15 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 15.09.2026 10:43 | Son Güncelleme: 15.09.2026 13:43

'Pekâlâ, söyleyecek çok şeyim var': Konuşma yetisini kaybeden kadın, kablosuz beyin implantıyla konuştu

The New York Times’ın haberine göre felce yol açan nörolojik bir hastalık nedeniyle konuşma yetisini büyük ölçüde kaybeden bir kadın, kablosuz beyin implantı sayesinde düşündüğü sözcükleri gerçek zamanlı olarak bilgisayar sesiyle ifade edebildi
Fotoğraf: Paradromics
Fotoğraf: Paradromics
Pam Belluck / The New York Times

Beyin-bilgisayar arayüzleri alanında önemli bir ilerleme kaydedildi. Bir şirketin pazartesi günü açıkladığı sonuçlara göre, felce yol açan nörolojik bir rahatsızlığı bulunan hasta, söylemek istediklerini yalnızca düşündüğü anlarda bile bir beyin implantı yardımıyla gerçek zamanlı sohbet edebildi.

Paradromics şirketinin geliştirdiği sistem, beyin-bilgisayar arayüzü ya da BCI olarak bilinen deneysel cihazların ulaştığı son aşamayı temsil ediyor. Bu sistemlerde beyne yerleştirilen elektrotlar nörolojik sinyalleri okuyor, ardından yapay zeka bu sinyalleri çözümlüyor.

Konuşma yetisinin büyük bölümünü kaybeden Michiganlı 68 yaşındaki kadın, cihaz sayesinde bilgisayar tarafından üretilen bir sesle spontane sohbetler gerçekleştirdi; hatta torunlarıyla telefonda konuşabildi. Kadın fiziksel olarak konuşmaya çalıştığında beyninde oluşan sinyaller elektrotlar tarafından okundu, yapay zeka aracılığıyla aktarıldı ve sözcükler bilgisayar ekranında görüntülenerek sesli biçimde okundu. Sistem, kadın konuşma kaslarını hareket ettirmeden söylemek istediği sözleri zihninde canlandırdığında da konuşma üretebildi.

Uzmanlara göre Paradromics sisteminin kablosuz olması ve hastanın bir kabloyla bilgisayara bağlanmasını gerektirmemesi, konuşma yetisini kaybeden kişilerin gelecekte bu teknolojiyi günlük yaşamlarında nasıl kullanabileceğini gösteriyor. Sistem, hastaların aileleri, arkadaşları ve iş arkadaşlarıyla iletişim kurma becerilerini önemli ölçüde geliştirebilir.

Paradromics’in klinik çalışmasına katılan ilk hasta olan kadına, 400’den fazla elektrot içeren Connexus BCI sistemi haziran ayında Michigan Üniversitesi Sağlık Merkezinde yerleştirildi.

Çeşitli hastalıklara sahip 10 kişi daha dahil edilecek

Paradromics’in klinik işlerden sorumlu yöneticisi Dr. William Marks, araştırmaya ülke genelinden felç ve amyotrofik lateral skleroz gibi konuşma ve uzuv felcine yol açan çeşitli rahatsızlıklara sahip 10 hastanın dahil edileceğini söyledi.

Adı açıklanmayan hastada, konuşma, yutkunma ve yürüme hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerini zayıflatan primer lateral skleroz bulunuyor. Marks, kadının konuşma kaslarını kullanma yetisinin bir bölümünü koruduğunu ancak söylediği sözlerin dinleyenlerin büyük bölümü tarafından güçlükle anlaşılabildiğini belirtti.

Pazartesi günü açıklanan sonuçlar henüz hakem değerlendirmesinden geçmedi ve bilimsel bir dergide yayımlanmadı.

'Zihninde canlandırdığında görebiliyoruz'

Paradromics’in kurucusu ve CEO’su Matt Angle, sistemin kadının beyninde iletişimle bağlantılı farklı etkinlikler sırasında oluşan sinyalleri algılayabildiğini ve birbirinden ayırabildiğini söyledi. Kadın fiziksel olarak konuşmaya çalıştığında, ne söyleyeceğini düşündüğünde veya başkalarının söylediklerini dinlediğinde farklı sinyal örüntüleri oluştu.

Angle, “Sözcüklerin ve fonemlerin beyindeki temsillerini; kadın bunları söylemeye çalıştığında, zihninde canlandırdığında, hatta yalnızca dinlediğinde bile görebiliyoruz” dedi.

Uzmanlar, Paradromics’in elde ettiği bazı sonuçlara beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisi üzerinde çalışan başka ekiplerin de ulaştığını ancak özellikle kablosuz ve bağımsız çalışan sistemin dikkat çekici olduğunu söyledi.

'Ağır felçli kişilerin sözlü iletişim becerisini yeniden kazanmasını sağlayacak'

Paradromics çalışmasında yer almayan ve laboratuvarı beyin-bilgisayar arayüzleri alanındaki gelişmelere öncülük eden California Üniversitesi San Francisco kampüsünün Nörolojik Cerrahi Bölümü Başkanı Dr. Edward Chang, “Bu çalışma, ağır felçli kişilerin sözlü iletişim becerisini yeniden kazanmasını sağlayacak klinik gerçekliğe bizi bir adım daha yaklaştırıyor” dedi.

Chang, “Yalnızca beş yıl önce bunun mümkün olduğunu ilk kez göstermemizden bu yana kaydedilen ilerleme gerçekten olağanüstü” diye ekledi.

