New York Times
ABD Başkanı Donald Trump, İran’daki savaşı sona erdirmeye yönelik olası bir anlaşma için yapılacak görüşmeler kapsamında iki üst düzey müzakerecisinin Pakistan’ın İslamabad kentine gerçekleştireceği ziyareti, cumartesi günü hareket etmelerine kısa süre kala iptal etti.
“Ekibime kısa süre önce söyledim, gitmeye hazırlanıyorlardı ve ben de ‘Hayır, oraya gitmek için 18 saatlik bir uçuş yapmayacaksınız. Tüm kozlar bizde’ dedim” diyen Trump, “Bizi istedikleri zaman arayabilirler ama hiçbir şey konuşmadan oturmak için artık 18 saatlik uçuşlar yapmayacaksınız” ifadelerini kullandı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise İran devlet medyasına göre cumartesi günü ayrıldığı İslamabad’a pazar günü geri döndü.
Ancak Amerikalıların seyahatinin iptal edilmesi, İran ile ABD’nin savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ulaşmaktan hâlâ uzak olduğunun son işareti. İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumunun akıbeti ve her iki tarafın da ablukaya almaya çalıştığı Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması dahil olmak üzere birçok anlaşmazlık noktası sürüyor.
İran, ekonomiyi çökertmeyi ve başkent Tahran’ı anlaşmaya zorlamayı amaçlayan ABD donanmasının limanlara yönelik ablukası devam ederken, barış görüşmelerini kamuoyu önünde reddetti.
Son durum ne?
Arakçi cumartesi günü Pakistanlı yetkililerle İran’ın “İran’a karşı savaşı kalıcı olarak sona erdirecek uygulanabilir bir çerçeveye” ilişkin tutumunu paylaştığını söyledi. Ancak son öneriye dair detay vermedi.
Ancak görüşmeler, Arakçi'nin cumartesi günü toplantılarını tamamlayıp bir günlüğüne Umman’a gitmesinin hemen ardından tıkandı. Trump, özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner dahil bazı üst düzey yardımcılarının Pakistan’a yeni tur görüşmeler için gitmeyeceğini açıkladı.
Pakistan’daki yetkililer, Orta Doğu’daki bir aydan uzun süredir devam eden savaşı sona erdirmek için ABD ile İran arasında arabuluculuk yapıyordu.
ABD’nin İslamabad ziyaretini iptal etme kararı, Pakistan’ın arabuluculuk çabaları için bir haftadan kısa sürede yaşanan ikinci aksaklık oldu. Başkan Yardımcısı JD Vance’in de geçen hafta İslamabad’a gitmesi bekleniyordu ancak son anda iptal edildi.
İran devlet medyasına göre Arakçi, Rusya’ya planlanan ziyareti öncesinde pazar günü Pakistan’a geri döndü.
Hürmüz Boğazı ve çevresindeki gerilim yüksek seviyede kalmaya devam ediyor. Basra Körfezi petrolü ve doğal gazı için kritik bir geçiş hattı olan bu su yolunda İran ile ABD, kısıtlamaları ihlal ettiğini iddia ettikleri gemilere el koymayı sürdürüyor.
İran’ın nükleer programı
ABD ile İran arasındaki temel anlaşmazlık noktalarından bazıları, İran’ın uranyum zenginleştirme programının kapsamı ve zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti. İran, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması kapsamında nükleer yakıt zenginleştirme “hakkı” olduğunu savunuyor.
Trump ise İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğini defalarca söyledi. Ancak aynı zamanda sekiz yıl önce İran’ın nükleer programını sınırlamaya yönelik “korkunç, tek taraflı bir anlaşma” olarak nitelendirdiği anlaşmadan çekilme kararının karmaşık mirasıyla da karşı karşıya.
Obama döneminde yapılan ve resmi adı Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) olan bu anlaşma bazı eksiklikler içeriyordu. 15 yıl sonra sona erecek olan anlaşma, 2030 sonrasında İran’a istediği kadar nükleer yakıt üretme imkânı tanıyacaktı. Ancak Trump’ın 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından İran çok daha erken bir şekilde zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdı ve hiç olmadığı kadar nükleer silaha yakın bir konuma geldi.
