Jeanna Smialek / New York Times
Ukrayna, gelecekteki güvenliğinin bir garantisi olarak Avrupa Birliği’ne hızla katılmak istiyor ve bunu Rusya ile yapılacak bir barış anlaşmasına yönelik müzakerelerde öncelik haline getirmiş durumda.
Ancak Ukrayna’nın, merkezi Brüksel’de bulunan bloğa giden yolu birçok engelle dolu.
AB’ye katılım genellikle yıllar sürer ve Ukrayna’nın üyelik başvurusu ekonomik ve yönetişim alanlarında zorluklar barındırıyor. Tartışılan çözümler arasında, AB avantajlarının kademeli olarak verilmesini öngören bir plan ve Ukrayna’nın kritik kararlardaki veto yetkisinin sınırlandırılması da bulunuyor.
Bununla birlikte, kademeli bir üyelik modeli oluşturulması, birliğe katılmanın ne anlama geldiğini kalıcı biçimde değiştirebilecek bir emsal oluşturabilir. Bazı AB liderleri de Ukrayna’nın üyeliği için net bir takvim belirlenmesi talebine karşı çıkmış durumda.
İşte olası senaryolara dair bilinmesi gerekenler:
Bir ülke Avrupa Birliği’ne nasıl katılır?
Birlik 27 üyeden oluşuyor ve en son genişleme 2013 yılında Hırvatistan’ın katılımıyla gerçekleşti. Bekleme listesinde dokuz ülke bulunuyor ve Ukrayna süreci 2022’de başlattı.
Uzun bekleme süresinin bir nedeni var. AB üyeliği büyük avantajlar sağlıyor. Dev bir tüketici pazarına daha sorunsuz erişim, iş gücünün daha serbest dolaşımı ve önemli sektörler için sağlanan sübvansiyonlar bunlar arasında yer alıyor.
Ancak üyelik ciddi bir hazırlık süreci de gerektiriyor. Aday ülkelerin düşük yolsuzluk seviyesine, iyi işleyen bir demokrasiye ve güçlü bir hukuk devletine sahip olduklarını kanıtlamaları gerekiyor.
Bu kriterleri karşılamak zaman alıyor. Ortalama süre dokuz yıl. Nihai değerlendirmeler ise genellikle bir yıl veya daha uzun sürüyor. Önerilen barış planlarının bazı taslaklarında Ukrayna’nın 2027’de AB’ye katılmasından söz edilse ve Devlet Başkanı Volodimir Zelenski bu tarihi dile getirmeye devam etse de, normal süreçle bu kadar hızlı ilerlemek neredeyse imkansız görünüyor.
AB’nin genişlemeden sorumlu üyesi Marta Kos, Münih Güvenlik Konferansı sırasında mevcut prosedürle Ukrayna’nın bu kadar hızlı şekilde birliğe alınmasının mümkün olmadığını kabul etti. Ancak sürecin değişmesi gerektiğini ve Avrupa’nın bunun nasıl yapılacağını “tartıştığını” söyledi.
Kos, “Ukrayna’yı Avrupa Birliği’ne almak bir genişleme değildir. Bu, Avrupa’nın birleşmesidir” ifadelerini kullandı.
Ukrayna neden önceliğe sahip?
Avrupalı yetkililer Ukrayna’yı hızla birliğe dahil etmek istiyor. Bunun bir nedeni, böyle bir adımın Ukrayna’yı barış anlaşmasının diğer unsurlarını kabul etmeye teşvik edebilecek olması.
Avrupa ayrıca, barışın sağlanmasında önemli bir rol oynadığını göstermek ve ABD ile Rusya’nın müzakerelerde kendisini dışarıda bırakmasını önlemek istiyor.
Rusya, Ukrayna’nın AB üyeliğine karşı olmadığının sinyalini verdi ve Trump yönetimi tarafından hazırlanan barış planlarında da bu olasılığa atıfta bulunuldu.
Ukraynalı ve Avrupalı yetkililere göre, üyeliğin hızlandırılması ya da en azından net bir giriş tarihi belirlenmesi, savaş sonrası yeniden yapılanma için özel yatırımların önünü açabilir.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, üyelik yolunu “başlı başına önemli bir güvenlik garantisi” olarak nitelendirdi.
Ancak von der Leyen bu hafta Zelenski’nin somut ve yakın bir üyelik tarihi talebini geri çevirdi.
Salı günü Kiev’de düzenlenen basın toplantısında, “Bizim tarafımızdan, tarihler tek başına mümkün değil,” dedi.