Chang’in laboratuvarı ile başka araştırmacılar, beyinde hayal edilen konuşmanın temsillerini de inceledi ve hastaların spontane konuşma üretmesini sağladı. Ancak bu araştırmaların büyük bölümünde insanların başlarındaki bir bağlantı noktasına takılan kabloyla bilgisayara bağlanması gerekiyordu. Bu düzenek, bağlantı bölgesinde enfeksiyon riski yaratıyor ve hastaların sürekli bilgisayara bağlı kalmasını gerektiriyordu.

'Pekâlâ, söyleyecek çok şeyim var'

Paradromics’in The New York Times’a verdiği bir videoda, araştırma ekibinin üyeleri bu ayın başında kadından istediği herhangi bir şeyi söylemesini istedi. Kadın gülümsedi ve güçlükle anlaşılabilen bir cümleyi yavaşça söyledi. Sistem, sözleri hızla çözümledi ve bilgisayar tarafından üretilen bir sesle, “Pekâlâ, söyleyecek çok şeyim var” dedi.

Videonun ilerleyen bölümünde kadına torunlarına hangi tavsiyeyi vermek istediği soruldu. Kadın, “Sürekli dua edin” yanıtını verdi. Cihazı kullanmayı daha iyi öğrenip öğrenmediği sorulduğunda ise “Devam eden bir süreç” dedi.

İlerleyen süreçte 'iç sesler' de ayrıştırılacak

Paradromics’in bilimden sorumlu yöneticisi Vikash Gilja, kadın fısıldadığında da sistemin aynı ölçüde iyi çalıştığını ve fısıldamanın hasta açısından daha az çaba gerektirdiğini söyledi. Gilja, kadın sözcükleri zihninde canlandırdığında çözümlemenin biraz daha az net olduğunu, sinyallerin “neredeyse bir netleşip bir bulanıklaştığını” belirtti. Hastanın pratik yaptıkça performansın gelişeceğini düşündüğünü de sözlerine ekledi.

Gilja, teknolojinin amaçlarından birinin hastaların konuşma kaslarını hareket ettirmeye çalışmak zorunda kalmadan sistemi kullanmayı öğrenmesini kolaylaştırmak olduğunu söyledi. Konuşmayı hayal ederken ve başkalarını dinlerken oluşan beyin sinyali örüntülerinin birbirinden ayrılabilmesinin de önemli olduğunu belirten Gilja, böylece hastaların iç seslerinin başkalarıyla paylaşılıp paylaşılmayacağını ve bunun ne zaman gerçekleşeceğini kontrol edebileceğini ifade etti.

Teknoloji ve yapay zekadaki ilerlemelerle birlikte beyin-bilgisayar arayüzü alanında da önemli gelişmeler yaşanıyor.

Pazartesi günü açıklanan bir başka gelişmede, Chang’in ekibinin Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışması, felce yol açan rahatsızlıkları bulunan üç hastada tek bir elektrot dizisinin hem konuşmaya hem de el sallama, başparmağı kaldırma ve başıyla onaylama gibi fiziksel hareketlere ait sinyalleri eş zamanlı olarak çözümleyebildiğini gösterdi.

'‘Avatar’ filmindeki gibi'

Beyin-bilgisayar arayüzleri daha önce konuşma veya hareket kayıplarından yalnızca birine odaklanıyordu. Yeni çalışma ise bu işlevleri bir araya getirerek hastaların iletişim kurma becerisinin geliştiğini ortaya koydu.

Chang, “Bu, dijital dünyada bütün bedeni kontrol edebilecek beyin-bilgisayar arayüzlerine doğru atılmış bir adım” dedi ve ekledi: “‘Avatar’ filmindeki gibi.”

Şirketler ve araştırmacılar, beyin-bilgisayar arayüzleri konusunda farklı yöntemler kullanıyor. California Üniversitesi San Francisco ekibinin yönteminde elektrotlar ameliyatla beynin yüzeyine yerleştiriliyor. Paradromics ve aynı alanda faaliyet gösteren Neuralink’in yaklaşımında ise elektrotların beynin yüzeyinin altına yerleştirilmesi için ameliyat yapılıyor. Boyundaki bir kan damarına yerleştirilen kateter yardımıyla elektrotların beyne ulaştırıldığı daha az girişimsel yöntemler de bulunuyor.

Daha az girişimsel yöntemler maliyeti düşürmeyi ve beyin ameliyatından kaynaklanabilecek riskleri en aza indirmeyi amaçlarken daha kapsamlı cerrahi müdahale gerektiren yöntemler, tek tek sinir hücrelerinden kayıt alarak daha belirgin sinyalleri tespit etmek üzere tasarlanıyor.

Beynin yüzeyine nüfuz eden bazı elektrot dizileri, kararlılık sorunları veya yara dokusu oluşumu nedeniyle yalnızca birkaç ay boyunca iyi performans gösterebildi. Chang, buna karşılık bazı sistemlerin “uzun vadede anlamlı bir performans sağladığını” söyledi.

Chang, “Paradromics açısından önemli bir dönüm noktası, teknolojisinin hastalarda uzun yıllar boyunca istikrarlı biçimde çalıştığını kanıtlamak olacaktır” dedi.

ABD Gıda ve İlaç Dairesinin deneysel cihaz programı klinik araştırmaya izin verdi. Şirket yetkilileri, cihaz için birkaç yıl içinde FDA onayına başvurmadan önce Paradromics’in daha kapsamlı bir araştırmayı tamamlaması gerekeceğini öngördüklerini söyledi.

© 2026 The New York Times Company