Son dönemde dikkatler, İran’ın atom bombalarında kullanılan seviyeye yakın biçimde zenginleştirilmiş yaklaşık yarım ton uranyumuna odaklanmış durumda. Bunun büyük bölümünün, Trump’ın haziran ayında bombaladığı bir tünel kompleksinde olduğu düşünülüyor. Ancak bu yaklaşık 440 kilogramlık potansiyel bomba yakıtı, sorunun sadece küçük bir kısmını oluşturuyor.
Uluslararası denetçilere göre İran’ın bugün farklı zenginleştirme seviyelerinde toplam 11 ton uranyumu bulunuyor. Daha ileri arıtma ile bu miktar 100’e kadar nükleer silah üretmeye yetecek seviyede; bu da İsrail’in tahmini cephaneliğinden daha fazla.
Bu stokun neredeyse tamamı, Trump’ın Obama dönemi anlaşmasından çekilmesinin ardından geçen yıllarda birikti.
“Nükleer toz” nedir?
Son haftalarda Trump, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşı sona erdirmek için kilit önemde olduğunu söylediği bir maddeden bahsediyor: “nükleer toz”.
Başkanın anlatımına göre, ABD’nin geçen yılki bombardımanları İran’ın nükleer programına o kadar büyük zarar verdi ki enkaz altında geriye sadece toz benzeri bir kalıntı kaldı.
“Nükleer toz” ifadesi, Trump’ın aslında bahsettiği şeyin önemini küçümsemek için seçilmiş gibi görünüyor. Söz konusu olan, büyük tüplerde depolanan ve atom bombası seviyesine yakın zenginleştirilmiş uranyum stokları.
Bu madde gerçekte “toz” değil. Tüpler içinde genellikle gaz halinde bulunur, ancak oda sıcaklığında katı hale gelir. Nemle temas ettiğinde son derece tehlikeli ve yüksek derecede toksik bir maddeye dönüşebilir; yanlış kullanıldığında nükleer reaksiyonu tetikleyebilir.
Müzakere tarzlarının çatışması
Trump kendisini zorlayıcı diplomasi ustası olarak görüyor; rakiplerini ABD taleplerine hızla boyun eğmeye zorladığını düşünüyor.
Ancak son altı haftada İran ile yürüttüğü süreçte, dayanıklılığı ve zaman kazanma stratejisiyle öne çıkan bir ülkeyle karşı karşıya olduğunu gördü.
2015 nükleer anlaşması öncesinde İran ile müzakere eden ve Biden yönetimi döneminde de başarısız bir girişimde bulunan Robert Malley, “Trump dürtüsel ve değişken; İran liderliği ise inatçı ve dirençlidir” dedi.
“Trump anında sonuç ister; İran liderliği uzun vadeli oynar” diyen Malley, şöyle devam etti:
“Trump gösterişli ve manşetlik sonuçlara odaklanır; İran ise her detayı titizlikle hesaplar. Trump kaba gücün itaat sağlayacağını düşünür; İran ise temel çıkarlarından taviz vermek yerine büyük acılara katlanmaya hazırdır”
ABD ile İran arasındaki son büyük müzakere, 11 yıl önce tamamlandı ve yaklaşık iki yıl sürdü. Süreç, pragmatik eğilimli yeni bir İran cumhurbaşkanıyla yürütülen gizli görüşmelerden, onlarca toplantının yapıldığı kapsamlı müzakerelere kadar ilerledi.
Trump, olası karşılaştırmalara karşı oldukça hassas. Sosyal medyada yaptığı paylaşımda, “İran ile yaptığımız anlaşma, JCPOA’dan çok daha iyi olacak. O anlaşma nükleer silaha giden garanti bir yoldu. Bizim üzerinde çalıştığımız anlaşmayla bu asla olmayacak” dedi.
© 2026 The New York Times Company