Maxine Joselow, Brad Plumer / New York Times
Olağan dışı anlaşma bir kapsamında TotalEnergies, New York ve Kuzey Carolina açıklarında inşa edilecek iki rüzgar çiftliği için federal sulardaki kiralama haklarından feragat edecek. Adalet Bakanlığı da daha sonra Biden yönetimi döneminde bu kiralama hakları için ödediği tutar olan 928 milyon doları TotalEnergies'e geri ödeyecek.
Buna karşılık TotalEnergies, bu parayı ABD'deki petrol ve gaz projelerine yatıracak; bunlar arasında Teksas'ta sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG) küresel piyasalara ihraç edecek bir tesis de bulunuyor. Şirket ayrıca Meksika Körfezi'nde daha fazla petrol üretmeyi taahhüt edecek ve veri merkezlerinden yükselen elektrik talebini karşılamak için ilave olarak gazla çalışan bazı elektrik santralleri geliştirdiğini açıkladı.
Anlaşma, deniz üstü rüzgar enerjisini bir kenara atarken, iklim değişikliğinin başlıca itici gücü olan fosil yakıt üretimini artırmak amacıyla vergi mükelleflerinin parasının yabancı bir şirkete olağanüstü bir şekilde aktarılması anlamına geliyor. Bu gelişme, Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol piyasalarını sarsarak enerji arzına dair endişeleri artırdığı bir dönemde geldi.
New York Times, yönetimin bu anlaşmayı değerlendirdiğini geçen hafta ilk kez haberleştirmişti. İçişleri Bakanı Doug Burgum, pazartesi günü Houston'da S&P Global tarafından düzenlenen yıllık enerji konferansı CERAWeek'te anlaşmayı duyurdu ve rüzgar enerjisinin etkisiz olduğunu öne sürdü.
Burgum şu ifadeleri kullandı:
"Vergi mükelleflerinin güvenilir olmayan, karşılanamaz maliyetli ve güvensiz enerjiyi sübvanse ettiği dönem resmen sona erdi; uygun fiyatlı, güvenilir ve güvenli enerji dönemi ise kalıcı olmak üzere burada"
TotalEnergies CEO'su Patrick Pouyanne ise anlaşmayı "pragmatik" bir iş kararı olarak niteledi.
"Trump yönetimi iktidara gelip ABD enerji politikasını belirlemeye başladığında, bu deniz üstü rüzgar projelerini açıkça yeniden değerlendirmemiz gerekeceğini söyledik" diyen Pouyanne, şirketin bu kiralama haklarını kazandıktan sonra deniz üstü rüzgarın "elektrik üretmenin en uygun maliyetli yolu olmadığı" sonucuna vardığını ve artık Trump yönetimi tarafından kademeli olarak kaldırılan federal sübvansiyonlara ihtiyaç duyacağını söyledi.
"Deniz üstü rüzgar enerjisi ABD'de maliyetli"
Pouyanne şöyle devam etti:
"Net olmak gerekirse, kara tipi rüzgardan vazgeçmiyoruz. Kara tipi güneş enerjisine, kara tipi rüzgara ve bataryalara yatırım yapmaya devam ediyoruz. Ancak bizim bakış açımıza göre ABD'de deniz üstü rüzgar çok pahalı"
Trump yönetimi geçen yılın sonlarında, Doğu Kıyısı boyunca inşaatın çeşitli aşamalarındaki beş rüzgar çiftliğini durdurmaya çalışmıştı. Yıllar süren incelemelerin ardından federal izin almış olan bu projelerin inşaatını durdurma emrini vererek radikal bir adım atmıştı. Projelerin geliştiricileri ve bazı eyaletler ise dava açtı. Federal yargıçlar her davada Trump yönetiminin aleyhine karar verdi.
TotalEnergies'in planladığı iki rüzgar çiftliğinin büyük olanı Attentive Energy adıyla biliniyordu. Bu proje, New York'taki Jones Beach'in 54 mil güneyine inşa edilecekti. New York ve New Jersey'de 1 milyondan fazla konut ve iş yerine elektrik sağlayacak kadar üretim yapacaktı.
Daha küçük olan Carolina Long Bay projesi ise Kuzey Carolina'daki Bald Head Island'ın 22 mil güneyinde faaliyet gösterecekti ve 2030'ların başından itibaren yaklaşık 300 bin konut ve iş yerine elektrik sağlayabilecekti.
TotalEnergies ile yönetim arasındaki anlaşma, Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol piyasalarını sarstığı bir dönemde geldi. Bazı uzmanlar, rüzgar ve güneş enerjisi dahil yenilenebilir enerji yatırımlarının, özellikle savaş dönemlerinde, ülkelerin petrol fiyatlarındaki oynaklığa karşı korunmasına yardımcı olabileceğini savundu.
Avrupa'nın Ukrayna'dan çıkardığı ders
Elektrik sektörü odaklı danışmanlık şirketi Grid Strategies'de başkan yardımcısı olan Seth Kaplan, "Avrupa'da insanların Ukrayna'nın tam ölçekli işgali başladığında çıkardığı ders, kendi yerel enerji kaynaklarına gerçekten yönelmeleri gerektiğiydi" dedi.
New York Valisi Kathy Hochul pazartesi günü yaptığı açıklamada anlaşmayı eleştirdi. Demokrat siyasetçi Hochul, "Bir şirkete deniz üstü rüzgar inşa etmemesi için baskı yapmak amacıyla ödeme yapıp oyunun dışında bırakma düzeni kurmak, vergi mükelleflerinin parasının akıl almaz bir kötüye kullanımıdır" dedi.
Hochul, sözlerinin devamında "Işıkların yanmaya devam etmesini ve maliyetlerin düşmesini sağlamak için yenilenebilir kaynakları, nükleeri ve diğer enerji kaynaklarını içeren çok yönlü yaklaşımımı sürdürme konusunda kararlıyım" sözlerini kaydetti.
New Jersey Valisi Mikie Sherrill ile Kuzey Carolina Valisi Josh Stein'ın temsilcileri ise yorum taleplerine yanıt vermedi. Her ikisi de Demokrat.
İçişleri Bakanlığı temsilcileri de yaklaşık 1 milyar dolarlık kaynağın nereden geleceğine ilişkin soruları yanıtlamadı. Enerji hukuku uzmanları, bunun muhtemelen hükümete karşı verilen mahkeme kararları ve uzlaşmaları ödemek için kullanılan Adalet Bakanlığı'nın Judgment Fund adlı fonundan karşılanacağını söyledi.
Trump, 2012'den bu yana deniz üstü rüzgar enerjisini küçümsüyor. O yıl İskoçya'daki golf sahalarından birinden görülebilecek bir projeyi başarısız biçimde durdurmaya çalışmıştı. Bu projeleri sık sık çirkin olarak nitelendirdi ve herhangi bir kanıt sunmadan bunların "balinaları çıldırttığını" iddia etti.
Yönetim, aralık ayında Doğu Kıyısı boyunca yapımı süren diğer beş rüzgar çiftliğinin inşaatını durdurma emri verdiğinde, projelerin ulusal güvenliği tehdit ettiğini öne süren gizli bir rapora dayandığını söylemişti. Federal yargıçlar ise kamuoyuna açıklanmayan bu raporu inceledikten sonra hükümetin ulusal güvenlik iddialarını ikna edici bulmadıklarını söyledi.
© 2026 The New York Times Company