir zaman önemsiz işleri yapmamı istemediler. Ancak kaynaklarla çalışmalarını izlememe ve kendi fikirlerimi belirtmeme izin verdiler. Her gün iki vardiya çalışıyordum. Biri ücretsiz, diğeri ücretli. Ancak kazandığım deneyim paha biçilemezdi.

İşyeri kabilenizi bulun

30 yıl önce geldiğim The New York Times, bugününkinden çok farklıydı. Oldukça kaba ve böyle oldukları için ödüllendirilmiş gibi görünen yöneticiler vardı. Bu tür düşmancıl çalışma ortamlarına bugün asla müsamaha gösterilmeyecektir. Ancak kendinizi böyle bir durumda bulursanız unutmayın ki muhtemelen yalnız değilsiniz. Nereye giderseniz gidin, işyeri kabilenizi bulmanız gerekir. Diğer ağırbaşlı, iyi huylu çalışanlar destek kaynağınız olabilir.

"Çalıştığınız herkes referanstır"

Beraber çalıştığınız herkes bir referanstır. İş ilanlarının yüzde 80'inin hiçbir zaman yayınlanmadığı tahmin edilmektedir. Genellikle, iş verenler güvenilir kişilere iyi bir aday bilip bilmediklerini sorar. Bu fırsatlar ortaya çıktığında, adınızın akıllı ve çalışkan biri olarak anılmasını istersiniz. 

Bu nedenle ne kadar küçük olursa olsun, nihai kariyeriniz ve hırslarınızla ilgisi olsun olmasın bütün işlerinizde her şeyinizi vermelisiniz. Ayrıca çevrenizdeki herkese saygılı davranmalısınız. Çünkü seni tanıyan herkes sana bir referans verebilir. Dezavantajlarınız kimsenin umurunda değil. Onları aşın.

Seçkin bir yatılı okula ya da Ivy League kolejine gitmedim ama birlikte çalıştığım ve rekabet ettiğim çoğu kişi buralarda eğitim gördü. Eğitim geçmişimdeki eksiklikleri elimden geldiğince telafi etmem gerektiğine erkenden karar verdim. Bana hiç verilmemiş klasikleri ve mümkün olduğunca birçok yeni kitabı okudum.

Haberler kadar belgeselleri de durmadan takip ettim. Müzeleri ziyaret ettim ve zaman izin verdiği müddetçe ders aldım. Kendime, kimsenin bir daha ben anlamadan Venedik Taciri'nden söz etmeyeceğini söyledim.

Yöneticiler yönetilmelidir

Buradaki fiil doğru kelime olmayabilir. Ancak benim için hatırlaması en kolay olan bu formülasyon. Yöneticinizin sadece sizin için belirlediği hedef ve beklentileri bilmeniz yeterli değildir. Kendileri, departmanınız ve şirketiniz için belirledikleri hedef ve beklentileri de bilmelisiniz. 

Şirketin onlardan ne beklediğini anlamaya çalışmalısınız. Ancak bu büyük resmi gördüğünüzde ona nasıl uyum sağladığınızı tam olarak anlayabilirsiniz. Daha çok tavsiyem var ama hepsini paylaşmak için yeterli alan yok. Bu bence iyi bir başlangıç. Bazıları arkaik gelebilir. Ama buradaki görevim, modern geleneklere uymaktan ziyade dürüst olmak. Ağır Güney aksanıyla siyahi, taşralı bir çocuğun kolayca silinip küçültülebileceği farklı bir zamanda iş gücüne katıldım. O zaman da şimdi de, buna izin vermeyi hep reddettim.

© 2022 The New York Times Company