Ukrayna neden özellikle zor bir aday?
Ukrayna’nın birliğe katılması kolay olmayacak. Ülke nüfus bakımından Polonya ile benzer büyüklükte ve yıllar süren savaşın ardından ekonomik olarak zor durumda.
Eğer üye olursa, büyük bir iş gücü akınının diğer AB ülkelerine yönelmesinden ve Ukrayna’nın ekonomik kalkınma için ciddi miktarda AB fonuna ihtiyaç duymasından endişe ediliyor.
Ukrayna aynı zamanda güçlü bir tarım üreticisi. Bu durum, Fransa gibi büyük tarım sektörüne sahip ülkeler için bir tehdit oluşturabilir; çünkü yerli üreticiler Ukrayna’nın tahıl ve diğer ürünleriyle rekabet etmek zorunda kalacak.
Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski, Brüksel’de yaptığı açıklamada, “Ukrayna için tam üyelik hem Ukrayna hem de AB açısından büyük bir zorluk olacaktır, çünkü büyük bir ülke ve çok zengin değil” dedi.
Hukukun üstünlüğü de üyeliğin temel koşullarından biri. Ukrayna ise bir yolsuzluk skandalının sonuçlarıyla mücadele ediyor. New York Times’ın araştırmasına göre Ukrayna hükümeti son yıllarda bazı denetim mekanizmalarını zayıflattı.
Ayrıca yeni üyelerin kabulü için mevcut üyelerin oybirliği gerekiyor ve Ukrayna’nın başvurusu henüz tam destek sağlayabilmiş değil. Macaristan şimdiye kadar Ukrayna’nın sürecini ilerletecek adımları engelledi.
Avrupa ne yapabilir?
Bir görüşe göre, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, müttefik olarak gördüğü Donald Trump’ın destek vermesi halinde Ukrayna’nın üyeliğini engellemeyebilir.
Orban, Nisan ayında yapılacak seçimlerde iktidarı da kaybedebilir. Ancak muhalefet partisi de Ukrayna’nın hızlı üyeliğine karşı olduğunu açıkladı; bu nedenle bu durum süreci hemen kolaylaştırmayabilir.
Macaristan’ın muhalefeti sürerse, Avrupalı yetkililer oybirliği olmadan Ukrayna’nın birliğe katılabilmesi için alternatif yollar arayabilir.
Eurasia Group Avrupa Direktörü Mujtaba Rahman, “Bunu yapacaklarsa, çok kapsamlı reformlar gerekecek” dedi.
Avrupalı yetkililer ayrıca “sınırlı üyelik” olarak adlandırılabilecek bir modeli de değerlendiriyor.
Bu senaryolarda Ukrayna, Avrupa pazarına kademeli erişim elde edecek ve sübvansiyonlara ancak zaman içinde ve reformlara bağlı olarak ulaşabilecek. Bu şekilde tarım sektörü ve AB bütçesi üzerindeki etkilerin azaltılması hedefleniyor. Ukrayna hukuk devleti ya da diğer standartlarda gerilerse süreç ilerlemeyecek.
Amaç, Ukrayna’nın birliğe katıldıktan sonra yolsuzluğa sürüklenmesi ve kaynak tüketmesi riskini önlemek.
Yetkililer ayrıca Ukrayna’nın tam oy hakkı olmadan birliğe katılabileceği ihtimalini de dile getirdi.
Olası sonuçlar ne olur?
Ukrayna’nın hızlandırılmış ya da sınırlı haklarla kabul edilmesi, AB içinde iki katmanlı bir yapı oluşması riskini doğurabilir. Bu durumda bazı ülkeler ikinci sınıf üyeler olarak görülebilir.
Bu durum bir emsal oluşturabilir ve Arnavutluk, Moldova ve Karadağ gibi uzun süredir üyelik için çalışan ülkelerin sürecini zorlaştırabilir ya da kriterlerin değişmesine yol açabilir.
Halihazırda birlik içinde tam eşitliğin olmadığı alanlar da bulunuyor. Kıbrıs serbest dolaşım avantajlarından tam olarak yararlanamıyor; Danimarka, Macaristan ve Polonya ise euro kullanmıyor.
Yine de tüm zorluklara rağmen birliğin bu süreci yönetmesi için güçlü bir neden var.
ABD'nin eski NATO Büyükelçisi Kurt Volker, “Herkes ABD, Ukrayna ve Avrupa’nın aynı çizgide kalmasını istiyor” dedi.
© 2026 The New York Times Company